Kıskanıyoruz…

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 14 Mayıs tarihini işaret etmesiyle birlikte siyasetin hızlandığını görüyoruz. Hem cumhur ittifakı hem de millet ittifakına mensup siyasi partiler ülke genelinde çalışmalarını sürdürürken ilimizde siyaset düşünen aday adaylarının tatlı telaşlarına şahit oluyoruz.

Kıskanıyoruz…

İlçe ve belde geziyor, STK ziyaretleri yapıyor, açılış ve kongrelerde hazır bulunuyorlar, zaman zaman eski siyasileri ve değerli şahsiyetleri ziyaret ediyorlar. Hepsi de önemli ve değerli çalışmalar.

Aday adayları, sahadaki çalışmaları yanında Ankara ayağını  da boş bırakmıyorlar. Her biri, özel dostlukları bulunan isimlerin tavassutu ve aracılığı ile parti genel merkezlerinde etkili isimlerle görüşüyor ve doğal olarak destek istiyorlar.

Siyasetin doğasında ve teamüllerinde olan bu çalışmaları hemen hemen tüm aday adaylarında görmekteyiz. 

Her biri bu şehrin yetiştirdiği, donanım ve birikimi olan ve her şeyden önemlisi de milletvekili olup bu şehre hizmet etmek amacıyla tüm risk ve maddi-manevi yönünü düşünmeyen bir özgüven ortaya koymalarını takdir ediyoruz ve biraz da kıskanıyoruz.

Niçin kıskanıyoruz?  Çünkü kendilerinde önemli bir donanım, birikim olduğu, kafasında projeleri ve bunu hayata geçirecek tüm parametreleri zihninde çözdüğü halde, cesaret edip de bir adım öne çıkamayan onlarca ismi görüyor, ancak geri durmalarına çok da anlam veremiyoruz.

Bu isimlerde milletvekili olabilecek tüm özellikler var ancak en önemli ve gerekli olan  cesaret yok. Birçoğunda da siyasetin ve milletvekillerinin toplum içindeki konumlarını görünce bir geri duruş seziyoruz. 

Ticaret gibi siyasette de doğru zamanda cesaretle yapılan doğru çıkış hem bunu yapanın hem de şehirlerin kaderinde etkili olabilir.  Biraz da gözü kara olmak lazım. Biraz da tüm risklerine rağmen ayağa kalkıp “ben de varım!” demek lazım.

Ne deniyordu Kurtlar Vadisi’nin o meşhur repliğinde: “Sonunu düşünen kahraman olamaz.” Kahraman adaylarımızı tebrik ediyor ve kıskanıyoruz. 

Sakın yazının başlığından hareketle “kıskananlar çatlasın” deyip ötekileştirmeyin bizi. Zira bizim de sandıkta kullanacak bir oyumuz var ona göre…