Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Adem'in Andı

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur


Âdem’in andı, Bezm-i Eleste’dir
Doğru yol, hak yolcusu, halastadır
Âdemin nefesi aynaya düşmüş;
Ah! Günahımla aynalar yastadır

BAHTİYAR EVLER
Bahtiyar evler, ihtiyârı varmış!
Dualar dağ gibi ruhumu sarmış
Evin ihtiyârı uçmağa varmış
Ruhu gitmiş, efsunkâr havası sönmüş!
İhtiyârsız evler ruhuma darmış!

YAĞMUR GİBİ
Yağmur gibi zam yağıyor başımıza!
Kâh doluya, kâh fırtınaya dönüyor
Baş ağrıları düşüyor aşımıza
Ne alamettir, başımıza gelenler!
Temmuz sıcağı, düşlerim yanıyor
Fikrim, vicdanım al al olmuş kanıyor

BU YOLLARDAN
Bu yollardan atlarla doludizgin
Dağ, vadi, azgın nehirler aşarak
Toza, toprağa bulanarak geçtik
Hanlar vardı, toprak yüzlü dervişler
Hasırdan baş koyduğumuz yastıklar
O günler mi zor, bu günler mi bilmem?
Tarih yapan bir neslin serüveni…
Ruhumda yaşatır, o özgüveni…

ŞEHİR SICAK
Şehir sıcak alev alev yanıyor!
Toprak damar damar olmuş kanıyor
Serin rüzgârlarla ılık nefesler;
Rüyalar dağ havasını arıyor?

SÖZ UÇAR GİDER
Kırk yıl kâlem düşmedi elimizden
Söz uçar gider dedik dilimizden
Sağduyu dedik, ifrata kaçmadık
Dost Meclisine selâm ilimizden
İnsanım, bilir anlar halimizden
Hamalı olduk, biz bu ulu sevdanın!

CUMA GÜNÜNE
Biliriz günlerin sultanı sensin
Sure olup nurun beyanı sensin
İbret iman için bir kın değil mi?
Mescit zikre kanıt kalbin aynası
RABBE niyaz yanık kalbin aynası
Ey Cuma, mü ‘minin yankısı sensin

YANARIM
Yanarım dosta ihanet edene
Kalbi ile dili bir olmayana!
Anarım hep ahde vefa edene
Aklı ile vicdanı bir olana
Dost kimdir, Hakk’ı birleyen veli
Gönül sohbetini derleyen eli…

BİZLERE TAŞ ATANLARA
Bizlere taş atanlara, gül atarız!
Safi gönül ile akıl satarız
Dolanır, ay dolanır menzilinde;
Hilal aşkına sevdamızı katarız

SÖZ EMANET
Söz emanet, yalancılık ihanet!
İkiyüzlü münafıklara lanet
Anlamam, siyaset, tavsiye, şu, bu…
Sabır yayına dokunur sükûnet!

Bakarsın gözler kayar sağa sola
Ayaklar, vicdanla yürümez yola
Nasıl girmiş fitne, fesat kol kola
Cihangirane bir duruş metanet!

YÜRÜYELİM
Yağmur duasının serinliğinde
Şiirin limanına yürüyelim
Sevginin masmavi derinliğinde
İlham pınarlarına yürüyelim

Grup düşüncesinde bakışların
Işığı ufka düşer nakışların
Narin bir suya benzer akışların
Sevdalı yüreklere yürüyelim

Güler yüze, bakışında gül kokar
Söz, gönül teriyle gül suyu döker
Özüm, selvi boylu dilyâr çıkar
Mehtaplı gecelerde yürüyelim

Akıldan pay alalım, bölüşelim
Bir dilekte kalalım, üleşelim
Ufku seyre dalalım, gülüşelim
Bahtımıza yarence yürüyelim

Dağlar, nehirler, vadiler, ovalar
Hey! Mısralar birbirini kovalar
Yüreğime işler nemli havalar
Şi’rin izbe yolunda yürüyelim

Yazarın Diğer Yazıları