Yazının başlığına bakıp Telgrafçı Akif kim, Elazığspor’la ilgisi ne diye sormayın sakın. Bir maçın motivasyon konuşmasının nasıl yapılacağını en iyi anlatan örneklerden birinin öznesi oldu Telgrafçı Akif. Genç kardeşlerimiz bilmeyebilir ama Elazığ’da belli bir yaş seviyesine ulaşmış insanlar, Türkiye’ye mal olmuş Hüseynik türküsünde hazin hikayesi anlatılan Telgrafçı Akif’ten haberdardırlar.
Harput’ta bundan tam 130 yıl önce posta memuru olarak çalışırken genç yaşta kalp krizinden ölen Telgrafçı Akif’in hazin hikayesi bir ağıt olarak bugün bile herkesin dilinde. Doğruluğu, dürüstlüğü ve çalışkanlığıyla nam salmış Telgrafçı Akif’e Elazığlıların duyduğu vefayı futbolcularına anlatan Teknik Direktör Erkan Sözeri’nin futbolcularına hem bilinç kazandırmada hem de onları hedefe kilitlemede usta bir öğretmen edası ile karşımıza çıktığını söylemem mümkün. Şahsen ben tüm ülkeye mal olmuş bir türkü kahramanının günün birinde Elazığsporlu futbolcular için bir motivasyon aracı olacağını hiç düşünemezdim.
Erkan Sözeri Hoca, hocalık deneyimi ile Elazığspor’a sportif başarıyı sağlamakla kalmıyor, futbolcularına Elazığ şehrinin kendilerinden beklentisini de kültürel ve folklorik değerlerden yararlanarak anlatıyor. ‘’Şampiyon olduğunuzda Elazığ şehri yüksek vefasını Telgrafçı Akif’e gösterdiği gibi sizlere de yıllarca gösterecektir.’’ diyerek onları hedefe kilitliyor. Erkan Sözeri Hoca’nın bu yaklaşımını takdirle karşılıyor ve gönülden tebrik ediyorum. Bu motivasyon Elazığspor’da çok şeyi pozitif anlamda değiştirdi, daha da değiştirecek.
Gelelim Perşembe günü Adana’da oynanan Adana 01 FK - Seza Çimento Elazığspor maçına. Play off serisinin ilk maçında Erkan Sözeri yönetimindeki Elazığspor’dan fazlasıyla umutluyduk. Normal lig sezonunda iki maçtan birini farklı kazanan birinde de gollü berabere kalan Adana takımı, Erkan Sözeri’nin Elazığsporu’yla oynadığı ilk maçta kendi evinde iki farklı yenilerek iyi bir hoca yönetiminde ve deneyimli oyunculardan oluşan rakip karşısında bocalayabileceğini de göstermiş oldu.
Maça doğru bir oyun planıyla başlayan Elazığspor, Adana 01 FK kalecisi Taha Cengiz Demirtaş’ın kırmızı kartla oyun dışı kaldığı 32. dakikaya kadar dengeli ve cesur bir oyun ortaya koydu. Zaman zaman ortadan ama daha çok kanat oyuncuları hızla ileri çıkararak ev sahibi ekipten çok daha fazla gol pozisyonu üretti.
Rakip savunma arkasına atılan toplar maç boyunca Elazığspor’a avantaj sağladı ve Elazığspor bu ataklardan goller de buldu. Adana takımının en büyük sıkıntısı olan savunma zaafiyetinden Elazığspor adına yüksek avantaj sağlamak Sertaç Çam, Enes Soy, H. İbrahim Sönmez ve Ömer Çakı’nın başarısı olduğu kadar Erkan Hoca’nın oyunu okuma becerisinden de kaynaklandı bana göre. Maç boyunca Elazığspor’un ileri uç oyuncularının rakip takımın Alpay Çelebi ve Yiğit Demir gibi ağır iki defans oyuncusu karşısındaki üstünlükleri, Elazığspor’a maç kazandıran önemli bir faktördü.
Seyirci baskısının yoğun yaşandığı küçük bir stadyumda mevsim normallerinin üzerinde sıcak bir havada topu rakibe bırakmadan doğru bir oyun planı maçın büyük bölümünde inisiyatifin Elazığspor’da kalmasını sağladı. 32 dakikada kazanılan serbest vuruşu ustaca kullanan Elazığspor, Enes Soy’un harika vuruşuyla 1-0 öne geçerek maçın kalan bölümlerine rahat girme planını gerçekleştirdi ilk yarıda.
İkinci yarının hemen başında 49.dakikada yine defans arkasına atılan bir topu usta işi bir vuruşla gole çeviren takım kaptanı H. İbrahim Sönmez, tribündeki ev sahibi takım taraftarlarına soğuk duşu yaşatsa da Adana takımının gole en yakın oyuncusu Muhammed Beşir’in 55. dakikada attığı gol, Elazığspor’un duran toplardaki zaafını da tekrar gözler önüne serdi. Korner vuruşundan gelen topu kafayla ağlara gönderen Muhammed Beşir Elazığspor defans oyuncuları için bir uyarı sinyalini göndermiş oldu.
Yazının ortalarında belirttiğim gibi savunma arkasına atılan toplarda hata yapmaya müsait olan ev sahibi takım Elazığspor’un etkili bir kanat akınında kendi kalesine gol atarak umutlarını zayıflattı ve moral olarak da taban yaptı.
Ev sahibi takımın penaltıdan attığı ikinci gol ise hakemin bir hediyesiydi bana göre ve pozisyonun penaltıyla alakası yoktu.
Maçın uzatma dakikalarında Ali Altınöz ile bulduğumuz dördüncü gol, Elazığspor’un finali onayan taraf olacağını herkese gösterdi.
Bu tip iki ayaklı play off maçları iyi oynamak kadar doğru strateji ve saha içini ve saha dışını iyi yönetmekle ilgilidir. Geçen yıl yine böyle bir maç oynamış ve yapılan fahiş hatalar yüzünden kaybetmiştik. Bu kez daha sağlam giden ve akıllı hareket eden bir Elazığspor görüyoruz. 4 Mayıs Pazartesi akşamı rövanş maçı şölen havasında geçmeye aday.
TEŞEKKÜR
Elazığ basın mensupları olarak Adana’ya sorunsuz bir şekilde gitmemizi sağlayan ve maç akreditasyonlarını özverili bir şekilde gerçekleştiren TSYD İl Temsilcisi Coşkun Kamaç’a, kafile başkanlığını en iyi şekilde icra eden Haberkent Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Efraim Gündem’e, yıllarını Elazığspor’a veren deneyimli gazeteci büyüklerim H.Vehbi Coşkun’a, İbrahim Menengiç’e, Yusuf Boydak’a ve Fırat Üniversitesinden Burak Apaydın Hoca ile genç muhabir arkadaşlara gönülden teşekkür ediyorum.
"Ayrıca Adana’da, Ali Hoşfikirer Stadı’nda zor koşullar altında bize güzel bir evsahipliği yapan Adana TSYD ekibine de teşekkür etmek istiyorum.
Pazartesi günkü maçtan galip ayrılarak Adana’dan gelen misafirleri Elazığ misafirperverliğiyle alkışlayarak uğurlamak bu kente yakışacak tavır olacaktır.