"Kabir gibidir yüreklerimiz azıcık,
Ne ses yükselir dışarı, ne bir ışık,
Gizli gizli, derin derin severiz,
Ve sessiz sessiz acı çekeriz"
*
Kutluluğun nişanesi olarak denir ya; Kadir gecesi dünyaya gelmiş; Şairimiz Leyla KURT, 07 Ocak 1971 Perşembe gününü Cuma’ya bağlayan Kadir gecesinde; sekiz çocuklu bir ailenin dördüncü çocuğu olarak hayatla selamlaşır.
Babası Göl Köylü Fahri Bey, annesi Hal Köylü Safiye Hanım’dır. Maddi sıkıntılar içinde bayramlık elbise dahi bulamadıkları günleri olan Şairimiz;
Olgunlar Mahallesinde ikinci katta dedesinin oturduğu iki katlı kerpiç, arka kısmında, incirlik ve üzüm bağlarının olduğu evde çocukluğu geçer.
Meyve ağaçlarının üzerinden inmediklerini söyleyen şair; Ölen köpeğin kalan yavrularını biberonla besleyen, baba annesinden merhameti, dürüstlüğü vakur durmayı annesinden, insanın kendisine saygısını her gün ütülü elbise giyen Osman dedesinden öğrendiğini beyan eder.
*
Yağmur sesiyle sabahladım bu gece
İçime süzüldü hasret acısı sessizce
Kolu kanadı kırılırmış, insan sevince
Dizlerim tutmaz, yutkunurum, aşk denilince.
*
Evlerinde yüzlerce taş plaktan şarkı ve türküleri takip ettiğini belirten şairimiz; türkü ve şarkı sözlerinden çok etkilendiğini belirtir.
Ailenin koşulları gereğince eğitimini ilkokula kadar sürdürebilir şairimiz.
İlk şiirini ilkokul öğretmenine yazar, çocuk yaştan itibaren şiire merak sardığını hayatın hemen her şubesinde şiir aradığını ve olabildiğince kaleme döktüğünü bilmekteyiz.
Çoban Çeşmesi şiiri ile en çok F.Nafiz Çamlıbel’i okuduğunu belirten Leyla Kurt,
*
Akşamdan sabaha filizlenir umutlarım
İsmini zikretsem, çoğalır durur kalp ağrım
Bir yanımda hicran acısı, bir yanım yarım
Dizlerim tutmaz, yutkunurum, aşk denilince
*
Onsekiz yaşına geldiğinde görücü usulle evliliğe adım atar.
Hayattaki en büyük kaygısının çocuklarının büyüdüğünü görememek olduğunu söyleyen Leyla Hanım; bu muradına erdiğini ve şimdi iki yağız; Necmettin ve Tolga isimli yiğitlerin annesi olmanın gururunu taşıdığını beyan eder.
*
Saygımız sonsuz, kutsal milli değerimize,
Tutkuyla bağlıyız biz, özgürlük simgemize,
Bir ezan, bir bayrak, mirastır neslimize,
Sonsuza dek hep dalgalansın, şanlı bayrağım.
*
...) Kalbimin Arafında
...) Şiirler Yanarken
*
İsimli iki şiir kitabını bizlerle buluşturan Şairimiz Leyla Kurt, çocuk yaştan beri başta Yunus Emre olmak üzere her fırsatta bütün şair ve şiirleri okumaya çalışarak şiire olan alakasını terk etmez.
*
Hırçın deniz gibiyim, sığmıyorsun içime
Teselli kâr etmiyor, yaralı yüreğime
Avuçlar dolusu dua ederim Rabbim'e
Dizlerim tutmaz, yutkunurum, aşk denilince
*
Toplumumuzda sosyal statü olarak ‘ev hanımı’ diye bilinen iki çocuklu bir anne olarak, ilkokuldan sonra tahsilini sürdürme imkanı bulamayan bu şairimizin sanatsal emeklerini,
Bizlerin kitaplarla ünsiyet kurmamıza vesile ve örnek olan şairlik çizgisini onurla ve saygıyla selamlarken;
Günlük konuşma dili ile sade bir şekilde duygularını şiir kalıbına dökerek his dünyamıza zenginlik katan şairimiz en sevdiği şiirinin ‘ŞANLI BAYRAĞIM’ olduğunu söyler.
Biz de bu şiirinin bir kısmını sunarak; edebiyatımıza nice katkılar sunması dileğimizle; ailesi ile sağlık ve saadetler dilerken;
Bu şairimizin; hayat koşulları ne olursa olsan, insanın kitaplarla ünsiyet kurup, kitap dahi yazabileceğinin mesajını vermektedir. Bu önemli mesajı alıyor. Ve tekrar saygıyla selamlıyoruz.
*
Al rengine allar katıldı Çanakkale'de,
Coşturdu, Trablusgarp, Sarıkamış, Yemen'de,
Taht kurdu gönüllere, mehteranla en önde,
Sonsuza dek hep dalgalansın, şanlı bayrağım.
Asla inmeyecek Yurdumun semalarından,
Galip çıktık her zaman, özgürlük savaşından,
Minnettarız, altında kefensiz yatanlardan,
Sonsuza dek hep dalgalansın, şanlı bayrağım...Leyla KURT.