Yeni parti mi üçüncü yol mu?

Özgür Özel, CHP kürsüsünden Kemal Kılıçdaroğlu'na rest çekti.

TAKİP ET Google News ile Takip Et

Haberin Özeti

  • Özgür Özel, CHP'nin baraj altına düşmesinden Kemal Kılıçdaroğlu'nu sorumlu tutarak, yeni parti arayışı ve gençlerin bu yöndeki talepleri olduğunu ifade etti.
  • Haberde, Özel'in çabalarının kişisel çıkar amaçlı olduğu, parti içindeki bölünmeyi kendisinin yarattığı ve seçmenlerin yeni parti yerine CHP'nin düzelmesini istediği belirtildi.
  • Makalede, hem Özel hem de Kılıçdaroğlu'nun çözüm olamayacağı belirtilerek, parti içinden tecrübeli, köklü bir ismin üçüncü yol olarak uzlaşması gerektiği vurgulandı.

“Kimse yeni partinin kurulmasına meraklı değil ama partimizi baraj altına çektiğin için partililer, yeni partiyi soruyor.  Yeni partiyi, bu ülkede artık yaşayamayacağım diyen gençler soruyor.”

Sözleriyle yeni bir yol arayışına zemin oluşturan Özel’in hayal dünyasından kopamadığını bir kez daha anlıyoruz.

Özgür Özel’in kendi koltuğunu ve adları şaibe, yolsuzluk, rüşvet ve ahlaki olmayan durumlarla dertte olan yol arkadaşlarını kurtarmak amacıyla ortaya koyduğu bu çabaya hak veriyoruz.

Yine de Özel’e bazı gerçekleri hatırlatmakta fayda var.

Yerel seçimlerde elde edilen başarıyı bölünmüş bir iç yapı, rüzgarda savrulan ve kaosa sürüklenmiş bir hale getiren bizzat kendisi olduğunu kabul etmeli.

Partiyi arındırma çağrılarına kulak kapatarak bugünkü duruma gelinen süreci kendisinin inşa ettiğini anlamalı.

Arınma çağrısının sadece Kılıçdaroğlu’ndan değil, Atatürk’ün kurduğu ve emanet bıraktığı CHP’ye yıllarca gönül vermiş ve hizmette bulunmuş yüz binlerce insanın vicdanının sesi olarak yükseldiğini anlamalı.

Baraj altına düşen CHP’ye oy veren seçmenlerin yeni partiyi değil, Atatürk’ün emanetinin ayrışmadan, bölünmeden nasıl düzeleceğini soruyor bunu idrak etmeli.

Milyonlarca genç, bu ülkede artık yaşamayacağım demiyor, bu cennet vatanda bize kim daha iyi bir gelecek vaat ediyor, kim hangi projeyi üretiyor diye soruyor, bunu kabul etmeli.

Özetle hem Özel hem de Kılıçdaroğlu artık kendilerinden olmayacağını anlamalı. Üçüncü bir yol ile bu kaos ortamını atlatacak, siyasetin ve partinin içinden gelen, köklü bir geçmişe sahip, tecrübeli bir isim üzerinde uzlaşmalı.

Aksi mi? Bekleyip görelim..