Futbol sahalarında hayati dakikalar: acil eylem planları hayat kurtarıyor

Modern futbolun artan temposu ve fiziksel mücadelesi, sporcu sağlığı açısından acil müdahale hazırlıklarının önemini her geçen gün daha da artırıyor. Futbol sahalarında meydana gelebilecek kalp durması, kafa ve boyun travmaları, bilinç kaybı, kırık, çıkık ve bağ yaralanmaları gibi ciddi durumlarda uygulanacak Acil Eylem Planları (AEP), saniyelerin bile hayati önem taşıdığı müdahalelerde kritik rol oynuyor.

Haberin Özeti

  • Spor Bilimci Prof. Dr. Süreyya Yonca Sezer, futbol sahalarındaki Acil Eylem Planları'nın kriz anındaki kaosu önleyerek sporcu hayatını kurtarmada kritik rol oynadığını vurguladı.
  • Sezer, başarılı müdahale için net görev dağılımı, OED gibi ekipmanlara anında erişim ve sağlık ekibiyle düzenli tatbikatların zorunlu olduğunu belirtti.
  • Acil Eylem Planları'nın amatör ve altyapı sahalarında da uygulanması gerektiğini belirten Sezer, federasyonların standartları tüm liglere yaymasını önerdi.

Spor Bilimci Prof. Dr. Süreyya Yonca Sezer, futbol sahalarında acil eylem planlarının yalnızca yazılı bir belge olarak kalmaması gerektiğini belirterek; görev dağılımı, ekipman erişimi, ambulans koordinasyonu ve düzenli tatbikatların sistemin temel unsurları olduğunu vurguladı.

“AMAÇ, KRİZ ANINDAKİ KAOSU ÖNLEMEK”

Acil Eylem Planı’nın, sahada meydana gelebilecek ciddi sağlık sorunlarında kimin, ne zaman ve nasıl hareket edeceğini önceden belirleyen yazılı ve uygulamalı bir protokol olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sezer, şöyle konuştu:

“Temel amaç kriz anındaki kaosu engellemek ve ‘altın dakikalar’ olarak adlandırdığımız ilk müdahale süresini en verimli şekilde kullanmaktır. Sahadaki organize bir müdahale yalnızca bir sporcunun kariyerini değil, doğrudan bir insan hayatını kurtarabilir.”

ÜÇ TEMEL UNSUR

Acil müdahalenin başarılı olabilmesi için üç temel unsurun gerekli olduğunu belirten Sezer, bunları görev dağılımının netliği, ekipman erişilebilirliği ve düzenli tatbikatlar olarak sıraladı.

Sezer, “Müdahale anında kimin Otomatik Eksternal Defibrilatörü (OED) getireceği, kimin ambulans yolunu açacağı ve kimin sporcunun hava yolunu güvence altına alacağı önceden belirlenmelidir. OED, sedye, boyunluk ve diğer temel tıbbi ekipmanlar çalışır durumda ve sahaya saniyeler içerisinde ulaştırılabilecek konumda bulunmalıdır. Ayrıca sağlık ekibi, hakemler ve kulüp personeli belirli aralıklarla kriz senaryolarını uygulamalı olarak tatbik etmelidir” dedi.

“ACİL EYLEM PLANLARI SADECE PROFESYONEL LİGLERİN KONUSU DEĞİL”

AEP uygulamalarının yalnızca büyük stadyumlar ve profesyonel liglerle sınırlı tutulmaması gerektiğine dikkat çeken Sezer, altyapı ve amatör sahalarda da aynı hassasiyetin gösterilmesi gerektiğini söyledi.

Sezer, kulüplerin sağlık ekiplerini güncel ilk yardım ve travma protokolleri konusunda sürekli eğitmesi, federasyonların ise acil eylem planlarını tüm liglerde uygulanabilir bir standart haline getirmesi gerektiğini belirtti.

EKİPMAN KADAR ERİŞİM DE ÖNEMLİ

Bir tesisin acil durumlara hazır olup olmadığının yalnızca belgeler üzerinden değerlendirilemeyeceğini kaydeden Sezer, saha uygulamasının önemine dikkat çekti.

Tesiste güncel ve yıllık olarak revize edilmiş bir AEP bulunup bulunmadığının ilk kontrol noktası olduğunu belirten Sezer, ardından kriz anında kimin liderlik edeceği, kimin sağlık ekibini yönlendireceği, kimin iletişimi sağlayacağı ve güvenlik görevlerinin kimler tarafından yürütüleceğinin netleştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Özellikle OED cihazının sahaya kısa sürede ulaştırılabilecek bir noktada bulunmasının önemine değinen Sezer, cihazın batarya ve ped kontrollerinin düzenli yapılması gerektiğini söyledi. Omurga yaralanmalarında kullanılabilecek spinal board, servikal boyunluk ve hava yolu ekipmanlarının da eksiksiz ve ulaşılabilir durumda olması gerektiğini vurguladı.

AMBULANS GÜZERGÂHI ÖNCEDEN BELİRLENMELİ

Acil durumlarda zaman kaybının önlenmesi için ambulans giriş ve çıkış yollarının da önceden planlanması gerektiğini belirten Sezer, “Ambulansın sahaya giriş ve çıkış koridoru tamamen engelsiz olmalıdır. Sabit ambulans bulunmuyorsa 112 Acil Çağrı Merkezi ile iletişim protokolü ve en yakın hastaneye ulaşım süresi önceden planlanmalıdır. Tesisin açık adresi, 112’ye verilecek tarif ve yön haritası hazır bulunmalıdır” ifadelerini kullandı.

“PLAN SAHADA TEST EDİLMELİ”

Acil Eylem Planı’nın gerçekten işleyip işlemediğini anlamak için uygulamalı testlerin yapılması gerektiğini dile getiren Sezer, üç aşamalı bir değerlendirme yapılabileceğini söyledi.

Bunların ulaşılabilirlik testi, ulaşım hattı testi ve bilgi-re aksiyon testi olduğunu belirten Sezer, OED ve spinal board gibi ekipmanların kısa sürede sporcunun yanına ulaştırılıp ulaştırılamadığının, ambulans güzergâhında herhangi bir engel bulunup bulunmadığının ve görevlilerin acil durumdaki sorumluluklarını bilip bilmediğinin test edilmesi gerektiğini ifade etti.

Sezer, “Bu üç test olumlu sonuç veriyorsa, sahada yaşayan ve sporcu güvenliğini gerçekten sağlayan bir acil eylem planından söz edebiliriz. Sezon başında ve belirli aralıklarla yapılan simülasyon tatbikatları sistemin işlerliğini güçlendirir” dedi.

TÜRKİYE İLE DÜNYA ARASINDA KOORDİNASYON FARKI

Türkiye’deki uygulamalar ile uluslararası futbol organizasyonlarındaki yaklaşımları da değerlendiren Prof. Dr. Sezer, özellikle üst düzey futbol organizasyonlarında ekipman kadar ekipler arasındaki koordinasyonun da ön plana çıktığını belirtti.

Sezer, uluslararası uygulamalarda maç öncesinde sağlık ekipleri, hakemler, takım doktorları ve ilgili görevliler arasında acil müdahale planlarının gözden geçirilmesinin önemli olduğunu ifade ederek, Türkiye’de de özellikle simülasyon ve koordinasyon kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Alt liglere ve altyapılara inildikçe sağlık hizmetleri açısından standart farklılıklarının daha belirgin hale gelebildiğine dikkat çeken Sezer, “Kalp durması veya omurga travması lig ayırt etmez. Bu nedenle acil sağlık standartlarının tüm seviyelerde mümkün olduğunca eşitlenmesi gerekir” diye konuştu.

“İLK 60 SANİYE KRİTİK”

Gelişmiş futbol organizasyonlarında sağlık dışı personelin de temel acil müdahale konusunda eğitim aldığını belirten Sezer, hakemler, antrenörler ve saha görevlilerinin CPR ve OED kullanımı konusunda uygulamalı eğitimlerden geçirilmesinin önemine dikkat çekti.

Sezer, sahadaki ilk dakikalarda yapılacak doğru müdahalenin hayati önem taşıdığını vurgulayarak, sağlık ekipleri sahaya ulaşıncaya kadar görevli personelin temel yaşam desteği konusunda ne yapacağını bilmesi gerektiğini ifade etti.

“HER KULÜPTE UYGULAMALI KRİZ SİMÜLASYONU YAPILMALI”

Türkiye’de acil eylem planlarının geliştirilmesi için Türkiye Futbol Federasyonu ile Spor Bilimleri Fakülteleri arasında iş birliği yapılmasını öneren Prof. Dr. Sezer, kulüplerin yalnızca ekipman ve personel bulundurmasının yeterli olmadığını belirtti.

Sezer, her sezon öncesinde kulüp doktoru, masör, saha güvenlik görevlileri ve stat sorumlularının katılımıyla uygulamalı kriz simülasyonlarının yapılabileceğini ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı:

“Acıl eylem planını sadece ‘sahada ambulans var mı?’ sorusuyla değerlendiremeyiz. Asıl mesele kriz anındaki reaksiyon hızı, görev disiplini ve koordinasyondur. Futbolda performans ve antrenman bilimi kadar sporcu sağlığı ve güvenliği de oyunun ayrılmaz bir parçasıdır.”