Samimiyetsizlik kaybettirir

Ne yaparsan aşk ile yap sözünün devamı 've samimiyetle yap' olmalıydı belki.

TAKİP ET Google News ile Takip Et

Samimiyetle ve ihlasla yapılan her bir eylem, iş ve ibadet hakkıyla yerini bulur, sizin istediğiniz ve beklediğiniz murattan daha çok sizin önünüzü açar ve kolaylaştırır.
Bunun tersi olarak eğer en kolay işi bile samimiyetten uzak ve bir hesaba, bir çıkara ve bir fayda umarak yaparsak o iş mutlaka ayağımıza dolanır ve sonuç olumsuz hatta berbat olur. 
Tüm felsefik düşünce ve kutsal dinlerin en temel öğretilerinden biri de hem insani davranışlarda hem de ibadetlerde samimiyet ve gösterişten uzak durmaktır.
İslami literatür bu tür ortalığa saçılan ibadetleri makbul görmediği gibi riyakarlık olur ikazıyla boşa gideceğini belirtir.Kaldı ki insanlar, kimin nasıl ibadet ettiği, nasıl bir mümin ve Müslüman olduğuyla değil onun ne kadar insan olduğuyla ilgilenir.
Ne kadar dürüst olduğu, ne kadar sözüne sadık olduğu, çevresine ve yakınlarına nasıl davrandığına, herhangi bir yetki eline geçtiğinde nasıl hükmettiğine, kendisine emanet edilen kurum ve bütçenin nasıl kullanıldığına  bakar.
Şahsın  ne kadar namaz kıldığı, kaç kez hac ve umreye gittiğine bakmaz. Hatta eğer bunları ibadet olarak eda etmişse ona daha bir dikkat kesilir, eylemlerini daha bir sorgular.
Hem dinler hem de insanlar, ibadetlerini ve ibadete taalluk eden ritüellerini uluorta paylaşan ve bunu halkın görebileceği mecralarda yayan kişilere bakışı çok iyi olmaz.
İbadetin aslı ve evla olanı samimiyetle, sadece ve sadece yaradanın  rızasına nail olmaya yönelik manevi ruh, uzlettin lezzeti ve ibadetin hazzıyla hemhal olmaktır.
Hac ve umre ibadetlerinde elinde telefonunu düşürmeyen, çocukça, kâğıt parçalarına dostlarının ismini yazarak dua etme ile zamanlarını heba edenler, ne yazık ki kutsal beldelerin manevi lezzet ve ruhaniyetinden yoksun, mahrum kalır ve elleri boş dönerler memleketlerine.
Kaldı ki hac ve umre resimlerinin yayınlanma amacı ve gayesini de anlayabilmiş değil bu toplum. İbadet senin, umren ve haccın senin. Sen, sahip ol ibadetine ve huşu içinde elde edeceğin manevi kazanıma yoğunlaş.
Daha bu yolculuğa çıkarken bu manevi havaya bürün, özel beldelere gitmenin kalp çırpıntısını yaşa, oradaki zamanını  manevi zirveye çıkmaya vesile bil ve bunun avantajlarını her saniyesiyle kullan.
Bunu başaran ve uygulayan çok sayıda insan tanıyoruz. Ne hacca ne de umreye gidişiyle ilgili hiçbir paylaşım yapmadan bu süreyi rabbine ve peygamberine en yakın zaman dilimleri olarak gören insanlarımız her iki alemde de karlıyken tersini yapanlar için de her iki dünyada hem manevi hem de itibar kaybı kaçınılmaz olur.
Biraz kendinize zaman ayırın dostlar. Kendinizle ve içinde bulunduğunuz manevi ortamın ecrine ve size  bahşedilmiş bu nimetten azami istifade etmeyle meşgul olun.
Dünya sizsiz de döner. Dünya siz olmadan da devam eder. Dünyanın merkezinde değilsiniz. Öyle olduğunuz düşüncesi  varsa bundan hemen kurtulunuz. Biliniz ki en büyük özgürlük Hakk’a hakiki kulluktan geçer.