Anadolu, şefkat dilim, dost dilim
Sakarya, ecdadın şehadet dili
Destanlar, masallar, efsanelerle;
Yüreğimin çağrısı, Yunus Dili
Taptuk, Hacı Bektaş, Ahi Evran’la;
İl tutmuş, yurt tutmuş gaziler,
Gazi Erenle, Alpler, Alperenler…
ELAZIĞ- BAKÛ
Elmas Yıldırımdan, Destanlar Burcuna…
Gala’dan Kale’ye selâm söyleriz
Fuzuli’den Fırat’a, ‘Su Kasidesi’
Hoyratlarla, mugamlarla kelâm ederiz
Büyük Hazar’dan gönül suyu taşır
Küçük Hazar’da muhabbet ederiz
Bakü’de, Nuri Paşa’nın ruhuyla,
Elazığ’da şühedaya rahmet ederiz
Mehmet Emin Resulzade’nin yolunda;
“Yükselen Bayrağa selâm ederiz
Türkiye-Azerbaycan Üniversitesi
Elazığ’da tarihe şerh düşeriz
HAZARA
Hazar anılır, eski dostlarla…
Hafızamda, yirmi beş yıllık hatıra
Kimler gelmiş, misafir şu satıra!
Sade bir şiir, bir gece değil bu
Asırların feryadını dinlemek!
Köprüler kurmak gönül coğrafyama…
Üç Kıtanın rahmindesin
Bütün yüzler sana dönük
Oğuz Ata neslindesin
Hazar, Türklük sana konuk
Tarihin, Türklüğün ve bir büyük medeniyet coğrafyasının,
Konuğu olduğu Hazar’da;
“Şairleri haykırmayan bir millet
Sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir”
Sözlerinin o içten gürül gürül akan dersini alıyorduk!
Türkiye’nin resmi/ siyasi sınırları bellidir.
Bizleri asıl yaşatan gönlümüzde çiçekler açmasına sebep olan;
Türkçe’nin, Türk Dilinin ve onun hikmet pınarı olarak da adlandırılan şiiristanıdır…
Gönül haritasıdır…
İZ BIRAKTIN MI?
Hiçbir şey sebepsiz yaratılmadı!
Hiçbir adım sebepsiz atılmadı
Gayretin, hayretin, ‘iz bıraktın mı?’
Bu nefesler, yüreksiz atılmadı!
Şu cihana bir meşale de sen tut!
SEHER VAKTİ
Seher Vakti, uyanık, daha diri
Esen seher yeli, ‘bir dua gibi’
Her yer karanlık, sukutun alevi!
Ellerle yüzler semaya açılmış!
Rahmet kapısına gözyaşı döker
Vuslat köprüsünde, çığlık çığlığa…
Bin ah çekeriz, derinden derine…
Kader ağını attığı zamandan
YALNIZ KALIRSIN
Dünyayı dost tutarsan, ‘yalnız kalırsın’
Sevgisiz gönülle, ‘elem alırsın’
Bırak hüznü, benlik diyarını…
Hergün bir limandan selâm alırsın!
YEİS’E UYANMA
Gün doğar, ışığıyla birlikte
Kâinat tebessüm eder, her güne
Güne doğrul, umutla birlikte
Ufuklarda yeşersin gönlün güne
ÇAY SOHBETİ
Elazığ’dan Ankara’ya kadim yol
Yolculuk, Eskişehir, Kütahya…
Her konak yerinde, bir demlik hasret!
Hasretle demlenen sohbet bereketi
Yol süreriz, söz ehli divanlarda…
Saatler dursun, bu sohbet deminde…
Uzaklar, bir telefon kadar yakın!
Ruhumda, bir gönül dolusu akın