Ahit/ Söz kavramı en hassas kavramlar! Üzerinde itinayla durulmalıdır.
Ahit sözlükte, “antlaşma, verdiği sözde durma” anlamlarına geliyor.
İnancımız, “ahit ve sözleşme” kavramlarına o kadar önem vermiştir ki,
“Onlar emanetlerini ve sözlerini yerine getirenlerdir.” (Mearic, 32)
Hadiste ne buyruluyor; “Münafıklığın alameti üçtür;
Konuşunca yalan söyler, söz verince sözünde durmaz,
Kendisine bir şey emanet edilince hıyanet eder.”
Sorumluluk alanlar; sorumluluklarını yerine getirecekler.
İnsan boşuna mı yaratılmış? Şu kâinatta üstlendiğimiz, ‘görevler/ sorumluluklar…’
Bu bir şuurdur. Milli histir… Sürekli, ‘eleştiri merkezinde oluruz’
Sorumluluklarda, ‘kendi üzerimize düşen payı düşünmeyiz’
Kur’an ne buyuruyor; “O kimseler (o fasıklardır) ki, Allah’a verdikleri sözü,
Katiyen kabul ettikten sonra bozarlar, Allah’ın birleştirilmesini emrettiği şeyi
(Akrabalar ve mü’minler arasındaki irtibatı) keserler.
Ve yeryüzünde fesad çıkarırlar.
İşte onlar gerçekten zarara uğrayanlardır.” (Bakara, 27)
Sözünü tutmayanlar, “gafillerdir!”
Sözünü tutmayanlar, “sefihlerdir!”
Sözünü tutmayanlar, “meyve veren dallarını…” kesenlerdir.
İçerisinde yaşadığım şehre karşı sorumluluklarım var. Her birimizin, üzerine düşen görevleri…
Ben şahsen, uykularımı kaçırıyorum’
Verilen sözler tutulmayınca da üzülüyoruz!
Sözünü yerine getirenler, “takva sahibi” korunanlardır
Ayet, Hayır! Kim sözünü yerine getirir ve (günahlardan) sakınırsa,
Hiç şüphesiz Allah, takva sahiplerini sever” (Âl-i İmran, 76)
Ah, şu dünyalık menfaatler; insanlara neler yaptırmıyor ki?
Ayet, “Doğrusu (peygambere iman hususunda)
Allah’a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir fiyata
(Dünyalık menfaate) satanlar var ya, işte onlara ahirette bir nasip yoktur;
Hem Allah onlarla konuşmaz;
Hem kıyamet günü onlara (rahmet nazarıyla) bakmaz
Ve onları (günahlardan) temizlemez!
Ve onlar için (pek) elemli bir azap vardır” (Âl-i İmran, 77)
Kur’an’ın kesin emridir;
“Ey iman edenler! Akitleri (verdiğiniz sözleri) yerine getirin” (Maide, 1)
Sözde, “bağlayıcılık!” vardır.
Allah’dan sakınanlar ve korunanlar; “sözlerini…” yerine getirirler.
Ayet, “Ey iman edenler! Allah için (hakkı) ayakta tutanlar
(Ve) adaletle şâhitlik eden kimseler olun!
Bir kavme olan kin(iniz) sizi asla adaletsiz olmaya sevk etmesin!
Âdil olun! Bu takvâya daha yakındır. Allah’dan sakının!” (Maide, 8)
İman edenler… İman cevheri taşıyanlar…
“Onlar ki, Allah’ın ahdini yerine getirirler. Ve (verdikleri) sözü bozmazlar” (Ra’d, 20)
Verilen her sözün üzerimizde, “sorumlulukları” vardır.
Bunlar, akli, vicdani, hayati önem taşıyan sorumluluklardır.
Kulluk görevimizde de, “ahdimiz!” vardır.
“Kim ahdini bozarsa, ancak kendi zararına bozmuş olur.
Kim de Allah ile olan ahdine vefa gösterirse,
Allah ona büyük bir mükâfat verecektir.” (Fetih, 10)
Ahitte, ne büyük bir kazanç ve ticaret var;
“Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki,
Ben de size vadettiklerimi vereyim” (Bakara, 40)
Ahit, bir haktır; karşılıklı olarak “haklar…” vardır.
Hadis, “Allah’ım! Gücüm yettiği kadar ahdine,
Ve va’dine sadakat gösteriyorum”
İnsanoğlunun en büyük zaafı nedir?
“Yapamayacağı şeyleri söylemesidir!”
Ayet, “Ey iman edenler! Yapamayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?
Yapamayacağınız şeyleri söylemeniz,
Allah katında büyük bir kusur ve kabahattir” (Saf, 2-3)
Verdiği sözü yerine getirmeme de, “büyük bir vebaldir!”
Aynı zamanda, “büyük bir kusur ve günahtır!”
“Doğruluk emanet, yalancılık ihanettir!”
Ayet, “Birbirinize bir emanet bırakırsanız,
Emanet bırakılan kimse emaneti sahibine versin
Ve bu hususta Allah’dan korksun” (Bakara, 283)
Sizleri, “Ahit Kavramı!” konusunda düşünmeye ve düşüncelerinizi paylaşmanızı arzu ediyorum.