Sözün bittiği yerde ne diyoruz, “İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi raciun”
Bakara Suresi 156’ncı ayette buyruluyor, “Şüphesiz biz Allah’a aitiz
ve kuşkusuz O’na döneceğiz.”
Bir kadim dostu daha kaybettik. Aramızdan bir yıldız daha kaydı. Şu
âlemde biraz daha yalnızlaştık.
Dost insan Mehmet Şükrü Baş’ın, kendilerine ait, “Ölüm!” şiirini
paylaşalım sizlerle;
“Ölümü ölüm yapan nedir?
Ölüm ayrılık mıdır? Yoksa vuslat mı?
Ölüm bizden önce gönderdiklerimize
Bir yerde kavuşmak mı?
Ölüm, her canlının yaradana borç senedi,
Ölüm her canlının ahiri ve evveli,
Ölüm bizlere gelen koli,
Ölüm yaratanın, yaratılana ödeme emri.”
Her şairin mutlaka, ‘ölümü tefekkür eden…’ bir şiiri vardır. Necip
Fazıl Kısakürek’in mısralarında bir vasiyet/ çağrı vardır;
“Son gün olmasın dostum, çelengim, top arabam;
Alıp beni götürsün, tam dört inanmış adam…”
İsrâ Suresi 84.ncü ayet hemen dikkatimi çekti. Üzerinde derin bir
düşünceye/ tefekküre yer vereceğimiz ayeti celile… “De ki; Herkes
kendi yapısına/ mizacına (şâkiletine) göre iş yapar. Rabbiniz, kimin
en doğru yolda olduğunu en iyi bilendir.”
Ayette geçen şâkile kelimesi; “tabiat, fıtrat, mizaç, karakter, niyet,
seciye ve alışılagelmiş yol/ meşrep gibi anlamlara geliyor.”
Her insanın sahip olduğu ruhsal yapısı, eğilimleri, yetişme tarzı
farklıdır… Kimileri vardır, ‘yumuşak huylu…’ Kimileri vardır, ‘sert
mizaçlı…’ Kimileri vardır, ‘alıngan…’ Kimileri tamamen içe dönüktür.
Kimileri tamamen dışa dönüktür.
Elâzığ Adliyesinde uzun yıllar hizmet eden merhum Şair ve Yazarımız
Mehmet Şükrü Baş, “1998 tarihinde Elâzığ Adli Yargı Adalet Komisyonu
Yazı İşleri Müdürlüğü görevinden 1998 tarihinde emekli oluyorlardı…”
İşte bizlerin Merhum Şükrü Baş ile Basın hayatında tanış olduğumuz
yıllar, Elâzığ Nurhak Gazetesi’nde başlayacaktı… Sözünü esirgemeyen
bir yapısı vardı. Sözü ile kalemi birlikte bağdaş kurmuştu. Öyle ki,
bazen çığlığı, Kömürhan Köprüsünün ötesine kadar taşabiliyordu.
Haksızlığa, adaletsizliğe, hukuksuzluğa karşı sürekli isyan etmiştir.
Onun yetiştiği nezih bir ortam vardır.
Elâzığ Adliye Koridorları… Ve kendilerini en fazla etkileyen iki
önemli karakter; Elâzığ’ın önemli hukukçularından olan Hâkim İsmail
Sezgin ve yıllarca Elâzığ Ağır Ceza Reisliği yapmış bulunan Mahmud
Ziyaeddin Uz beyefendiler… Bizlerde bu güzel insanları rahmet ve
minnetle yad ediyoruz.
Tabi ki, Mehmet Şükrü Baş uzun yıllar görev yaptığı Adliye
Koridorlarında, ‘birçok güzel ve de nezih insanlarla birlikte görev
yapmışlar…’
Rahmetli Mehmet Şükrü Baş’ın bir evladı, Murat Şadan Baş Cumhuriyet
Savcısıdır. Torunu Buğrahan Baş da avukatlık mazbatasını almış bir
hukukçudur…
Şükrü Baş, duygu yüklü bir insandır. Güçlü bir hafızaya sahiptir.
Bizleri de etkileyen şiirleri arasında, “Doç. Dr. Burhan Tarlabaşı
tarafından bestelenmiş ve Fatih Kısaparmak ’ın eşi Şebnem Kısaparmak
tarafından seslendirilen, “Sarıkamış’ta O Gece!” isimli eseridir.
Mehmet Şükrü Baş’ın birçok eserinin de, Şehrimizin yetiştirdiği
Bestekarlardan Doğan Sever tarafından Bestelenen eserleri olduğunu da
söyleyelim.
Yazar ve Şairimiz Mehmet Şükrü Baş’ın, “Binlerce makalesinin tasnif
edilerek esere dönüştürülmesi…” konusunda da inşallah evlatları bir
çalışma yürütürler.
Merhum Şairimizin, “2015 tarihinde okuyucu ile buluşan ve Elâzığ MANAS
Yayınevi’nde tanıtımı yapılan “AZAP YOLU” şiir kitabında takriben 114
şiiri yer alıyor.
Mehmet Şükrü Baş, “Elâzığ Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti, Elâzığ
Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti, ELAYŞAD’ın üyesi bulunmaktadır.
Altını çizerek ifade etmeliyim, Mehmet Şükrü Baş; 2005 yılının Mayıs
Ayında tarihi hizmetine başlayan ve Elâzığ Şehrinin ‘Aydın Mahfili’
olarak da bilinen MANAS Yayınevi’nin bir mensubudur.
1992 tarihinden itibaren Elâzığ İlimizde İstikrarlı bir şekilde
yapılan, “Uluslararası Hazar Şiir Akşamlarında…” katılımları olmuştur.
MANAS Yayınevi’nin yine öncülüğünde gerçekleştirilen, “Şiir, Sanat ve
Edebiyat ağırlıklı…” gerek ilimiz ve gerekse ilimiz dışındaki,
programlara da katılmışlardır.
Sosyal Medya’da, önemli bir katılım sağlayan Nurala Göktürk
Hanımefendi, Mehmet Şükrü Baş’ın vefatlarıyla ilgili şu ifadelere yer
vermişlerdir;
“Azizler diyarı (El Aziz) Elâzığ Diyarımızdan bir yıldız kaydı.
Şairler, aydınlar, yazarlar camiasında bir kalem kırıldı.
Dostluk, insanlık, vefa abidesinde bir güzel insan fani alemden beka
aleme yürüdü.
Doğu Türkistanlı mazlumların savunucularından çok kıymetli ağabeyim
Mehmet Şükrü Baş Beyin vefat haberini bugün aklam üstü öğrendiğimde
başımdan kaynar sular döküldü.
Ne kadar vefakâr ne kadar gönlü geniş ne kadar cömert bir insandı.
2024 yılı yine Elâzığ uluslararası Hazar şiir etkinliği için
gittiğimizde kaldığımız otele kadar gelip bizi ziyaret etmişti.
Üstelik eli boş gelmemiş şekerlemeler, orcikler bir sürü hediyelerle
gelmişti.
Kendisini 1998 yılında yine Uluslararası Hazar şiir akşamlarında
tanışmıştık, o zamandan sonra dostluğumuz kardeşliğimiz devam etmişti.
Kitaplarım çıktığında ilk kez okuyan kişilerden biriydi Mehmet Bey
Hocam ve o akıcı nazik yazı üslubuyla yorum yazmayı da hiç ihmal
etmezdi.
Elâzığ’da tanıdığımız dostlarımızın hepsi biri birinden kıymetlidir,
her bir dostumuzun gönlümüzdeki yeri başkadır. Elâzığ’da Bedrettin
Keleştemur Bey Hocamız ve Hadi Önal Bey Hocamız gibi daha bir çok
candan aziz kıymetli Hocalarımız kardeşlerimiz var Cenabı Allah onlara
uzun ve sağlıklı ömürler nasip etsin inşallah, başımız sağ olsun.
Merhum Mehmet Bey Hocama Allahtan rahmet kederli ailesine dostlarına
sevdiklerine sabrı Cemil diliyoruz.”
Bir gönül insanı olmak çok önemli… Mehmet Şükrü Baş’ın, ‘basın, sanat
ve edebiyat dünyasında güzel bir çevre oluşturduğunu da…’ burada ifade
edelim. Mekanları Cennet Olsun. Aile yakınlarına, Sabrı Cemil niyaz
ediyorum. Amin.