Prof. Dr. Bilal Çoban'dan Baskil kayısısı çıkışı: 'Asıl mesele üreticinin kazancı'
Son günlerde Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı'nın açıklamalarıyla yeniden alevlenen Baskil Kayısısı tartışmalarına ilişkin HAZARSAM Başkanı Prof. Dr. Bilal Çoban'dan kapsamlı bir değerlendirme geldi. 'Baskil Kayısısı: Bir Üründen Daha Fazlası – Dünden Bugüne Bir Mücadelenin Hikâyesi ve Geleceğin Yol Haritası' başlıklı rapor tamamlanarak kamuoyunun değerlendirmesine sundu.
Haberin Özeti
- • HAZARSAM Başkanı Prof. Dr. Bilal Çoban, Baskil Kayısısı tartışmalarında coğrafi işaret rekabeti yerine üreticinin kazancını artırmaya odaklanılması gerektiğini vurguladı.
- • Çoban, Baskil Kayısısı'nın kendi kimliğiyle değerlendirilmesinin Malatya'ya karşı değil, bölgenin tarımsal zenginliği için gerekli olduğunu ifade etti.
- • Hazırlanan kapsamlı "Baskil Kayısısı" raporu, Baskil Kayısı Enstitüsü, Ar-Ge Merkezi ve Kayısı Borsası gibi somut kalkınma projeleri öneriyor.
Son günlerde Baskil Kayısısı üzerine yapılan değerlendirmeler, özellikle Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı tarafından yapılan açıklamaların ardından yeniden gündeme taşındı. HAZARSAM Başkanı Prof. Dr. Bilal Çoban, konuya ilişkin kapsamlı bir basın açıklaması yayımlayarak tartışmaların ötesine geçen bir perspektif sundu.
"ASIL SORU: ÜRETİCİNİN EMEĞİ NASIL DAHA FAZLA DEĞER KAZANACAK?"
Açıklamasında, coğrafi işaret meselesinin bir üstünlük yarışına dönüşmesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Çoban, "Bu tartışmaların zaman zaman meselenin özünden uzaklaşarak şehirler arasında bir üstünlük yarışına dönüşmesi, üzerinde dikkatle durulması gereken ayrı bir husustur" dedi.
Asıl cevap aranması gereken sorunun coğrafi işaretin kime ait olduğundan çok, üreticinin emeğinin nasıl daha fazla değer kazanacağı olduğunu vurgulayan Çoban, "Bir ürünün gerçek başarısı, yalnızca tescil belgeleriyle değil; üreticisinin yüzünü güldürebildiği, bulunduğu bölgeye ekonomik canlılık kazandırabildiği ve gelecek nesillere umut verebildiği ölçüde anlam taşımaktadır" ifadelerini kullandı.
"BASKİL'İN DEĞERİNİ KORUMASI, MALATYA'YA KARŞI DEĞİL, TARIMSAL ZENGİNLİK İÇİN GEREKLİDİR"
Baskil'in yüzyıllardır kayısıyla yaşayan, binlerce ailenin geçimini bu topraklardan sağladığı önemli bir üretim merkezi olduğunun altını çizen Çoban, "Baskil Kayısısı'nın kendi adı ve kendi kimliğiyle değerlendirilmesini istemek, hiçbir şekilde Malatya'nın üretimine, emeğine veya bugüne kadar oluşturduğu birikime karşı geliştirilmiş bir yaklaşım değildir" dedi.
Malatya'nın kayısı konusundaki başarısını inkâr etmediklerini belirten Çoban, "Aynı şekilde Baskil'in de kendine özgü üretim yapısı, iklim özellikleri, yetiştirme kültürü ve tarihsel birikimi görmezden gelinemez. Bu iki gerçeği karşı karşıya getirmek yerine, birbirini tamamlayan değerler olarak değerlendirebilmek çok daha sağlıklı ve yapıcı bir yaklaşım olacaktır" diye konuştu.
RAPORUN İÇERİĞİ: ENSTİTÜDEN BORSAYA 21. YÜZYIL PERSPEKTİFİ
Uzun süredir üzerinde çalışılan raporun, herhangi bir açıklamaya cevap vermek ya da yeni bir tartışma başlatmak amacıyla hazırlanmadığını belirten Çoban, "Asıl hedefimiz, coğrafi işaret meselesini yalnızca hukuki bir tartışma olmaktan çıkararak Baskil'in geleceğini bütün yönleriyle ele alan kapsamlı bir kalkınma perspektifi ortaya koyabilmektir" ifadelerini kullandı.
Raporda yer alan somut proje önerileri arasında şunlar bulunuyor:
• Baskil Kayısı Enstitüsü
• Kayısı Ar-Ge Merkezi
• Kayısı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi
• Kayısı Borsası
• İhracat koordinasyonu ve markalaşma
• Uluslararası festival organizasyonları
• Katma değerli ürün geliştirme çalışmaları
Bu projelerin önemli bir kısmının daha önce hazırlanan belediye başkanlığı proje dosyaları, 2034 Baskil Projesi, 2023 Baskil'in Kurtuluş Planı ve HAZARSAM tarafından kamuoyuyla paylaşılan çalışmalarda da yer aldığı belirtildi.
"KAZANAN YALNIZCA BASKİL YA DA MALATYA OLMAYACAK"
Prof. Dr. Çoban, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey, kimin haklı olduğuna dair yeni tartışmalar üretmek değildir. Asıl ihtiyaç, sahip olduğumuz bu büyük tarımsal değeri nasıl daha verimli değerlendirebileceğimizi, üreticimizin gelirini nasıl artırabileceğimizi, gençlerimizin kendi memleketlerinde nasıl daha güçlü bir gelecek kurabileceklerini birlikte konuşabilmektir."
Raporu, başta kamu kurumları olmak üzere yerel yönetimler, üniversiteler, meslek kuruluşları, üretici birlikleri, sivil toplum kuruluşları ve basın mensuplarının değerlendirmesine sunduklarını belirten Çoban, "İnanıyorum ki sağduyunun hâkim olduğu, emeğe saygının esas alındığı ve ortak aklın ön plana çıktığı bir anlayışla hareket edildiğinde, kazanan yalnızca Baskil ya da Malatya olmayacak; ülkemizin tarımı, üreticimiz ve geleceğimiz olacaktır" dedi.