Ahmet KIZILKAYA

Şampiyon olmanız için daha ne olacaktı?

Ahmet KIZILKAYA

Sorum, Elazığspor Kulübü’nün yöneticilerine, teknik heyetine ve futbolcularına. Başka bir şehirde bizlere evimizde oynuyormuşçasına bir ortam hazırlayan ve dostluk elini fazlasıyla uzatan Bursa şehri ve kardeş Bursaspor camiası varken, 1100 km yolu ‘uzak yol’ bahanesine sığınmayıp zoru kolay ederek yollara düşen genç, ihtiyar, kadın, erkek bordo-beyaz sevdalısı binlerce taraftar varken, dahası Tekirdağ’dan İzmir’e; Balıkesir’den Konya’ya kadar binlerce Elazığspor sevdalısı dost insan stadyuma destek için gelmişken acaba daha ne olacaktı ki siz  şampiyon olasınız beyler! 

Bir futbol maçından daha fazlasını ifade eden bu final maçında her şey Elazığspor lehineyken Türkiye’de milyonlarca futbolseverin seyrettiği bu maçta oynadığınız futbol Elazığlıları ve Elazığ severleri büyük bir hayal kırıklığına uğrattı.

Maça çıkan oyuncu kadrosuna bakıyoruz ve hocanın tercihi olduğu için sesimizi çıkarmıyoruz ama neredeyse bütün maç boyunca etkisiz kalan iki savunma beki oyuncumuz yokları oynuyor. O yetmiyor, tandem ikilisinin hemen önünde oynayan oyuncumuz ceza alanı yayının üzerinde riskli paslarla yüreğimizi ağzımıza getiriyor. Orta saha oyuncuları desen temaslı oyunda yoklar ve üçüncü bölge oyuncularıyla sağlıklı pas bağlantıları yok. Yine hücum bölgesinde iki kanat oyuncumuz sezon içinde oynadıkları en kötü performanslarının tekrarını yaşatıyorlar bize. Gol silahı olarak kadroda yer alan oyuncumuz ise adına ister beceriksizlik deyin, ister şanssızlık deyin girdiği pozisyonları hoyratça harcıyor.

Şimdi insan düşünmeden edemiyor, yahu bu takım final maçına böyle mi hazırlanmalıydı? Karşısında kendinden kat kat deneyimsiz ve parasal değer anlamında çok daha ucuza kurulmuş Muğla takımı karşısında ne yaptığını ne oynadığını kestiremediğimiz gol rekorlarının sahibi Elazığspor bu mu olmalıydı?

Oyun tam Muğlaspor’un istediği kıvama gelmişken ‘kurt hoca’ dediğimiz Erkan Sözeri Hoca neden bu kadar formsuz ve saha içine müdahele edemez durumdaydı. Tüm içtenliğimle söylüyorum, bizden daha fazla Muğlasporlular şaşırmıştır Elazığspor’un bu kadar etkisiz kalışına, çünkü onlar da bu maçın favorisinin kendileri olmadığını biliyor ve maçı penaltılara kadar taşımayı istiyorlardı. Bunu da başardılar.

Bu kadar kötü oyuna rağmen ilk yarıda bulduğumuz dört net gol pozisyonunda oyuncuların topu kalenin içine sokamamalarını kimi arkadaşlar heyecana ve oyuncuların maçın ağırlığını kaldıramamalarına bağlasalar da ben buna katılmıyorum. Her biri futbolculuk hayatında birkaç şampiyonluk görmüş bu futbolcuların maçın ağırlığını kaldıramadıkları söylemini gerçekçi bulmuyorum. 

Ne hikmetse bize gelince böyle oluyor bu işler. Bence bu oyuncular maçın ağırlığını değil, Elazığspor’un büyüklüğünü kaldıramadılar. Muhtemelen önümüdeki sezon oynayacakları takımda ne Elazığ gibi bir futbol kenti coşkusu ne de Elazığspor taraftarı kadar coşkulu ve cefakar bir taraftar önünde oynayacaklar. Hepsine geçmiş olsun.

Burada Erkan Sözeri Hoca, işin en az eleştirilecek tarafında yer alıyor bana göre. Zira 15 maçlık seride kazandığı puanlar takımı finale taşıdı. Eğer bu maya tutmasaydı kazan çok erkenden kaynıyor olacaktı.

Takım içinde gruplaşma mı var, futbolcuların yönetimle, hocayla ve birbirleriyle sorunlarımı var, onu ben bilmem.

Söyleyeceğim çok net bir şey var ki iki yıldır play off sürecini yönetemeyen Elazığspor Yönetim Kurulu, teknik heyet ve fubolcular, Elazığ’ı, Elazığspor taraftarını ve Elazığ’ı seven ve sempati duyan büyük bir insan kitlesini çok üzdüler. Tarihe altın harflerle yazılacakken şimdi kimse isimlerini anmak istemeyecek.

Bursa’dan çıkışta Sivrihisar’da, Mucur’da, Gürün’de yanımıza gelen taraftarların isyanını görmenizi isterdim. Böyle olmamalıydı, çok ayıp ettiniz.

Elbette taraftar kızar, küser, isyan eder ama takımının yanında durmayı bilir. Hele bu Elazığspor taraftarıysa bu sevgiyi göstermede çok cömert davranır. Yine de kimse bu final maçını hiç hatırlamak istemeyecek!

Bu sezon kazandığımız en büyük kazanım gerek Adana 01 FK takımıyla oynanan playoff serisi maçlarında gerekse Bursa’daki finalde Elazığspor taraftarının Türkiye’ye verdiği muhteşem mesajlar ve kazandığı sempati olmuştur. Bu ileriki yıllar için çok önemli bir kazanımdır, bunu yaşayarak göreceğiz. Milyonlar harcasak böyle bir PR etkisini elde edemezdik diye düşünüyorum.

Önümüzdeki sezon bana göre Erkan Sözeri Hoca kalmalı ve transferleri yönetimle birlikte kendi yapmalı. Takımda heyecanı kalmamış, egosu yüksek, taraftarla aynı şeyi hissetmeyen futbolcularla yollar ayrılmalı. 

Tabiki bunu için işe yönetimden başlamalı. Mevcut yönetim kurulundan çok daha güçlü, futbolun mutfağında faydalı olacak, futbolun arka planını bilen insanlar yönetime girmeli. Böyle insanlar Elazığ’da da var Elazığ dışında da. Hiç vakit kaybetmeden hemen yarın yeni bir planlamayla gelecek sezon tıpkı Bursaspor gibi ligi silip süpürecek ve direkt çıkacak bir takım yapılmalı. Buna mecbursunuz. Bu kente gecikmiş bir şampiyonluk borcunuz var.

Sezon boyunca gördük ki Karacabey takımından İnegölspor’a, Adana 01 FK takımından İskenderunspor’a kadar bu ligde oynayabilecek genç oyuncular var. Dahası Türkiye futbol havuzunda size hedefe götürecek düşük maliyetli koşacak, savaşacak atletik oyuncular var. 
Takımda kimler kalır kimler gider bilmem ama deneyimli oyuncuların yanına koşan savaşan oyuncular alınmalı. Zira zafere korkaklarla değil inanmışlarla gidilir.

Beni okuyan, beni dinleyen, sözcüklerimin izini süren herkese teşekkür ediyorum. Bir sonraki yazımda buluşuncaya kadar sevgiyle ve huzurla kalın.

 

Yazarın Diğer Yazıları