İlhami BULUT

Elazığ Kalemleri Ziya Çarsancaklı (D..1926- Ö.2015)

İlhami BULUT

‘Elazığ Kalemleri’ Tevazu erbabı, çelebi bir Harput Beyefendisi şairimizle devam ediyor bu şairimiz Ziya ÇARSANCAKLI,

Ziya Çarsancaklı 1926 yılında dünyaya gelir, henüz altı aylık iken Şeyh Sait vakasını müteakip ailesi Afyonkarahisar’a gönderilir, oradan Konya’ya geçerler; şair iki yaşına geldiğinde de İstanbul’u mekân tutmuş olurlar.

1928 yılında tekrar Elazığ’a dönen Çarsancaklı ailesi, 1963 yılına kadar Elazığ’da hayatını sürdüren şair; 1963 yılında yeniden ailesi ile birlikte İstanbul’a göç eder.

Ziya Çarsancaklı şair bir babanın çocuğudur babası merhum Bedri Çarsancaklı’dır. Ziya Çarsancaklı ortaokulu bitirdikten sonra edebiyata meylettiğinden bahseder ve edebiyat konusunda hocasının, babası olduğunu belirtir.

Yeri geldikçe “selamlık kültürü” ile yetiştiğini, şiir yeteneğini annesinin dedesi Necip Paşa’dan, babasının dayısı Hacı Hayri’den ve babasından tevarüs ettiğini beyan eder.

*

-Hatıralardan Bir Demet Dert Yumağı

-Gülşen-i Şuara

-Üç Kuşaktan Kültür Parkım

-Kaleden Yürek Sesim

-Gazel Yaprakları

*

İsimli yazılı eserleri bulunan Çarsancaklı’nın bir şiirini paylaşalım;

*

SUDAKİ PARK

Rengarenk desen vermek yatıyor bu amaçta,

Açmış manolya, susam şu karşıki yamaçta.

Ateş böceği, çiğdem, ebrulü, pembe sarı

Dekorda (Ben)     oluşmuş, küçücük saksı nar''ı.

Çıkmış şu köşecikten nevruz der ''Ben de varım'',

Sümbüller bir yanında, bir yanda lalezarım.

Gül güne düşmüş şebnem, oluvermiş gözyaşı,

Erguvanların fon''a sırma çeken nakışı.

Gülşene veren haz''ı bülbüllerin avazı,

Konar dalını görmez, vuslattır hep niyazı.

Nur''dan ebem kuşağı, yedi renkli köprüsü,

Dökülen Yıldızla Ay, semadan vermiş süsü.

Çeyrek asır yaşadım içinde, bakar kördüm,

Neden sonra sudaki bu parkı ancak gördüm.

Kim ihtişamı tersim eylemiş bu biçimde,

Birlikte iki yaka yüzer Boğaziçinde.

Bir ahh çektim ki ah''tı, yüreğim kopacaktı,

Bir geminin dalgası PARKIMI BOZACAKTI.

*

Fakiri mahlasını kullanan şair; “Ben şair değilim, işin heveslisiyim” diyen Ziya Çarsancaklı “Şiirde iddialı değilim; şairin oğluyum, hevesliyim, seviyorum beceremiyorum” diye de ilave eder.

Köyünü, köylüsünü tema olarak seçtiği şiirleri lirik bir yapı ihtiva eder.

*

Sürü döner, toz bulutu kaplar yolu, dağ boştur

Civciv ağlar, dere çağlar, gün tüllenir; ne hoştur.

Fecre kadar sırğıt öter, gece uyur, pek hoştur

Kurban olam köyüme ben, herkes saf, yok pespaye

*

Şiir tarzının genelde halk şiir geleneğimize yaslandığını müşahede ederiz. Şairin şiirlerinde köy, Harput, gurbet ve tasavvuf konuları büyük ölçüde yer alır.

Ömrünün çok uzun bir bölümünü şehrinden uzakta yaşamış bulunan Çarsancaklı’nın şuuraltında oluşan gurbet duygusunu şiirlerine taşıdığını görmekteyiz.

*

Seviyorum insanları her biri gökten mahım

Beni sevmeyenlerle pek karşılaştırma Allahım

*

Diye yürek mahreçli şiirlerini bize armağan eden şair; ilahi aşk temrinleri yaptığını görürüz.

Şairin pastoral ahenkli şiirsel dokumalarında tasavvuf kıyısında terennüm ettiği ince sezgi çizgilerini de bolca görürüz.

*

Sen Allah’sın bense kulum

Beden turâb, sade ruhum.

Hem ummanım hem de ruhum

Koyma pusulasız ya Rabb!

*

Diye seslenirken öte yandan da;

*

Özlemim, hasret seli akar sılaya doğru

Dört tarafım kor alev, yakar sılaya doğru

Yarım asır içimde seni gurbet yaşattım

Kesseler yürek kanım akar sılaya doğru.

*

Yine bir şiirinde şöyle seslenir.

*

Tutmadı uyku yıllar, kederinden Harput’um

Kaldın bikes, bigümân, eleminden Harput’um

Sürdü baykuşu ahvad kaderinden Harput’um

Gün oldu, devran döndü, yüzün gülsün Harput’um

*

Bu güzel insan şairimize rahmet diliyoruz.

“Adım Ziya/Yoktur riya/Şahidimdir/Ol Kibriya”

Ziya Çarsancaklı

Yazarın Diğer Yazıları