Bir bardak çayın maliyeti ortalama 1,5 lira…
Evet, yanlış okumadınız. İçindeki su, çay ve şeker hesaplandığında ortaya çıkan rakam bu civarda. Peki masaya gelen hesap neden kimi yerde 15 lira, kimi yerde 30 lira, kimi yerde ise 70-80 lirayı buluyor?
Elbette kira var, personel gideri var, elektrik, vergi, işletme maliyetleri var. Kimse esnafın zararına satış yapmasını istemiyor. Ancak maliyet ile satış fiyatı arasındaki makas, makul kâr sınırını aşıp fırsatçılığa dönüştüğünde bunun adı artık ticaret değil, vicdansızlıktır.
Aynı şehirde, hatta aynı cadde üzerinde bir bardak çayın fiyatı neden iki, üç, hatta dört kat farklı oluyor? Bunun izahı sadece “serbest piyasa” olabilir mi? Serbest piyasa; denetimsizliğin, ölçüsüz kâr hırsının ve vatandaşı mecbur bırakmanın bahanesi değildir.
Çay, bu milletin sohbetidir. Misafirperverliğidir. Dostluğudur. Bir bardak çayın etrafında nice dostluklar kurulmuş, nice meseleler çözülmüştür. Bugün ise insanlar çay siparişi vermeden önce fiyat listesine bakmak zorunda kalıyor. Çünkü bazı işletmeler çayı değil, müşterinin çaresizliğini satıyor.
Kazanç helaldir; fırsatçılık değil. Ticaret berekettir; açgözlülük değil. Bir bardak çay üzerinden fahiş kâr elde etmeyi marifet sayanlar, kısa vadede kasalarını doldurabilir. Ama uzun vadede güveni, itibarı ve müşteri sadakatini kaybeder.
Yetkililerin de bu konuda daha etkin denetim yapması kaçınılmazdır. Tüketiciyi koruyan, haksız kazancın önüne geçen uygulamalar sadece vatandaşın cebini değil, dürüst esnafın emeğini de koruyacaktır.
Hülasa, bir bardak çayın gerçek maliyeti 1,5 lira olabilir. Ama vicdanın bir fiyatı yoktur. O kaybedildiğinde ne kasadaki para ne de dolu masalar bunun yerini doldurabilir velhasılıkelam…