Tehlike kapıda, yetkililer görev başına

Elazığ TSO Başkanı olması yanında şehrin vicdanı ve geniş kitlelerin gür sesi ve gönüllerin tercümanı olan İdris Alan dün bir basın toplantısı yaptı ve şehrin en önemli üç acil sorununu gündeme taşıdı.

TAKİP ET Google News ile Takip Et

Bunlardan birincisi 31 Aralık 2026’da süresi dolacak olan Teşvik Yasası, ikincisi ilimizdeki kamu kurumlarının beceriksizliği ve öngörüsüzlüğü sebebiyle belirlenen iki alternatif arazide de yasal engel ve sorun çıkması sebebiyle bir türlü yapılacağı  yeri belirlenemediği için ertelenen Karma OSB, üçüncüsü ise Elazığspor’un yalnız bırakılmasıydı.

Teşvik varsa üretim vardır, teşvik varsa istihdam olur ve ekonomi gelişir tezini hep dile getiren ancak her 31 Aralık öncesi uzatılıp uzatılmayacağı endişesi ve belirsizliğini yaşayan iş dünyası ve yeni yatırımcıların gözü kulağı yine 31 Aralık’a kilitlendi.
İlk kez yine kendi TSO Başkanlığı döneminde Elazığ’a kazandırılan ve 2 bin istihdamdan bugün 24 bin istihdam rakamına ulaşmamızı sağlayan Teşvik Yasasının bitmesi demek şehrin bitmesi anlamına geldiğini çok net ifadelerle ortaya koyan Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, 31 Aralıkta iş dünyasının kâbus yaşamaması için başta siyasiler ve bakanlar olmak üzere konunun ciddiyetine çarpıcı ifadelerle dikkat çekti.

Başkan Alan’ın ikinci ve önemli dikkat çektiği konu ise nereye yapılacağı henüz kesinleşmemiş  Karma OSB idi.
Daha önce ilgili kurumun uzun süreli çalışmalar sonucunda belirlediği alanın halk arasında tarımsal sit alanı olarak bilinen Büyük Ova olarak kayıtlarda yer alıyordu.

Bu alandan sonra yeni bir alan arayışına gidildi ve yine ilgili kurum sözde yeni alan bulma üzerinde yoğunlaştı. Ancak yeni bulunan alan hem iş dünyasının tasvip etmediği bir alandı hem de üzerinde GES ve TOKİ projeleri vardı.
Bu nasıl bir kamu ciddiyeti ve nasıl bir hassasiyetse olan şehrin 3 yılına oldu. Ve ilginçtir hala Karma OSB’nin yapılacağı alan belli değil. Zira ilk alan  hala Büyük Ova statüsünde. Ovadan eser olmayan, engebeli ve tarıma uygun bir alanın nasıl olur da büyük ova statüsüne kaydedilir bunu anlamak ve anlamlandırmak çok mümkün değil. Bürokrasi hazretlerinin Elazığ'a golü ve iş bilmezliği deyip geçelim.

İdris Alan Başkanın şehrin gündemine dair değerlendirmesinin önemli satırbaşlarından biri de Elazığspordu. Geçtiğimiz yıllarda destek kampanyaları düzenleyen ve takıma 25 milyon katkıda bulunan, birçok deplasman maçına otobüs çıkartan Başkan Alan’ın bu sezon önemli başarılara imza atıp şampiyonluğa koşan  Elazığspor’a şehrin yeterince destek olmadığı yönünde bir sitemi ve talebi vardı.

Zor günlerde ortalıklarda gözükmeyen isimlerin final maçında ortaya çıkıp en ön sıralarda oturmalarına sitemliydi. Ya destek olun ya da iyi günde de önde oturun, destek olmayacaksanız da zafer kazanmış komutan edalarıyla final maçlarında arzı-endam etmeyin gibi vicdani bir kanaatini gündeme getiriyordu. 

Kısaca İdris Alan dertliydi basın toplantısında. Derdi Elazığ’dı, Elazığ’ın iş dünyasıydı, Elazığspor’du. Dolayısıyla tüm hemşerilerimizdi.
Yatırımın olmadığı bir şehirde istihdam olmaz, işsizlik olurdu. İşsizliğin olduğu yerde hırsızlık, ahlaksızlık ve yanlış işler olurdu. İşsizliğin olduğu yerde fakirlik olurdu. Sosyal faaliyetler olmaz ve şehir kültüründen uzak kalınırdı.
İşte tüm bunların faturasını da şehir olarak hepimiz öderdik.

Zaman geçmeden, vakit kaybedilmeden ve fırsat kaçırılmadan teşvik yasasının 2030 yılına kadar uzatıldığının açıklanmasını İsteyen Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, bu çıkışı ve bu haklı talepleriyle şehrin vicdanı ve haykıran sesi oldu. Kendisini tebrik ediyoruz.