15 Temmuz ihanetinin üzerinden 10 tam yıl geçti…
Bu milletin basireti o kadar açık, sağduyusu o kadar güçlü ki, 15 Temmuz İhanetini, “yerle bir edecekti!”
Bu ihanetin adına bizler, “küresel darbe!” demeyi uygun bulduk.
Bu mel’un darbe, Türk Milletine, “onun varlığına…” yapılmış bir darbedir!
Anadolu Coğrafyasını, “Türk ve İslam Âleminin en önemli Kalesi…” olarak idrak ettik, etmekteyiz de…
O, Kale yıkıldığında; Allah korusun; “büyük bir felaket…” yaşanır.
Yahya Kemal o mualla şiirinde ne diyorlar?
“Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed namın,
Galip et, çünkü bu son ordusudur İslâm’ın.”
Bu millet, 15 Temmuz 2016’da; “darbelere karşı…” durdu! O duruşta mutlaka, “Çanakkale ruhunu…” okumalıyız! O duruşta, Allah Resulü ’nün (sav) Sevr Mağarasında; “Ey Ebû Bekir, korkma! Hiç şüphesiz Allah bizimledir!”
O ses, yerleri ve gökleri öylesine titretti ki; “Doğrusu Kitap’ı Biz indirdik, onun koruyucusu elbette Biziz.” (Hicr, 9) Anadolu Coğrafyasının, “manevi zırhının…” olduğuna inanırım. Bunu her mecliste de yeri geldiğinde tekrar ifade ederim
O mel’un, “küresel güçler…” şunu iyi anlamalılar; “Onlar ağızlarıyla Allah’ın nûrunu söndürmek istiyorlar. Hâlbuki kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır” (Saff, 8)
“15 Temmuz’u iyi okuyalım…” Bu millet Allah’a hamd olsun, “tarihi bir tuzağı…” bozmuştur!
O tuzak, “kendi ellerine ve boyunlarına…” dolanmıştır.
780 bin km2’de, 86 milyon insanımızla; “BİR VE DİRİ OLACAĞIZ!”
Her türlü, “akıl almaz oyunlara…” ve tuzaklara karşı dün olduğu gibi, bugün de yarında; “Ordu-Millet Elele…” diyeceğiz!
“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır
Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.”
En ulu kutsallarımızla birlikte haykıracağız;
“Bir Bayrak İçin, Bir Vatan İçin, Tek Bir Millet, Tek Bir Devlet İçin…”
Şehitlerimiz, “şahadetimizdir…” diyeceğiz.
Ali İmran Suresi 103 ayette şöyle buyrulur; “Hep birlikte Allah’ın ipine (İslam’a) sımsıkı yapışın; parçalanmayın. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın; Hani siz birbirinize düşman kişiler idiniz de
O, gönüllerinizi birleştirmişti Ve O’nun nimeti sayesinde kardeş kimseler olmuştunuz.
Yine siz ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size ayetlerini böyle açıklar ki doğru yolu bulasınız.” (Al-i İmran, 103)
Bu ayeti tefekkür edelim… Bu ayet, “asırlara…” çağrı ayetidir!
Bu ayet bizleri, “ilim, hikmet ve marifetle…” olgunlaştırıyor!
Bu ayet bizleri, “kardeşlik ruhuyla…” geleceğe/ ufka hazırlıyor!
İnancımız, “kendin ol ve kurtul!” diyor.
Fitne, fesat oyunu/ ve o oyunun akıl almaz tuzakları her zaman oldu.
Bu millet tarihinde, “uçurumun kenarına…” kadar geldi.
Bu millet tarihinde, “ateşten gömlek…” giydi!
Bu millet tarihinin, “en zor meydanlarını…” yaşadı!
Bu millet tarihinde, “defalarca kuşatma altına…” alındı!
Bütün bu sıkıntılardan, Allah’ın yardımıyla kendisini kurtardı!
O kurtuluş reçetesi nelerdi? “Hep birlikte, Allah’ın ipine sarılmak…”
“Allah’a ve Resulüne itaat etmek…”
“Aynı saflarda yer almak…”
‘Gafil Olmamaktır’
Hz. Ali (kv.) ne buyuruyorlar; Kalp gafil olunca, gözün görmesinde ve kulağın işitmesinde bir fayda yoktur!”
Gafiller için ‘yaşayan ölüler…’ diyoruz. İnancımız bizlere aman ha, ‘gaflette olma’ diyor
Gaflette olan, “Allâhü te’alayı, emir ve yasaklarını unutan kimse!”
“Parçalanmamak ve bölünmemek!”
İslam’ın getirdiği, “kardeşlik hukuku!” O kardeşlik, “Birlik Ruhunu…” tutuşturacaktır.
“Şüphesiz ki o Zikr’i (Kur’an’ı) biz indirdik biz. Onun koruyucusu da elbette biziz.” (Hicri, 9)
Bu millet tarihi boyunca sadece; “Allah’a kul oldu!”
Kulluk nedir; “teslimiyettir” “takvadır!”
Kulluk nedir; “hürriyetin…” ta kendisidir.
İşte, “Müslüman’ın İradesi!”
O irade, “cehaletin ve taassubun…” karşısında oldu!
O irade, “tembelliğin/ veya ataletin…” karşısında oldu!
O irade, “gafletin ve esaretin…” karşısında oldu!
21 Asırla, 13 Asır arasında önemli benzerlikler!
Geliniz, 13. asrı (1200’lü yılları…) gözlerinizin önüne getiriniz!
Bir yanda, Anadolu’yu kasıp kavuran; “Moğol İstilası…”
Bir yanda, Haçlı Seferleri (1096-1270)
Aynı dönemde, “Yunus’un Dili…”
Aynı dönemde, “Mevlana’nın Gönül Dünyası…”
Aynı dönemde, “Ahi Evran…”
Ve diğer gönül erenleri… Ve diğer, hak âşıkları…
Bu asır, Anadolu’nun “Rönesans’ı” olarak bilinir.
Asıl, “fütuhat asrı…”
Geleceği yoğuran asırda diyebiliriz, bu asır için!
Asıl, “diriliş asrı…”
İnşirah Suresi 5-6 ayetlerde şöyle buyrulur; “Zorlukla beraber kolaylık vardır.
Evet, zorlukla beraber kolaylık vardır.”
Zorluklar ve sıkıntılarla birlikte; “sabır ve tahammül…”
Milletçe irademiz, ‘büyük idealler/ büyük ufuklar’
“15 Temmuz Ruhu…” O ruh, “milleti, millet yapan…”ruhtur.
O ruhla birlikte yaşayalım!
Akif’in vecd ile yazdığı şiirinde;
“Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi
Bedrin aslanları bu kadar şanlı idi”
Kur’an buyuruyor; Öyle ya, kim Allah’a ve Peygambere itaat ederse,
İşte onlar Allah’ın kendilerine nimet sunduğu Peygamberler,
Sıddıklar, Şehitler ve Salihlerle beraberdirler.
Bunlar ise ne güzel arkadaşlardır.” (Nisa, 69)
Anadolu Coğrafyası, hala günümüzde de, “İslâm’ın Son Kalesidir!”
Öyle bir tefekkürle tarihi içinize sindirerek okuyun ki; “Bedir’den Malazgirt’e geldik…
Malazgirt’ten (1071) asırlara yelken açtık!”
Bir Çağ açıp, bir Çağ kapatan Fatih ne diyor;
“İmtisâl-i “cih’ad-ı fillâh” oluptur niyyetim
Dîn-i İslâmın mücerred gayretidir gayretim”
Niyet, amel, istikamet bir olursa; ‘küresel bütün oyunlar bozulur’
ON BEŞ TEMMUZ'A
Temmuz sıcaklarında üşünür mü?
Gün ortası karanlık, düşünür mü?
Düşman, Kale içinde görünür mü?
On beş Temmuz darbesi unutulmaz
Gün göre göre millet uyutulmaz
İhanet içimizde filizlenmiş
Yıllarca milletin kanını emmiş
Tohumunu ata ata gizlenmiş
Gün ortasında karanlık çöker mi?
Kahrolası, nefretini döker mi?
İhanet, bütün ahlar, sana lanet
Çöreklenmiş içimize melanet
Kimyası bozuk sinsi bir felaket
Gün ortasında karanlık çöker mi?
On beş Temmuz, bir nesli katlettiler
Zulmü kinlerine fasıl ettiler
Güzelim umutları kirlettiler
Gün ortasında karanlık çöker mi?
On beş Temmuz asrın Çanakkale'si
Anadolu, İslam'ın son Kale'si
İnşirah etti, milletin iradesi
Gün ortasında karanlık çöker mi?
Milletin topyekûn ayağa kalkışı
İhanetin karşısına çıkışı
Lanetli gözlere kan revan bakışı
Gün ortasında karanlığı söktü
Gafleti, delaleti yerlere döktü
Sabrın bittiği yerde, sükût kıyamda
Milli his/ şuur, hayati kıvamda;
"Esarete yer veremem dünyamda"
Vatan, devlet kutsaldır, inancımda
Gün ortasında karanlığı söktü
Gafleti, ihaneti yerlere döktü
15 TEMMUZ'A
İhanetin perdesini yırttığı,
Tankı, topu millete döndürdüğü
Zalimin içimizdeki artığı
Tarihi kalkışmanın olduğu gün...
On beş Temmuz, karanlık kâbus gibi
Güneşin üstünü örtmüş pus gibi
Vahşeti yaşatan, bir habis gibi
Milletimin kıyama kalktığı gün
Vatan namustur, milletin mahremi
On beş Temmuz'un; kâbusu, veremi
Bedri, merhemi olmayan yaramı,
Ya İstiklâl diyerek attığı gün
On Temmuz'da, Çanakkale yaşandı
Gazi Ankara, kanlara boyandı
Bugün milletim, şehitleri andı
Vatan toprağı, destanlaştığı gün
Milletin bir akıl, yürek olduğu
Esaretin zincirleri kırdığı
Ezan, bayrak, millet, devlet dediği,
Yüreklerde efsaneleştiği gün
Korkma! Allah Resul'ünün hitabı
Şu cihanda baş koyduğu Kitabı
Vatana aşk yolundaki hicabı
İmanıyla deryalaştığı gün
Yarab! Bize, basiretimizi aç
Gayretimiz, hasretimiz, miraç
Öze dönüşümüze verir kırbaç
Bir milletin abideleştiği gün