Hiç Çekilmiyorlar!

Bazı isimler gerçekten çekilecek gibi değil. O çok sevdikleri ve her fırsatı değerlendirip çağrılmadıkları ortamlarda herkes yüzünü çeviriyor, kimse göz göze gelmek istemiyor, hele muhabbet hiç etmek istemiyor. İnsanların bu genel tavrına karşın bu tür kişiler alabildiğine pervasız ve özgüven patlaması yaşıyorlar.

Hiç Çekilmiyorlar!

Sanıyorlar ki girdikleri ortamda kendileriyle sohbet etmek için can atan birçok kişi var. Sanıyorlar ki topluluklardaki her bir isim kendisiyle iletişim kurmaya aç ve teşne…

Nasıl bir ruhsal yapıları ve psikolojileri  varsa artık çevrenin,  kendisine olan olumsuz bakışlarını anlamamaktan da uzaklar.

Kendilerini dünyanın merkezine koyan, zoraki iletişim ve dostluk kurmak gibi bir yüzsüzlük içinde olan kişilerden kaçmak için siz ne kadar gayret gösterseniz de gelip sizi buluyorlar. 

Olmadık yerden çıkıyor, olmadık muhabbetleri zoraki yapmak istiyorlar. Siz de bir an önce sözünü söylesin de gitsin diye az buçuk karşılık verip tebessüm ettiyseniz vay halinize. İkinci gün ya iş yerinizde ya da evinizde konuğunuz olmak için sebep oluşturuyor. Ve geldiğinde de başta siyasiler ve protokolü kastederek, “dün şununla görüştüm, geçen beni davet etti, ona dedim ki şöyle yap” ile devam eden yığınla  ego kokan cümleleri dinlemekten bizar ve yorgun düşüyorsunuz.

Bu tip insanlarla yaşamak gerçekten zor ve sıkıcı. Oysa insani ve etik değerleri az daha öne çıkarsa, kendisini değil de karşıdakini anlamaya çalışsa daha sağlıklı bir iletişim kurulabilir.