Elâzığ Şehri için rahmetli Ganire Paşayeva ne diyorlardı;
“Anadolu’daki Azerbaycan!”
Ganire Paşayeva birkaç defa Elâzığ Şehrine geldiler…
Yıllarca, bir siyaset bilimcisi, bir sanatkâr, bir gazeteci, bir Turan
sevdalısı olarak, Anadolu’nun bu nezih ve kibar şehrini çok iyi
okudular…
Bu şehrin gönül dünyasına dokundular.
Elâzığ Şehrinin bir talebi vardı;
“Uluslararası Türkiye Azerbaycan Üniversitesinin…” Türkiye’deki bilim
ayağının Elâzığ’da oluşması…
Rahmetli Ahmet Kabaklı Hocamızın büyük bir sabır ve azimle yıllarca
bir fikir ve irfan okulu olarak günümüz nesline taşıdığı, “Türk
Edebiyatı Vakfı…” aynı hissiyat, gaye ve ufuk çizgisinde Serhat
Kabaklı’nın Başkanlığında erdemli yolculuğuna devam edecekti…
Ganire Paşayeva, Türk Edebiyatı Vakfında yaptıkları sohbet
toplantısında; “Uluslararası Türkiye- Azerbaycan Üniversitesi’nin
Elâzığ Şehrinde Açılması, “BOYNUMUN BORCUDUR!” diyeceklerdi.
Geçtiğimiz gün, 07 Kasım 2023 Salı Günü Saat, 19.00’da, Elâzığ Türk
Ocaklarının düzenlediği toplantıda Fırat Üniversitesini 1992 yılından
günümüze kadar yöneten Rektörleri (Prof. Dr. Eyüp G. İspir, Prof. Dr.
Feyzi Bingöl, Prof. Dr. M.Hamdi Muz, Prof. Dr. Kutbettin Demirdağ ve
Prof. Dr. Fahrettin Göktaş) büyük bir zevkle dinledik. Fırat
Üniversitesi’nin 32 yılı bizatihi yöneticileri tarafından konuşuldu.
Bu konuşmalarda, “Elâzığ Şehrinde 2.Üniversite…” gündeme geldi.
Şimdiye kadar görev yapan bütün rektörlerimizin, “2. Üniversite
düşüncesine olumlu yaklaştıklarını gördük!”
Bu şehir, Türk Dünyasından kimleri ağırlamadı ki, kimleri bağrına
basarak misafir etmedi ki?
Günümüzde Elâzığ Şehrinin Sokaklarında, Cadde ve Bulvarlarında,
Parklarında ki, ‘tarihe şerh düşen isimlerle…’ Anadolu’nun bu bahtlı
şehrinden, Türk Dünyasına, ‘köprüler kuracaktı…’
O köprüler bizlere, “bir millet olmanın şuurunu, heyecanını yaşatacaktır!”
Gazi Atatürk bir sohbetinde şöyle diyecekler; “Dil bir köprüdür;
İnanç, bir köprüdür; Tarih, bir köprüdür. Onların bize yaklaşmasını
bekleyemeyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gerekli… Köklerimize inmeli ve
olayların böldüğü tarihimizin içinde bütünleşmeliyiz!”
Bütünleşmenin yolu/ veya yordamında, ‘eğitim gerçeği…’ gözardı
edilemez! Gaspıralı İsmail Bey’de, ‘büyük idealine…’ eğitim gerçeğini
esas alarak yürümüşlerdir.
Rahmetli Cengiz Aytmatov El3azığ Şehrinde ne diyorlardı; “Ben Elâzığ
gencinin gelecekte uzaya gidecek bir ilme ve iradeye sahip olacağına
inanıyorum!”
1992 yılından günümüze kadar Elâzığ Şehrinde hayata geçirilen,
“Uluslararası Hazar Şiir Akşamları” “Türk Dünyası Hizmet Ödülleri”
“Kardeş Şehirler Projesi!” her birinde anlamlı bir ufuk, bir gaye, bir
iradenin olduğunu söyleyebiliriz.
O iradenin günümüzde en sağlıklı ve en verimli şekilde dönüşümü;
“İlmin, İrfanın, İhlasın, Marifetin Bereketi ile Olacağı…” inancı
bizlerde yıllar yılı yer etti. Kalbi bir hasrete dönüştü.
Sayın Valimizden, Belediye Başkanımızdan, Rektörümüzden, Ticaret ve
Sanayi Odası Başkanımızdan, Şehrimizin bilumum Sivil Toplum
Örgülerinden ve tabi ki, ‘siyasi iradeden…’ tarihe şerh düşecek bir
beklentimiz var…
Rahmetli Fethi Gemuhluoğlu’nun o edep içre, bütünüyle vakar kokan
sözlerini tekrar etmek istiyorum;
“Önce Selam, Sonra Kelam… Önce Refik, Sonra Tarik… Önce Teklif, Sonra
Tenkit… Ve bilumum bütün değerlerimize dost olmak…”
Büyük bir samimiyetle, Elâzığ Şehri kendine yakışacak her türlü
talebe, ‘ortak bir akıl ve irade koysun…’ Ecdat ne demiş, “niyet
hayır, akıbet hayır ola”
Hayırlı konularda oturup konuşalım… Ve bir gaye etrafında yoğunlaşalım…
Selam ve Muhabbetle