Mesleği kirletenler

Gazetecilik gibi kutsal olan bir mesleği itibarsız ve güvensiz hale getiren de ne yazık ki yine bizler oluyoruz.

Mesleği kirletenler
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Medyanın beşinci kuvvet olarak bilinmesine karşın zaman zaman birinci kuvvet olması gerçeği,  özellikle sosyal medya mecraları ile çok düşük maliyetlerle kurulabilen haber siteleriyle daha bir güçlenip palazlandı.

Şimdilerde artık önemli bütçeler ayırıp matbaa tesisleri, dizgi grafik elemanları, kâğıt ve mürekkep, kira ve personel masrafları yükünün altına girip gazete çıkarmaya gerek yok. 

Lokantada dört arkadaş olarak yiyeceğiniz bir para ile haber sitesi kurabiliyor, bunun da ötesinde bir sosyal medya hesabı açarak pervasızca istediğinizi yazıp çizme alanı oluşturabiliyorsunuz.

Herkese özgürce yazıp çizme hakkı tanıyıp alan açan bu mecra, zaman zaman özel hırs, düşmanlık ve kin duygularına alet edilmekle birlikte şantaj aracı olarak da kullanılıyor.

İşin ilginç ve en acı tarafı ise son yıllarda bu vadide at koşturan birçok haber sitesi ve sosyal medya hesapları tamamen kişisel çıkar etrafında kurgulanıyor. Hedefe konan kişi ve kurumdan “reklam” adı altında yüksek paralar talep ediliyor, verilmeyince özel hayatındaki bazı olaylarla tehdit ediliyor ve genellikle de başarılı olunuyor.

Bu sistemi ve çarkı gören dürüst gazeteciler de “demek ki çark böyle işliyor” diyerek etik değerlerden uzaklaşıyor bu durum da topyekûn basın camiasını zan ve töhmet altında bırakıyor.

Bu düzlem üzerinden Elazığ medyasında baktığımızda özellikle son yıllarda ciddi bir kirlilik ve çirkeflik yaşandığını üzülerek görüyoruz. 

Bu alana girme sebebi gazetecilik ve şehre katkı sunmak yerine, gözüne kestirdiklerinden para koparmak olan bazı sözde basın kuruluşları ne yazık ki mesleği de çöplüğe ve fosseptik çukuruna döndürmüş durumdalar.

Çıkar elde edemediği hatta “bana teklif ettiler ama ben omurgalı durdum” gibi şehir efsaneleriyle sağda solda hava atanların, amacına ulaşamadıkları için de iftira, karalama ve suç unsuru ve karinesi olmayan konularda sanki bir skandal varmış gibi sunmaları sonunda kendi sonlarını da getirecek bir düzleme evrildi.

Bazı haber siteleri ve sosyal medya hesaplarına bakıyorsunuz ve sözde haberciliklerini sır bir kurum ve o kurumun başında olan yönetici ve ailesine hasretmişler. Tek dertleri o kurum ve başındaki yönetici. 

Oysa madalyonun başka bir tarafı var ki herkes bu tür haber ve yayınların neden yapıldığını çok iyi biliyor. 

Şehre on yılların ihmali hizmetleri kazandıran, her başkanın öcü gibi kaçtığı altyapıya “siyasi geleceğimin sonu olsa bile” diyerek cesaretle giren, şehrin dört bir yanında hizmet mührünü vuran Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın bu gayretini, halkta oldukça karşılık bulan samimiyetini görmezden gelen bu çarpık ve marazlı zihniyet, hala bir su arızası ve iki çukurdan medet uman sığ bir gazeteciliği,  gazetecilik yapmak sanıyor ve bununla gurur duyma bedbahtlığına düşebiliyor.
Yapılan hizmetlere objektif bakan ve yanlışı görmekle birlikte doğruları da sayfalarına alan objektif gazetecileri sırf bu duruşları sebebiyle hedefine koyan bu pespaye anlayış ne yazık ki günün birinde kendilerini de vuracaktı ve vurdu. 

Belden aşağı vurmalar, “iddia ediliyor” ibaresine sığınıp olmadık iftiralar atanlar en çok vurdukları yerden vurulduklarında acı gerçekle ve insan şahsiyetinin ve onurunun ne derece önemli olduğu gerçeğiyle yüzleştiler.

Bunlara gerek yok arkadaşlar. Öyle gazetecilik yapın ki sizi öldürmeye gelenler sizde dirilsin. Bugün birileri için çektiğiniz tetik gün gelir size döner. Ve güç dengeleri değiştiğinde kendi acziyetiniz ile yüzleşir ve nedamet getirirsiniz. Bugün size maddi kaynak sağlayan, birilerini yıpratmak adına fonlayan kesimler sizi de satar. 

Yürüdüğünüz yol yol değil. Sizi de ihya etmez şehri de. Ve Yunus’un dediği gibi bir Molla Kasım gelir ve sizi sigaya çeker. 

Ve şunu bilin ki hiçbir kul kınadığını yaşamadan ölmez. 

Ve şunu bilin ki cam köşklerde oturanların komşularına taş atma lüksü olamaz.