Eğilme, hayatta dik dur arkadaş
Dosttan, huzuru kalp ile tokalaş
Tebessüm, gönüller fetheden duruş
Desinler, kibar ve zarif vatandaş
Zaman, bazen yürekli bir arkadaş
Önce aklın, vicdanın sana sırdaş
Söz, yaydan çıkan sivri ok olmasın
Desinler, arif ve nahif bir vatandaş
Dünyada, nezih mekân tut arkadaş
Yüreğin yufka olsun, gözünde yaş
Kalbin katı, kaşlar çatık olmasın
Desinler, mazlumdan yana vatandaş
Hayırhah meclisinde ol arkadaş
İyilerle, hayır yolunda kaynaş
Fitne, fesat, fücur, ifrat olmasın
Desinler, yumuşak huylu vatandaş
Karanlığa ışık tutasın arkadaş
Aydınlığa çıkan her yolu paylaş
Güzellikler, kötüye ram olmasın
Desinler hakkı, hak bilir vatandaş
BİR ÖMRÜN RESMİ
Albümlerde geçen bir ömrün resmi
Resimlerde okumalı zamanı...
Zamanla yürüyen şu naçiz cismi,
Anlatmaya, kuşatmalı zamanı
Hayal meyal hatırlarım o resmi
O resim, yasatmasın bize vehmi
Saçlarıma düşen beyazlar ah mı?
Söyletmeye, kuşatmalı zamanı
Çocukluk, gençlik, ihtiyarlık resmi
Üç zaman, sanki birbirinin hasmı?
Gençliğim ah, kalmaz mıydı daimi
Düşlerim, sır gibi kalsın her anı...
Mazi aldı, onlarca gençlik resmi
Hayatımın en uhrevi kesimi
Yüreğimdeki yangın, nesli asımı,
Düşlerde de kuşatmalı zamanı
Fatih’in gül koklayan narin resmi
Naif rüzgârla, asrımıza eser mi?
Koklanmayan gül, bahara küser mi?
Nihavent bir şarkı, sarsın zamanı
UMUT KÖRÜSÜ
Demişler yalana, "umut köprüsü"
Kör düğüme dönen zayıf örgüsü
Her zaman insanı aldatan süsü
Devşirmeden, küfür küfür esen yel...
ŞU DİL
Şu dil, görmediğini nasıl söyler?
"Dilin kemiği yok" derler, doğru
Aklınca, "yanlışa mührünü basar"
Bakarsın, "diliyle mazlumu asar!"
Keser, biçer, bilgece de(!), ter döker
Karanlıklar mı hücum eder, dil mi?
KIYAMET
Kıyamet, ha koptu, kopacak derler
Kıymetini anlamazsan âlemin?
Âleme, ziyan verir elemin
Şu kâinatta müşfik ol, emin ol
Hak sevdasına, gönlünce zemin ol
Elemden kurtul, dirilişe hazır;
Bil ki, müşfiklerin yoldaşı Hızır
BEŞ VAKİT EZAN
Minareden çağrı, beş vakit ezan,
Tekbir de sulh, felah, irşad yolu
Bütün prangaların söküldüğü an!
Ey ezanlar, şükrandır, sana can!
Nimetini eda da, dağlar gibi
Bir safta, gönüller ebedi bağlar
O bağlar, rahmani huzura ermiş!
İNSANIM...
İnsanım, içimdeki aşk köprüsü
Lahavle der, ilahi vecd törpüsü
Bitmez, nefsin cana kurduğu pusu
Pusularda gözü perk, kâmil insan...
İnsan, içi dışıyla bir kâinat
İnsanı koparır hayattan inat
Hak der, "ey lütufkâr insan, kini at"
Ey insan! Yüreğini cihana kat
ONLARIN İŞLERİ
"Onların işleri, şura iledir"
Bir akıl ve bir yürekte birleşmek
Yüreğinizi kanatan, hiledir!
Hür yolda, kalplerde atan çiledir
Çileye tebessüm eder, birleşmek!
Suhuletle doğru yolları açmak...
TÜRKİYE’M
Türkiye'm, vatanımsın cennetimsin
Sensiz, ezansız dünya, cinnetimsin
Mualla toprağım, emanetimsin
Hürriyeti, huzuru sende soluklar...
SEVGİ DİLİ
Bizler en fazla nelere muhtacız
Bir soluk, bir ömür boyu ‘sevgi dili…’
“Selam ver ki, selamette kalasın…”
Kalpler arınsın huzura boyansın…
Sevgi Dili, ‘asrımızın kavramı…’
Var mısınız, ‘o dilde birleşelim…’
O dilde dertleşelim, kaynaşalım
HEYECAN DEYİP GEÇME
Heyecan deyip, geçme, biraz düşün
Fikir, ahlak ve sanatta çöküşün
Ruh dünyasında amansız göçün
Hikmetine kendince sual et?
Candan, "hay"ı alırsan ne kalır?
Sevdasız, hicapsız, yüreksiz kalır!
YÜREKTEN SESLE
Yürekten gelen sesle, canla konuş
Şefkat kokan nefesle yüzle konuş
Öfke bir sele benzer, ateş gibi
Su gibi berrak sükûtla konuş
GÜÇ NEDİR?
Güç nedir, kaynağına bakan var mı?
Deli taylar misali akan var mı?
Kaynağı vatan kokan, iman kokan
Yardır, o yâr, gönle sürur yardır o!