Sesiyle pencereme geliyor ay kuşları
sesiyle uyanıyor şiir
yeniden başlıyor yaz
yeniden başlıyor ömrüm her sabah
*
Diyen şairimiz Gülçin Yağmur Akbulut 1983 Elazığ doğumlu olup; Fırat Üniversitesi Mezunudur. Halen bir kamu görevi gören şair; yaşamını Elazığ’da sürdürmektedir.
*
İnsanlık ağlıyor bugün
hem de çığlık çığlığa
ellerimden kaydığını sanırken
bütün çarelerin
bir çalıkuşu öpüyor yanağımdan
şafak söküyor
kördüğüm olmuş çaresizliğin
üstüne yağıyor umut
*
Farklı bir şiir dokusu örgüler, hayat algısını lirik bir kıvamla şiire aktaran bir şairimiz olan; Gülçin Yağmur Akbulut;
*
Göğün öte yakası
göz kırpıyor uzaktan
bana güzel bir şiir söyle
Seni nerede bulurum ki
ömrümün çılgın rüzgarı
dağların yanlış uçurumu ey
Baharın bir akşamında
ay buluta giriyor
yağmur bensem yağan ne
*
Diyerek;
Ötelerle şiir transına girebilen şairimizin muhtelif şiirleri ve öyküleri; Yaşam Sanat, Ekin Sanat, Sarmal Çevirim, Yolcu, Mahfel, Kurgan, Bozkır İlleri, Gökkuşağı, Temren, Deliler Teknesi, Delikli Çınar, Tmolos, Berfin Sanat, Silgi, Serhat Kültür, Bekir Abi, Bizim Küllüye, Çıngı Edebiyatı, Ihlamur, Üvercinka, Yeni Gelen, Akatalpa, Zil Edebiyat, Güneysu Edebiyat, Şehir Edebiyat, Mavi Edebiyat, Yitik Söz, Yarpuz Edebiyat ,Karakedi, Eskişehir Sanat, Edebiyat Nöbeti , Yitik Söz, Edebice , Şehir Defteri gibi birçok dergide kendine yer bulur.
*
bir hayal şimdi aşkın iklimi"
uzatsam elimi
dokunabilir miyim yeniden kuşlara
gülüşünle baharlar
saçıldı eteklerime
fikrime cemre düştü
hoş geldin hazanıma
*
- Güleyya (şiir)
- Ben Merkezli Acılar (şiir)
- Yağmurun Gözleri (şiir)
- Kaşmir Palto (öykü)
- Ölüme Dipnot (öykü)
- Tahta Şifonyer (öykü)
*
İsimli eserleri yazım hayatımıza kazandıran şair ve yazarımız bir şiirinde şöyle seslenmektedir.
*
Nasıl bir şehirdesin
Hangi gemiye binmeliyim
yaşadığın yerde inmek için
Saat kaçta kalkar
dumanı kendinden önceye biletli
kum saatinde sıkışmış tren
*
Alein yazmak iki kez yaşamaktır derken bu yazarımız;
*
Bir eylemdir yazmak bir itiraf
kanadı kırık bir kartalın
şefkatli bir ele özlemidir
aşkın toprak halidir belki de yazmak
*
Demektedir.
Sanayi sonrası yaşam koşullarının evrilmesi, büyük anlatılara duyulan güvenin aşınması, aşırı bireyselleşme sonucunda, kişisel korkuların derinleşmesi, zaman içinde bazı şairlerin değişik şiir anlayışlarına yönelmelerini mümkün kıldı. Kısmen kapalılık, eklektizm özellik olarak şiirlere konar:
*
Adımdan yola çıkarsak
aşkın ılık yağmuruyum ama
zaman mı yanlıştı doğumum mu bilmiyorum
düşlerimde nedense sürekli bir kar soğukluğu
*
Belirsizliği, tanımsızlığa yaslandırılarak eklektizm dediğimiz estetiği kendi içinde bulabiliyor.
*
İstenmeyen bir rüyanın
en son evresi gibiydim
Kekik kokuyordu ellerim
üstümde bir meltem buğusu
kahredici bir öfkenin yüreğindeydim
Bahar gülüm yaz güneşim
ırmaklarına dokunmadan teninin
bu gece ben düşlerimdeki çağlayanda eridim.
*
Bu şairimiz serbest vezni takip ediyor; tabi söyleyişle, her türlü konunun işlenerek nazım biriminin kullanılmadığını müşahede ediyoruz. Nazım birimi dediğimiz beyit veya dörtlükler değil nazım birimi olarak dizelerin yer aldığını keza görüyoruz.
*
Kuyular mı çağırıyor
biz mi akıyoruz yoksa
kayıp gidiyor ömür avuçlarımızdan
Bir güne uyandık diyelim
hiç bitmeyecek yollarda
sokakları aldık kalbimize
İçten sımsıcak gülüşlerin
izini sürdüğümüz
eksik bir şeyler var yine de
Bizim olduğunu sandığımız
gün be gün eksilen bir deniz
çekiyor bizi derinlerine
*
Şiirden insana uzanacak manadan çok telkin olduğunu, duyumsama yoluyla algılamanın lezzeti servis ediliyor.
*
Avuçlarında bekleyen
tortul bir kayaç ömrüm
yıldız bahçesi yüreğine
umut kırıkları gibi göçerim
Takvimde ihtilafı mühürlenmiş
kül rengi miladi bir yaprak
gözlerinin darağacında
*
Toparlayacak olursa modern şiirin umdelerini terennüm ediyoruz. Ahmet Haşim derki, bir şiiri şerh etmek, bülbülü eti için kesmeye benzer.
Biz de fazla şerh etmeden.
Diyoruz ki:
Şiir toplumsal bir şuur oluşturur, şiir olmasa dilimiz taş keser, duygu birliği sağlayan şiir; zihnin özgürlüğüdür. Şair duyduğunu bize şiirleriyle duyurur. İşte Elazığlı bu şairimiz: duyumlarını şiirleriyle mumyalayarak bizlere armağan etmektedir. Modern şiir perspektifinden, aklı kamaştırıcı akıcılığı ile edebiyatımıza sunduğu katkının önemini hatırlayarak.
İstikbale açık, bu şairimizi bir şiiriyle selamlıyor; teşekkür ediyoruz...
*
kuşlarını arıyorum
mekansız bir ormanın
suskun gözlerimden
kalbime acı sular akıyor
karanlık öyle yoğun ki
bir cam fanus kırıldı kırılacak
günler bahçede solgun gün
takvimsiz zamanın içindeyim
biraz ışık diyorum,biraz ışık
çok dilli alev oluyor karanlık
suyun sesi geliyor uzaklardan
düşlerim,kervan geçmez çöl
güneş de doğar,inanıyorum
belki bir sabah dağların ardından.....Gülçin Yağmur Akbulut.