Hazandır Geçer…

Sonbaharı doya doya yaşıyorken, hazan mevsiminin hüzne evrildiği bir zaman diliminin tadını çıkarırken birden ve aniden bir kışa yakalandık gibi.

Hazandır Geçer…

Uzun süreden beri devam eden güneşli günler pazartesinden itibaren yerini yağışlara ve soğuk günlere bıraktı.

Mevsimsel geçiş sürecini gömlekten- kabana sert bir dönüşle yaptık.  

Tohumu kucağına almış yağmuru bekleyen bereketli topraklarımız vardı yeşermek için belki. Fakat bu değişim ani ve çok keskin oldu.

Biz daha ne ilçeler ne beldeler ne şehirler görecektik oysa son baharı kuşanmış. Hazanın hüznünü zihnine kazımış nice mekânlar gezecektik. 

Tam da hazırlık yapıyorduk bu mevsimin cazip kıldığı güney illerine, kala kaldık şemsiyemiz ve kabanımızla. Bu da demektir ki bahara erteledik gibi bu seyr-ü seferlerimizi

Olsun.. Biz de içimizde ve ruhumuzda bir yolculuk yaparız özlenen diyarlara ve mekânlara. Hayalleri hatıralarla yoğurur, buradan bir şiir yazar beste yaparız geçmişin mutlu mesut günlerine…

Hazandır bu geçer. Hüznü de alır gider ki bahar gelsin…