Benim aydınlık dünyamda hayat
Bir çorap söküğüdür gider
Böcekler yaşar,
İnsanlar kavga eder..
*
“Elazığ Kalemleri” Elazığ’ın güçlü ve uzun soluklu kalemlerinden yazar ve şair Şemsettin Ünlü ile devam ediyor. Osmanlı döneminin 19. yy. son çeyreğindeki sancıların; memleketin o döneme mahsus yüksek gerilimli tarihinin, bir taşra beldesinde yansımalarını, ulusal ve yöresel boyutları ile uç uca ekleyip, yerine göre iç içe geçirerek Harput’u lokal olarak romanlarına mekan tutup, akıcı, şiirsel dili ile edebiyatımızın mülküne geçiren eserlerin müellifi Şemsettin Ünlü;
Harput’un Ahmet Bey Mahallesinde 01 Eylül 1928 yılında dünyaya gelen yazarımız; ilkokulun ilk üç yılını Harput’ta, son iki yılını da Elazığ merkezde tamamlayarak, ortaöğretimini de yine şehrimizde bitirdikten sonra;
1944 Yılında sınavla giriş yaptığı Kuleli Askeri Lisesinden mezun olur, daha sonra yine imtihanla girmeye hak kazandığı Ankara Kara Harp Okulu’nu 1948 yılında bitirerek teğmen rütbesiyle Türk Silahlı Kuvvetleri’nde subay olarak hizmete katılır.1953-1954 yıllarında Kore Türk Tugayı’nda vazife yapar.
Kore dönüşünden sonra Amerika’da kısa dönemli bir kursa iştirak ettikten sonra;
1961 Yılında yüzbaşı rütbesini taşırken, Milli Savunma Bakanlığı’nca gönderildiği ODTÜ.İdari İlimler Fakültesi Ekonomi İstatistik Bölümünde ek öğrenim görerek 1965 yılında bu fakülteden de mezun olur.
Yazar Şemsettin Ünlü; subay olarak görev yaptığı askeriyeden 1970 yılında kendi isteği ile albay rütbesinde iken emekli olur. Türk Otomotiv Endüstrileri Anonim şirketinde 1983 yılına kadar çalışır.
Şemsettin Ünlü; edebiyat çalışmalarına geniş zaman ayırıp, ivme kazandırarak; maksimum düzeyde üretim sağlamak üzere 1983 yılında bu şirketten de ayrılır.
Edebiyat tutkusunun ortaokul sıralarında nüksettiğini beyanlarında belirten yazarımız, ilk şiiri Varlık Dergisi’nde 1951 yılında yayımlanır. Şiir, deneme ve diğer çalışmalarının Varlık, Türk Dili, Ufuklar, Saçak, Oluşum, Adam Sanat, Çağdaş Türk Dili gibi dergilerde yer aldığını biliyoruz.
*
-Durur Bakar İbrahim (şiir) 1977
-Dirlik Düzenlik Türküleri (şiir) 1980
-Yukarışehir (roman) 1986
-Toprak Kurşun Geçirmez (roman) 1988
-Yüz Uzun Yıl (roman) 1993
-İsmet Paşanın Ağır Topları (roman) 2003
-Eski Beş Kelaynak (deneme) 1999
-Büyülü Değirmen (masal) 1998
-Romanların Dünyası (deneme) 2006
-Kurbağa Avcıları (hikaye) 2013 Manas Yayınları.
-Bin Beyaz Karanfil (şiir) 2013 Manas Yayınları
*
Yazarımız Şemsettin Ünlü’nün gençlik yıllarında şiir yazdığı, daha sonra bu edebiyat türünün yerini ağırlıklı olarak roman, deneme ve diğer çalışmalarına bıraktığını eserlerinden anlıyoruz.
Bu arada Ünlü’nün bir şiirini paylaşarak şair yönüyle de tanışalım;
*
Aydınlık Dünya
Benim aydınlık dünyamda serçeler
Bir yaz günü yaşarlar
Biri uçtuğu zaman
Hep birlikte uçarlar.
Benim aydınlık dünyamda kurbağalar
Bir yosunlu göl içindedir
Ay ışığında türkü söyler
Lezzetle çoğalırlar.
Benim aydınlık dünyamda
Çiçekler, böcekler, yıldızlar da var
Kardeş kardeş öyle telaşsız
Kendi hallerinde yaşarlar.
Benim aydınlık dünyamda hayat
Bir çorap söküğüdür gider
Böcekler yaşar,
İnsanlar kavga ederler.
*
Yazarımız Şemsettin Ünlü; Ayla Ağabegüm’le yaptığı bir söyleşide şunları anlatır.
“Ben Yukarı Şehir’de doğdum. Yıkıntılar arasında büyüdüm, evlerini işlerini bırakıp göçenleri gördüm. Gidenler, “Kendi ellerimizle yıktık koca şehri” der, içlenirlerdi. Ayrıldığım zaman aklıma yazmayı koymuştum.
Otuz yıl sordum, not aldım, soruşturdum. Ev ev, sokak sokak, semt semt yeniden yaptım, yücelttim kendi aklımda.
İnsanlarını tanıdım, sevdim, tanıklığım geçerlidir. Aşklar, ayrılıklar, savaşlar, akıl almaz dostluklar, inanılmaz ihanetler, buldum kentin yakın geçmişinde.
Kireç ocaklarında yakılanlar kültürümüzdü, çarşılarda, meydanlarda kepenkler kapalıydı. Bütün bunların sebeplerini biz bilmeliydik, gelecek kuşaklara aktarmalıydık. Unutulan unutulsun gitsin diyemeyiz.
Sadece Yukarı Şehir ile kalmıyor. Halkın 93 harbi olarak bildiği 1877 Osmanlı-Rus savaşı var. Savaşa gidiş- dönüş, Anadolu’da bir Müslüman toplumu istemeyişin başlangıcıdır.
1877 yılının toplumsal bilinci birçok ülkede yok. Halkın kadınıyla, erkeğiyle toprağını savunması önemli bir olay. Toprak Kurşun Geçirmez, Yukarı Şehir de anlatılanların bir devamıdır.
Harput’un dramını, bir masal gibi çocukluk yıllarında ben de babamdan dinlemiştim. Türklerin ve Ermenilerin dostça yaşadığı dönemlerde Amerikalı misyonerlerin bu dostlukları bozmak için yaptığı çalışmaların hikâyesi dilden dile dolaşırdı.
Sevgiler, dostluklar, fedakârlıklar, ümitsiz aşklar bir efsane gibi anlatılırdı”
Yazar burada; “Yukarışehir” isimli romanının kendi içindeki zemininden bahseder adeta.
Şemsettin Ünlü adına; edebiyatımızda “ırmak roman” diye nitelendirilen; konu bütünlüğünün parçalanmadan sürdürülerek, birden fazla romanın kaleme alınması ile oluşturulan roman dizisi söz konusu olmaktadır.
Yazarın ilk romanı olan “Yukarışehir”de başlattığı Ermeni kızı Hermin’le Yusuf’un manidar aşkları, bu aşkın anlatımında; söz konusu yıllardaki entrika örgüsündeki ilmikleri çöze çöze, yazar bize sunar.
Masum bir aşk hikâyesinin bile; kışkırtılarak, allanıp pullanıp Türklerin Ermenilere zulümleri başlığı altında neredeyse devletlerarası bir mesele yapacak kadar nasıl niza ve ayrılık tohumlarının Amerikalı profesyonel misyonerlerce ekildiğini tarihi bir vesika hüviyetindeki çalışmalarını, “yukarışehir” ve “Toprak Kurşun Geçirmez” isimli roman kapakları içinde okuyucularına servis eder.
Elbette ki, bu çalışmalarda söz konusu aşk çizgisi sadece bir boyut, bunun yanında; 1860 yılından sonra yurt genelindeki çalkalanmaların, sancıların İstanbul uzağında süt kaleli bir taşra olan Harput’ta nasıl cereyan ederek o sert esintilerin bu doğu kıyısına vuruşunun bir nevi fotoğrafını çekmiş bulunması tarihi roman yönünü; Harput mahreçli olarak öne çıkarır.
“,,,,,,,,,,,,,Aralık ayının 23.günü üç gündür ağır aralıklı yağan kar dindi Yukarışehir tepelerini mezre düzlüğünü örten ak yumuşak örtü, öğle güneşinin aydınlığında göz alabildiğine ışıdı,Yer yer aynalandı,yansıdı
Yukarı şehir vilayeti ile kazalarında askerlik çağına gelmiş gençlerin kura-i şeriyyei askeri yöntemi uygulanarak alınması işlemleri 1876 yılı Aralık ayının son günlerine denk geldi yeterli sayıya ulaşılmadığı için kura iptal edilip sağlık muayenesinden geçen bütün 72’ liler askere alındı.
Yusuf,ta 72 ‘li idi gitme hazırlıklarını yapan ve çevresi ile vedalaşan Yusuf gençliğinin heyecanı ile Hermin ile vedalaşamamıştır.
Kol başı günü çarşı meydanından geçip ağa camiine indiği sıra sokak başının evlerinin birinin kapı aralığında gördü Herimin,i Yusuf koyu mor işlemeli çarşafından dal gibi ince duruşundan tanıdı onu peçesi örtüktü, kapının pervazına dayanmış, iki eli ile çarşafının uçlarını çenesinin altında kavuşturmuştu.Yıldırım vurmuş gibi bir sancı tepeden tırnağa yaktı kararttı Yusuf,u gözleri karardı görmez oldu sarsak yürüdü kalabalığın ortasında günleridir bastırmaya çalıştığı ateş tutuştu harlandı içinde.
Gidenler; dik yokuştan aşağı koşarmış gibi hızlı az dağınık arada bir arkalarına bakarak yürüdüler taa yukarıdan kaya başının doruğunda uçurumun kenarında sıralanmış duranlara el salladılar.
Yel boğazının gölgeli keskin dönemecinde yitip gittiler çarçabuk,,,,””Yukarışehir’den”
Bizim “Elazığ Kalemleri” isimli çalışmamız; Elazığlı müelliflerin bir arada yer aldığı bir nevi Elazığ Müellifler Lojmanı diyebileceğimiz bir adres içeriğinden ibarettir.
Şair ve yazarlarımızı irdeleyip; sanat yönlerini ne takdir ne tenkit etmek ne de sitayişle bahsetmek gibi bir amaç asla güdülmemektedir.
Ahmet Haşim’in deyimiyle “bir şiiri alıp şerhetmek, açıklamak bülbülü eti için kesmeye benzer” biz sadece bülbüllerin sesine kulak vermek üzere adreslerini saptayıp rehber oluşturacağız.
Bu kitabın kapağını açtığımızda Elazığlı tüm şair ve yazarlarımıza ulaşacağımız adresleri gösterir bir kaynak olmaktan öte; güdülen bir amaç söz konusu değildir
Yazarımız Şemsettin Ünlü; “Yukarışehir” isimli romanı ile Orhan Kemal roman armağanını, “Toprak Kurşun Geçirmez” isimli romanı ile Madaralı Roman Ödülünü, ve “Eski Beş Kelaynak” isimli deneme kitabı ile de; Kültür Bakanlığı Cumhuriyetin 75. Yılı Deneme Başarı Ödülleri ile buluşmuştur.
17 Ağustos 2019’da hakkın rahmetine kavuşan bu şair ve yazarımızı rahmetle, saygıyla anıyoruz..