Öğretmene Şiddet Son Bulsun!

Şiddet olaylarının toplumun her kesiminde gün geçtikçe artığını belirten Eğitim Bir Sen Elazığ 1 No'lu Şube Başkanı İbrahim Bahşi 'Şiddet olayları toplumsal bir patlama haline geldi.  Biz bunun köküne inerek çözmemiz gerekiyor. Yeni müfredatta evrensel değerler yanı sıra milli manevi değerler bütün derslere yansıması gerekiyor' dedi.

Öğretmene Şiddet Son Bulsun!

Öğretmene şiddet olayları ülke gündeminden hiç düşmezken son olarak İstanbul’da özel bir okul müdürünün öğrencisi tarafından silah vurularak katledilmiş yaşanan şiddet olayından sonra eğitimciler şiddet yasasının  bir an önce yürürlüğe girmesi ve seslerini duyurmak için  tüm ülkede bir günlük iş bırakmışlardı. Eğitim Bir Sen Elazığ 1 No’lu Şube Başkanı İbrahim Bahşi yaptığımız özel haberi henüz daha hazırlamamışken maalesef öğretmene yönelik şiddetin son örneği ilimizde yaşandı.  Bir ortaokul öğrencisi kendisini kopya çekerken yakalayan öğretmenini okul koridorunda bacağından bıçakladı.  Neyse ki öğretmenimiz olayı hafif sıyrıklarla atlatması bu üzücü olayın tesellisi oldu.

Öğretmene Şiddet Son Bulsun!

Hakimiyet Gazetesi olarak öğretmene şiddetin önlenmesi adına nelerin yapılması gerektiğini öğretmenlerin yetkililerden neler beklediğini Memur-Sen Elazığ İl Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen 1 No’lu Şube Başkanı İbrahim Bahşi’ye sorduk. Bahşi, gazetemize yaptığı özel açıklamada “ Şu anda hali hazırda devam eden bir Türkiye Büyük millet meclisine hitaben yazmış olduğumuz bir dilekçe var. Bu dilekçe şuan okullarda öğretmenlerimiz tarafından imzalanıyor.  Şuan elimde yaklaşık beş yüze yakın var ve bu sayı okullarımızda yazılan dilekçeler elimize geldikçe artacak. TBMM’den ne istiyoruz eğitim öğretim hizmeti sırasında eğitim çalışanlarına karşı cebir şiddet veya tehdit kullanan kişilere yönelik hapis cezası verilmesi onlara yönelik kasten yaralanma hakaret, tehdit göre yaptırmamak için direnme suçlarında verilecek cezanın en az yarı oranda arttırılması gibi yasada talep ettiğimiz bir değişiklik olmasını istiyoruz. Bunu geçen hafta dile getirmek için bir protesto mitingi yaptık bir basın açıklaması yaptık orda özel okulları da davet ettik çünkü onlarda eğitim çalışanı öğretmen olduğu için hep birlikte bir açıklama yaptık. Neticesinde akşam cumhurbaşkanımız gün içinde o günün konuşmasını yaptığı toplantıda dile getirdi ve öğretmenlerle ilgili gerekli yasal düzenlemeyi öğretmenlerimizin güven içinde eğitim öğretim hizmetini yapabilmesi için eğitim çalışanlarımıza yönelik bir yasal düzenleme en kısa zamanda yapacağız dedi. Bunun bir gün öncesinde Yusuf tekin bakanımız sendika başkanlarını bakanlığa davet etti ve bu konu görüşüldü” diye konuştu.

ŞİDDET KONUSU GEÇEN YIL YÜRÜRLÜĞE GİRSE BİRÇOK OLAYIN ÖNÜNE GEÇECEKTİ

Bahşi “keşke bu öğretmenlik meslek kanunu geçen yıl çıkarıldığında bu öğretmene şiddet konusu da burada yer alsaydı belki de İbrahim öğretmenimiz öldürülmeyecekti. Belki de bunla ilgili caydırıcı bir şey olacaktı. Maalesef üç maddelik bir öğretmenlik meslek kanunu çıkartıldı öğretmenlerin bu özlük haklarıyla ilgili değil sadece maaşlarıyla ilgili değil şiddet konusuyla ilgili öğretmenlere ödül ve ceza konusuyla ilgili bizim sendikaların ve bakanlık yetkililerin bir araya gelerek oluşturdukları taslak kanun taslağı vardı. Bunlar maalesef çıkartılmadı” diye kaydetti.

 YASA ÇIKMASI İÇİN KAÇ İBRAHİM YA DA ŞENAY AYBÜKE KATLEDİLMELİ!

Üç maddelik bir kanun maddesi olarak öğretmenlik meslek kanunu çıktığını o yüzden bunu eleştirdiklerini hatırlatan Bahşi “Ne zaman kaç tane İbrahim öldürülecek kaç tane Şenay öldürülecek kaç tane Necmettin öğretmen öldürülecek ki biz düzenleme yapalım. Yani ne zamana kadar herkes elini kolunu sallayarak eğitim kurumuna girecek orda çocuklarımız ve öğretmenlerimizin can güvenliğini sağlayacak bir yasal düzenleme olmadan ne zamana kadar böyle devam edecek. Çünkü bu şiddet öğrenciye de gelebilir o yüzden öğretmenler kendilerini siper edip kalkan oluyorlar. Buna asla öğretmenlerimiz müsaade etmezler. Ama bunun yasal zemine oturması gerekiyor” diye aktardı.

ŞİDDET TOPLUMUN HER KESİMİNİ SARMIŞ DURUMDA

 Bahşi “Şimdi bizim sadece toplumda şuanda öğretmene yönelik bir şiddet mi var hayır sağlık çalışanına anne babayı darp eden evlat toplumun her kesiminde işte eşi boşanmış sokağın ortasında kadına yönelik şiddet var yani boşandığı halde yine yakasını kurtaramıyor en son ölümle sonuçlanıyor. Toplumda sinir krizine dönüşmüş bir toplumsal patlama var. Burada bizim yetiştirdiğimiz çocuğumuz yarın dönüp işte kendi anne babasına kendi öğretmenine şiddet uyguluyorsa bunun alt zeminini bir incelemek lazım elbette ki yasal bir kanunun çıkmasını istiyoruz. Öğretmenlik meslek kanununa bunlarında eklenmesini istiyoruz ceza kanununa bunun kat ve kat yansıtılacak şekilde cezalandırılacak şekilde bu olsun. Kanuni açıdan öğretmene şiddeti caydıracak bir kanun olsun bunu ısrarla istiyoruz. Şuan dilekçelerimizde topluyoruz meclise götüreceğiz ve meclis bunu üstünde çalışacak ama bunu dışında toplumun bütün kesimlerini ilgilendiren değerlerimizden uzaklaştığımız için büyüklere, öğretmene geçmişte ki saygı kalmadı. Yani sadece öğretmene değil anne babaya saygı kalmadı. Yani tamamen öz benliğimizden öz varlığımızdan kopmuş değerlerimizden uzaklaşmış bir nesil var” diye kaydetti.

YENİ MÜFREDAT EVRENSEL, MİLİ VE MANEVİ DEĞERLERİ KAPSAMALI

Bahşi “şu an tam müfredat çalışması yapılıyorken biz istiyoruz ki bu müfredat başta evrensel değerler olmak üzere evrensel normlara göre yani birine teşekkür etmek saygı duymak onun haklarını korumak gibi evrensel değerlerinin yanında bizim mille manevi değerlerimizin bütün her tarafını kılcal damarlarına kadar ete kemiğe bürünmüş şekilde müfredatımız her katmanına her ders için yansıması gerekiyor. Biz sadece bir din kültürü ahlak bilgisi dersine veya bir sosyal bilgiler hayat bilgisi dersinde bu değerler işlenmemeli şuan zaten hiç birinde yok şuan mevcut yirmi altı dersin tamamında işte bu matematik olsun ister coğrafya olsun hangi ders olursa olsun müfredatın bir ruhu olmalı. Yetiştireceğimiz öğrencilerin bir manevi değerlerle buluşması olmalı mille manevi değerlerin her dersin müfredatına girmesi gerekiyor. İyi bir fizikçi olabiliriz iyi bir doktor olabiliriz ama aynı zamanda anne babasına saygılı bayrağına saygı gösteren vatanını seven vatanını koruyan devletin varlığını canından çok koruyan bir nesil bir gençlik yetiştirmemiz lazım. Öğretmenine büyüklerine anne babasına saygılı kamuda çalışanlara saygılı bir nesil yetiştirmemiz lazım. Bunun için bir fırsat müfredat, müfredat değişmeli öğretmenler okullarda bu değerleri vermek için okullarda ellerinden geleni yapıyor” dedi.

ÖZÜMÜZE DÖNMEMİZ GEREKİYOR

Bahşi “ Ama biz şunu da biliyoruz ki toplumda her yıl yüz aile evleniyorsa yeni aile kuruluyorsa bunun % 40’ı birinci yılın sonunda maalesef olumsuz sonuçlanıyor boşanıyorlar. Siz o evlilikten doğan bir çocuğu tamamen anne baba sevgisinden uzak bir şekilde bölünmüş bir ailede yetişen çocuğu getiriyorsunuz eğitim sisteminin içine koyuyorsunuz bu çocuk maalesef sürekli şiddete maruz kaldığı için veya şiddet olaylarını sürekli gördüğü için aile içinde maalesef bu çocuk agresif şiddete başvuran bir yapıyla bu toplumun karşısına çıkıyor ve maalesef bu olayların önüne geçemiyoruz. Dolayısıyla biz kendimize dönmemiz gerekiyor özümüze dönmemiz gerekiyor. Müfredatımızla eğitim çalışanlarıyla velisiyle öğretmeniyle herkes hep birlikte topyekün değerlerimize sahip çıkarak bu müfredatla da bunu öğrencilere yansıtabilecek şekilde bunları hazırlamamız lazım bunları bir sorumluluk olarak milli bir sorumluluk olarak mutlaka bunları yerine getirmemiz lazım ki biz toplum olarak bunu başarabilelim. Türk toplumun aile çok önemlidir temel taşımızdır her şey ailede gerçekleşir. Çocuğun eğitimi terbiyesi önce ailede başlar aile ocağını da yavaş yavaş kaybediyoruz. Dolayısıyla bu kalemizi de kaybetmememiz lazım buna sahip çıkmamız lazım” ifadelerini kullandı.