Söyle sana Fırat’ım kim su diye bakandır
Gel de coş damarımda sana engel mi vardır!
Sen Murat’ın almışsın ben ne güne bakayım
Olayım damla damla biraz da ben akayım...
Fırat Türküsü isimli şiirimizin ilk dörtlüğü ile selamlıyorum güzel yurdumuzun güzel insanlarını,
Bilindiği gibi yurdumuzun güney sınırında; 32 Km. Kuzey – güney, 485 Km. doğu batı istikametinde bir güvenlik koridoru oluşturulmakta, buradaki terör unsurları, silah kuvvetlerimiz tarafından süpürülmektedir.
Tabi bu süpürme; gırgırla halı süpürmeye veya arabanın içini süpürmeye benzemez, canını dişine takan, canhıraş yiğitlerin işi, hülasa bu Mehmetçiğimizin işi ancak;
Konu çok net sağa, sola, aşağı, yukarı çekilecek tarafı yok, konu terörün yok edilmesi, gelecekte altından kalkılamayacak bir belanın, terör devletinin kurulmasını önlemeye yöneliktir.
Konu siyasi mülahazanın tamamen dışındadır. Kürt – Türk kardeşliğimizi, fırsattan istifade, bozmaya yönelik alçaklıklar; maalesef tek tük de olsa vuku bulmakta bunlar hiçbir öneme sahip değildir.
Adanalı Hediye teyzem, ölümlüğünü -yirmibinlirayı - götürüp Mehmetçik vakfına ağlayarak teberru ediyorsa; bu kervan ila nihayet yürüyecek demektir.
Türkiye Ermeniler patriğinden ‘Barış Pınarı’ için yüksek sesle dua edilirken, sana ne oluyor Tanrıkulu ne.
Bir ülke var elimizde, kendimize gelelim, siyasi mülahaza zamanı değil, yekvücut olma ve tam birlik zamanı.
Hukukun tabanı tavanı olmaz bir hukuk kuruluşunun başında bulunan Metin Feyzioğlu’nu çok şık bir duruş sergilemiştir, yürekten selamlıyorum.
Milli takımımız soylu bir jest yapmıştır. Teşekkür ediyoruz.
Bundan dört yıl önce Aylan diye bir bebeğin o mini cesedi kıyılarımıza vurmuştu, hatırlarsınız.
O dramın bana telkin ettiği bir şiirimle sizleri selamlıyorum.
AYLAN BEBEK
gel beraber bakalım gökyüzüne
belki yağış getirir yüzündeki bulutlar
gün var mı güneş var mı bilmiyorum
bir kıtlık var içimde
kaydı bütün yıldızlar
***
çocuk şeklinde bir matem
saplanmış yeryüzüne
kapkara oldu yüzümün yarısı
gel barebar bakalım gökyüzüne
***
gel beraber bakalım gökyüzüne
kahırdan bu yıl açmadı çiçekler
belki bir yaprak tutuştururdum eline
***
sadece Annen’mi ters giydirdi AYLAN bebek
bağları kopmuş ayakkabıyı
gel beraber bakalım gökyüzüne
***
belki bir açan olur
insanlığa kapanan kapıyı….
Vicdanların tam istikametinde dimdik duran başkomutana selam olsun.