Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Karabağ'da bir milletin zaferi…

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Son bir ay içerisinde uykularımızı kaçıran, Allah göstermesin
“Azerbaycan ile Türkiye arasında kırılmanın…” acı çığlıkları her iki
ülkenin aydınları tarafından dillendirilmesi… Azerbaycan-Türkiye,
‘aynı kaderi, aynı sevinci yaşayan bir milletiz…’ Yerküresindeki,
onlarca devleti kıskandıran tarihi ve kültürel birlikteliğimizin
oluşudur… Türkiye Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayip Erdoğan’ın, 8 Kasım
2026 tarihinde, “Karabağ’ın Zafer Günü Kutlamalarına Katılmalarını
Açıklamaları…” bizlerde derin bir, “OH!” dedirtmiştir.
27 Eylül’den 10 Kasım’a kadar süren, Karabağ’ın 44 gün süren İstiklal
Savaşı… O tarihi zafer, “10 Aralık 2020 tarihinde Bakü’de
taçlanıyordu!”
Hatırlanacağı üzere, Türk askeri bu tarihi kutlamalara, ‘2783
Mehmetçikle katılacaklardı.’ Karabağ’da, Azerbaycan askeri, ‘2783
şehit vermiştir…’
“Bir millet, iki devlet…” sözleri artık yüreklere kazınmıştır.
Kedere, sevinçte, acıda, tarihi her adımda, “Bir ve Beraber Olmanın”
getirdiği zafer…
Azerbaycan’ın Karabağ Zaferinin 4. Yıl dönümü, Uluslararası Türk
Kültür Teşkilatı (TÜRKSOY), Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçiliği ve
Ahmet Cevad Enstitüsü iş birliğiyle düzenlenen, “Selam Türk’ün
Bayrağına” isimli konserle kutlanmıştı.
10 Aralık 2020 tarihi, “Bakü’de yükselen Bayrak…” O bayrak, 21. Asrı
işaret ediyor; “Türk Asrı…”
Bu nedir, “Bir milletin dirilişi” Aynı tarihe, kültüre, kadere, kedere
ortak, Azerbaycan-Türkiye, “İki Devlet, Bir Millet” Bir millet olmanın
ruhunu Karabağ’da yaşadık!
Tarihi ittifak, Karabağ’ı, Ermeni işgalinden kurtarıyordu!
Sadece Ermeni işgalimi, “MİNS üçlüsüne de tarihi tokat vuruluyordu!”
Bu bir ve beraber olma şuuru elbette ki, Sevr’i hortlatmak isteyen şer
ittifakı dersini alacaktı!
Terör örgütleri, ‘batının örtülü gücü’ Bu artık, aleni olarak bilinen
bir gerçek! Tarihi Karabağ Zaferini hatırlayınız, şer ittifak terör
gücünü, Karabağ’a da taşıdılar! Neticede, kendi tuzaklarına düştüler!
27 Eylül’den 10 Kasım’a kadar süren, Karabağ’ın 44 gün süren İstiklal Savaşı…
Hatırlayalım, O tarihi zafer, “10 Aralık 2020 tarihinde Bakü’de
taçlanıyordu!” Türk askeri bu tarihi kutlamalara, ‘2783 Mehmetçikle
katılacaktı. Karabağ’da, Azerbaycan askeri, ‘2783 şehit vermiştir’
O şehadetle bütünleşen ordu, budur işte! Azerbaycan, Kafkaslardan;
Türk Dünyasına açılan kapıdır…
Bu milletin destanlarını yazdığı, ATA YURDUDUR! Anayurt’la, Atayurt
arasında ‘duvar örmek istediler. 10 Aralık 2020 tarihinde; o duvarın/
tuzağın yıkıldığını yaşadık! Bakü’de, Bir asrın tarihini okuyunuz;
‘birleşen yollar…’
Azerbaycan Cumhuriyetinin kuruluş yılı, 1918’lere uzanır…
Azerbaycan Cumhuriyetinin ilk Cumhurbaşkanı, Mehmet Emin Resulzâde
’dir. Bu güzel insanın mezarı Ankara’dadır.
Resulzade’nin, tarihe geçen sözü, “Bir defa yükselen bayrak bir daha inmez!”
Azerbaycan Cumhuriyetinin bayrağı hakkında, İlk hükümet kararı, bir
asır öncesine kadar gider…
1918 tarihinde; ‘kutlu karar’ alınacaktır. Azerbaycan Bayrağı,
‘renkleriyle’ bir milletin kimliğidir
O kimliğin ruhaniyetinde; “Turan’ı da Kızılelma’yı da” okursunuz.
Bayrakta ki gök renk, Türklüğü, Yeşil renk, İslamiyet’i, Kırmızı renk
ise Uygarlığı/ Medeniyeti temsil eder… Bu bayrağın oluşmasında,
Gaspıralı İsmail’in emekleri vardır.
Ziya Gökalp’ın bir eserinin ismi de “Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmaktır!”
Azerbaycan Türk’ü ne diyecektir; “Hedefimiz milletimizin
bağımsızlığıdır. Büyük hedefimiz bütün esir Türklerin
bağımsızlığıdır!”
Bu ifadenin ruhunda neleri okursunuz, “Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresini”
Yürekten, kalbi sedayla; “İNŞALLAH” diyoruz!
Azerbaycan’ın Milli Marşını rahmet mekân Ahmet Cevat yazacaklar…
Ahmet Cevat’ın şu sözünü ‘geliniz akıl defterine’ yazalım;
“Ben çiğnenen bir ülkenin Hak bağıran sesiyim!”
Mehmet Emin Yurdakul ne diyecekler;
“Mazlumların intikamı olmak için doğmuşum!”
Şiir budur, işte… Şiiriyat budur, işte… Milletin vicdanından yükselen
ses olmak/ seda olmak!
Ahmet Cevat’ın, “Çırpınırdın Karadeniz” şiirinde; İyi okunursa,
yürekten dinlenirse; Tarih ve Edebiyatı bütünleştiren muazzam bir
ders… O ders bizim neslimizin ruhaniyetine kadar işlemiştir…
Şimdi geliniz, Ahmet Cevat’ın kaleme aldığı, Azerbaycan Milli Marşının
Sözlerini birlikte okuyalım;
“Azerbaycan! Azerbaycan!
Ey, kahraman evladın şanlı vatanı!
Senin için can vermeye hepimiz hazırız!
Senin için kan dökmeye hepimiz kâdiriz!
Üç renkli bayrağınla mesut yaşa!
Üç renkli bayrağınla mesut yaşa!”
Bu şehir, “1990’lardan itibaren Türk Dünyasıyla bütünleşmiştir!”
Uluslararası Hazar Şiir Akşamları; “tarihi buluşturan faaliyetler…”
Türk Dünyası Hizmet Ödülleri, “her biri stratejik adımlar…”
2003 tarihinden itibaren gerçekleştirilen; “Türk Dünyası Hizmet
Ödülleri” Hazar’ı taçlandırmıştır.
Bu ödüller; KKTC Eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’a,
Batı Trakya Gümülcine Müftüsü Mehmet Emin Aga ve İbrahim Şerif’e,
Kazakistan Devlet Başkanı Nur Sultan Nazarbayev’e,
Eserleri 153 dile çevrilen Cengiz Aytmatov’a,
Kırım Türklerinin Lideri Mustafa Cemiloğlu’na,
Azerbaycan’ın önemli Şairi, Bahtiyar Vahapzade ’ye,
Türk Dünyası Araştırmalar Vakfı Başkanı Turan Yazgan,
Ve hizmetlerinin anısına, TİKA’ya verilmiştir.
Şiir, Sanat ve Edebiyat faaliyetlerinin odağında ki,
Bütün bu faaliyetler, ‘şehrin faaliyetleridir’
Faaliyetlerin mutfağında, “MANAS Yayınevini görüyoruz.
MANAS YAYINEVİ, 81 Vilayetimize örnek olacak; Tarihi bir faaliyete, 27
Ekim 2020 tarihinde öncülük edecekti.
Bu faaliyet, “Elazığ’dan Karabağ’a Tarih Yazan Kahramanlarımıza Mektup”
O yüzlerce mektup, “tarihe birer belge olarak geçecektir!”
1990’lardan günümüze, ‘Türk Dünyasını Buluşturan Projeler’
O projelerle Elâzığ tarih yazmıştı… Şehrin Hedefi Ne Olmalıdır?
Elâzığ Şehri, önümüzdeki yıllarda Türk Dünyası Kültür Başkenti” ne
aday olmalıdır. Bunu resmi bir taleple ilgili birimlere, ‘gerekçeli
bir kararla iletmelidir’
Hazar Şiir Akşamlarına Katılan Nebi Hezri Bir Şiirinde;
“Muhabbet sonsuzdur, ömürse kısa
Ne olur, sadakat ebedi kalsa!
Kimin yüreğinde bir tel kırılsa,
Benim yüreğimdir, benim yüreğim”
Geliniz, ‘bir yürek olalım’ Elâzığ Şehri için, ‘birlikte tarih yazalım’
Elâzığ Şehri öncelikle, ‘münevver insanların/ aydınların şehridir’
Rahmet Mekân Cengiz Aytmatov’un ifadesiyle, ‘Türk Dünyasının Manevi Azığıdır!”
Bu köşemizde defalarca dile getirdik efendim, “Türkiye- Azerbaycan
Üniversitesinin bir ayağı Bakü’de, bir diğer ayağı Elâzığ Şehrinde
inşa edilmelidir.”
Elmas Yıldırım Sokağına isim verildiğinde, açılış konuşmalarında bir
güzel söz yürekleri kamçılıyordu; “Bu Sokak, Bakü’ye çıkar…”
08 Kasım Tarihi, sadece Azerbaycan için değil; Türk Dünyası İçinde
tarihi bir gün olarak idrak edilmekte ve aynı heyecan ve şuurla
kutlanmaktadır.

Yazarın Diğer Yazıları