Valiyi tayt mı yoksa sosyal medya mı yaktı?
Tayt giyerek bisiklet sürdüğü gerekçesi ile görevden alınan Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli aslında Elazığlıların yakından tanıdığı bir isim.
2015 yılında Palu Kaymakamı olan ancak bir dönem hem kaymakamlık hem de bir ay süreyle Elazığ Belediye Bakan Yardımcısı olarak çalışan Çiçekli’yi kıyafeti değil sosyal medya hastalığı yakmış gibi.
Her ne kadar görevden alınması ile ilgili Ardahan siyaseti ve bürokrasi arasında yaşanan bir güç savaşı dillendirilse de tayt giyinmesi ve bunun bir CHP milletvekili tarafından mecliste gündeme taşınması, İçişleri Bakanlığı’nın elini güçlendirdi.
Aslında Valiyi asıl yakan ne siyasilerle olan ilişkileri ne de tayt giyinmesiydi. Valiyi yakan ve aynı hastalığa birçok idareci ve yöneticinin de duçar olduğu sosyal medya hastalığı idi.
Ardahan Valisi, bu kaderi yaşayan ilk kamu görevlisi değil, muhtemelen son da olmayacak..
Çünkü son yıllarda herkes sosyal medyada görünür olmayı ve etkileşim almayı çok önemsiyor. Sadece sosyal medyadaki görünürlüğü ve etkinliğiyle başarılı zannedilen ve bunlarla görevini en iyi yaptığını düşünüp başını yastığa huzurla koyan çok sayıda vali, milletvekili, Belediye Başkanı ve bürokrat var.
Bu konudaki süreç bir süre sonra öyle bir noktaya geliyor ki, atılan her adım, verilen her selam, hatta kendi özel işleri için gittiği her mekân, görevini en iyi yaparak halkın takdirini kazanma yerine, sosyal medya refleksleriyle atılmaya başlanıyor.
Ama bu sihirli, cafcaflı cümlelerle örülü bu cilalı dönem bir süre sonra patlıyor ve kendisini en üstte gören yöneticiler birden bire yere çakılıyor, hatta görevlerinden oluyorlar.
Düşünsenize.. Vali olmuşsunuz ama tayt giyerek bisiklete biniyor, kendini kameraya çektiriyor, bunu da yayınlıyorsunuz. Ya da milletvekili olmuşsunuz, hizmetler yerine şova yönelik görüntüleri yayınlıyorsunuz.
Neden? Çünkü sosyal medya hep bir aksiyon istiyor. Bisiklete binmek kötü bir şey değil ama olmaman gereken bir şekilde gündem oluyorsun. Temsil ettiğin makam bu tip aksiyonları taşımıyor.
Aslında burada takipçi olarak her bir bireyin de suçu var. Bir bakıyorsunuz bir uzman, bir yazar ya da sanatçı insanları uyarma ya da bilgilendirmeye yönelik çok güzel bir paylaşım yapıyor ancak beğeni sayısı 30-40’ı bulmuyor. Ama aynı şahıslar hiçbir toplumsal mesaj içermeyen kendi resmini yayınlıyor beğeniler on binleri buluyor.
Hülasa, bizde bu etkileşim hastalığı, karar vericilerin etrafında da “efendim çok ses getirdi, şu kadar etkileşim aldık” goygoycu danışmanlar varken sosyal medya daha çok can yakacak gibi. Kim bilir belki de sıradaki sizsiniz. Aman dikkat…