Çekmedi Danışmanlardan Çektiği Kadar…

Orhan Veli, 'Kitabe-i seng-i mezar' şiirinde 'Yazık oldu Süleyman Efendiye' ile biten dizelerinin başında 'Hiçbir şeyden çekmedi dünyada nasırdan çektiği kadar' mısralarını söyler.

Çekmedi Danışmanlardan Çektiği Kadar…

Suç örgütü liderliğinden hüküm giyen Sedat Peker, açıklamalarını sürdürüyor. Her biri ciddi yolsuzluk, usulsüzlük ve rüşvet sarmalını ortaya koyan bu açıklamalar, iktidar cephesini de ciddi anlamda zora sokuyor.

Peker, son olarak eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Ali Fuat Taşkesenoğlu, kardeşi AK Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenoğlu, Cumhurbaşkanı Danışmanı Serkan Taranoğlu, Eski Kıyı Emniyeti Genel Müdürü Salih Orakcı ile ilgili bir rüşvet sarmalı olduğuna ilişkin iddialarda bulundu.

Bu açıklamalarla ilgili olarak adı geçenlerden herhangi bir yalanlama gelmediği gibi olaylarda adı geçen  Mine Tozlu Sineren, birkaç önemsiz konu dışında Peker’in açıklamalarının doğru olduğunu dile getirdi.

Hakimiyet olarak yıllardan beri yazıp çiziyoruz. Ak Parti, hem bürokrat atamalarında hem siyasi tercihlerinde hem de danışmanlarda adam tanıyamıyor, birilerinin referansıyla çok yanlış isimleri önemli mevkilere atıyor.

Külliyedeki danışmalar konusunda sayısız yazılar yazdık. Ve hatta defalarca dedik ki dünyanın parasını verip Nişantaşı kafeleri ile Çukuranbar lokantalarında iş takipçiliği yapan yeteneksiz  danışmanlar atayacağınıza, halkın ne düşündüğünü ve sizden ne beklediğini Hakimiyet’ten takip edin yeter. 

Hakimiyet, siz yüz danışmanın yapmadığı gerçek, reel ve vicdani danışmanlığı ücretsiz yapıyor. Ama siz kendisini cilalı sözlerle size yutturan ve konuştuklarında “bu adam bir derya” algısını oluşturan halktan ve toplumdan uzak sorumsuz ve yeteneksiz  adamları danışman yaptınız. 

Onlar ne yaptı? Bazı danışmanlar külliye ismini ve forsunu kullanarak olmadık dümenler çevirip  lüks yaşam sağlayacak gelire sahip olmak için iş bitiricilik faaliyetlerine devam ettiler. Günün birinde bu usulsüzlükler  ifşa olunca da fatura Külliyeye ve Erdoğan’a çıktı. 

Kim bilir kim tanır bu danışmanları. Halk, danışmanların da bürokratların da siyasilerin de faturasını sandıkta kesecek ve korkarız ki bunun bedelini de Erdoğan ödeyecek.

Külliye bir an önce tüm danışman takımını azat etmeli, yol vermeli ve güvendiği samimi insanların düşüncelerini alarak yoluna devam etmelidir.

Ak Parti’nin bu olaylar karşısında yapması gereken ikinci adım ise bu tür yolsuzluk ve usulsüzlükleri yapanları bizzat kendisi savcılığa suç duyurusunda bulunması olacaktır. Bu adımla yanlışa sahip çıkılmadığını ve yapanların eğer suçları sabit görülürse cezalarını çekmelerinin sağlanması, yanlışa geçit ve cevaz verilmediğini ortaya koyacaktır.

Yazının başlığına dönelim ve “hiçbir şeyden çekmedi Külliye şu danışmalardan çektiği kadar” diyerek son uyarımızı yapalım devletlülerimize…