Bir bayramı daha idrak ederek, dostluklarımızı; bayramların telkin ettiği heyecanla tazeledik. Yardımlaşmalarımız oldu, belki de bayramın ruhuna tam uygun olarak el ele veremez isek de, gözlerimizdeki ışıltılarla toplum dinamikleri biraz daha güçlendi.
Her günün bayram sevinciyle geçmesini istiyorsak; yöneticilerin adil olmaları gerekmektedir. Kamuya ait maddi kıymetlerden vatandaşların tümünün eşit bir şekilde istifade etmesi gerekmektedir.
Biraz daha açık söylemek gerekirse, yönetim erkini elinde bulunduranların adam kayırmadan, herkese eşit mesafede kalması gerek, bunu diliyoruz ve bekliyoruz.
Bu irdelemeleri, serzeniş ve zaman zaman tenkit boyutunda yazıları bir çok kalemlerden takip etmekteyiz.
Biz biraz da şiire değinmek istedik, şiir; gerek şarkı, türkü gerek söz olarak hemen her gün iç içe olduğumuz bir sanat şubesi.
Günümüzde genelde sürreal bir çizgide seyreden ebedi akımlar bulunmakta, şiir dokusu hoyratça soyulmaktadır.
En son kaleme aldığım; Lüleyza sembollü şiirimi sizlere takdim etmek istiyorum. Teşekkür ederim.
/
LÜLEYZA
/
bedenden çıktığım hür bir zamanda
kavlin mürekkebini karıştırıyorum
kalbin demirlediği firuze bir limanda
lüleyza ile yüreğimi barıştırıyorum
/
aşka beyaz ışık çiselerken yıldızlar
feray bir gecede çıkar gelir lüleyza
gözlerinin rengine boyar bir anda
bir bakışla sıcak sıcak açar yüreğimi
aşkın atar damarına girer lüleyza
/
ay ışığı çiselerken ürkek tenine
kıvrak bir kemanda titrer sesim
başının izinde döner durur gece
imlasız bir sesle dökülür nefesim
/
lüleyza’da kalır aşkın gözbebekleri
göz ucuyla tanrıyı hatırlatan kadın
öpmek aşkın işidir sevdalı yerleri
ben bir yalan sen bir rüya mıydın
ateşe gönderdik bütün kelebekleri
/
lüleyza bir salkım bulut getir bana
bu yorgun kalbimin terini sileyim
ellerin ıslak ıslak gel de sür yarama
bu aşkın kudretini ben de bileyim
/
bir şiirden bir makber ördü bir şair
siyah bir şarkı olarak kaldı bizlere
buyruk almadan akar mıydı bu nehir
bizi damla damla kim taşır denizlere
iflas eden bu kalbi ele aldı lüleyza
çıkarmaya başladım taşın suyunu
akmış gidiyorum şehirden şehirlere
/
anka kanadı kerem külünden dokunur
eli mızraplı mecnun masum biriydi
yiğit bir sevdalı kalbi alnından vurur
aşka bu idam hükmünü kim verdi
aşık kopardı kemendi debelenip durur
/
adem elmayı soymadan mı yedi
niye gönlümüz kamaşıyor lüleyza
bu aşk nöbeti bu aşk fırsatı bizde
bu yürekler şimdi ne bekliyor lüleyza
/
bir gün bir ayrılık alıp giderse beni
bu şiirin altına resmimi eklersin
ruhum tanımaz olursa bu bedeni
ellerin kalbimden usul usul çekersin
/
bu nasıl bu nasıl bir sevda lüleyza
sürekli sürekli ağlayanlar vurulur
sevdayı unuttu bu kalbin vatanı
bu aşkın icabı senden sorulur
/
varsın biraz da ayrılık beklesin aşkı
gel de düğmele beni ecel ötesine
doldur yüreğin al intikamı lüleyza
sükutun hançeri kınında kalsın
zernişan olsun pul pul gözyaşlarım
aşk bahsinden bir bakış fırlat
vur gitsin bu ayrılıkları lüleyza
hasretin çeyizi vuslata kalsın..