Hırçınlaştık, Huysuzlaştık…

Pandemi süreciyle başlayan ve hayatımızın her alanını etkileyen yeni normallerin psikolojiden yaşam tarzına, beşeri ilişkilerden özel hayata kadar birçok alanda etkisi araştırılmış ve önemli bulgulara ulaşılmış.

Hırçınlaştık, Huysuzlaştık…

Florida Eyalet Üniversitesi Tıp Fakültesinden bir ekip tarafından yürütülen araştırma kapsamında, Covid-19 salgınının kişilik üzerindeki etkileri incelenmiş.

7 bin 109 kişinin boylamsal kişilik değerlendirmelerini inceleyen araştırmacılar, "nevrotiklik, dışa dönüklük, açıklık, uyumluluk ve sorumlu hareket etme" olmak üzere, beş faktörlü model kişilik özelliklerini karşılaştırdı.

Araştırmada baz alınan dönemler; salgın öncesi (Mayıs 2014-Şubat 2020), erken salgın dönemi (Mart-Aralık 2020) ve geç salgın dönemi (2021-2022) olarak sınıflandırıldı.

Salgından sonraki aşamalarda genç yetişkinlerin daha huysuz, strese daha yatkın, daha az iş birlikçi ve güvenen ve daha az sorumlu hale geldiği ortaya çıktı.

Orta yaşlı yetişkinlerde (30 ile 64 yaş arası) de küçük değişiklikler gözlemlense de yaşlı yetişkin grubunda istatistiksel olarak anlamlı bir değişiklik görülmedi.

Covid-19 salgınının genç yetişkinlerde kişilik değişimlerine neden olduğuna işaret eden araştırmanın başyazarı Profesör Angelina Sutin, "Bu değişikliklerin geçici mi yoksa kalıcı mı olacağını henüz bilmiyoruz ancak devam ederse uzun vadeli etkileri olabilir" diyerek uyarısını da yapmış.

Bu sonuçlara ulaşmak için metodolojik ilkeler çerçevesinde bilimsel çalışma yapıp literatüre kazandırılması ve bilim dünyasının istifadesine sunulması güzel bir çalışma olmuş.

Ancak bizler, böylesi bir bilimsel çalışma olmadan bile bu kanıya ve sonuca vardıran çevremizde birçok örneğini görüyor ve hatta kendimizden biliyorduk.

Pandemi öncesi daha dingin, anlayışlı, yapıcı ve karşıdakiyle empati kurabilen çevremizdeki birçok insanın pandemi sonrası nasıl hırçınlaştıklarını, nasıl anında parlayıp esip gürlediklerini, kırıp döküp çekip gittiklerini, iletişimin ikinci dakikasında atarlanıp sudan sebeplerle küstüklerini, inadına ve tersine işleri yapmaktan zevk aldıklarını ve hatta kavgadan beslendiklerini gördük, görüyoruz ve yaşıyoruz.

Her ne kadar bilim adamları bu davranış kalıplarının kalıcı olup olmadığı konusunda kesin bir yargıya varamamış olsa da bizim sahadan gözlemimiz ve teşhisimiz odur ki alışkanlıklar yapıştı kaldı kişiliklere ve duygu durum bozuklukları olarak yansıdı sosyal ilişkilere. Anlayacağınız hırçınlığımız baki, kırgınlarımız ebedi, kırılganlıklarımız her dem vaki…