Bu Ramazanda yardımlarımız Gazze için…
Yıllardır devam eden ve katil İsrail tarafından büyük bir yıkıma maruz kalan Gazze'de insanlar Ramazan ayına büyük bir yokluk ve zorluk içerisinde girdi. Yeniden ayağa kalkması yıllar sürecek Gazze halkı için bu yükü bir nebze de olsa hafifletecek ve Ramazan ayında yaraları saracak yardımlar ise büyük önem taşıyor.
Fecir Eğitim Yardım ve Dostluk Derneği Başkanı ve İbrahim Kayaoğlu, Ramazan ayında büyük bir zorlukla baş başa kalan Gazze için yapılması gerekenleri Hakimiyet Haber’e anlattı. Uzun bir süredir Gazze için Elazığ’dan örnek bir gayret ve çalışma aşkıyla büyük bir mücadele ortaya koyan Kayaoğlu, Ramazan ayında bu yardımların çok daha fazla önem taşıdığını belirtti.
“GAZZE’DE ÇOK BÜYÜK FELAKETLER YAŞANDI”
Katil İsrail tarafından Gazze’de yapılan vahşeti rakamlarla anlatan Kayaoğlu, “Geçmişte Kudüs Platformu’nda, yakın zamanda ise El Aksa Platformu’nda dönem sözcülüğü yaptım. Şu anda da El Aksa Platformu’nda hizmet etmekteyim. Gazze denince, savaş başladığından bu yana yaklaşık 15 milyon metreküp enkaz oluştu. 90 binin üzerinde bina yıkıldı. Dolayısıyla yerleşim yerlerinden bahsedecek olursak orada ne altyapı kaldı ne elektrik ne su; hiçbir şey kalmadı. Şu anda 70 binin üzerinde insanın hayatını kaybettiği; bunun 20 bininin çocuk, 10 binden fazlasının kadın ve 4 binden fazlasının da yaşlı olduğu bir yerden bahsediyoruz. Yaklaşık 170 bin yaralı var. Ayrıca bin yedi yüz civarında sağlık çalışanı hayatını kaybetti ve bir kısmına da İsrail tarafından el konuldu. Gazze’de çok büyük felaketler yaşandı.” şeklinde konuştu.
“GAZZE HALKI AÇLIK, YOKLUK VE HAVA ŞARTLARIYLA MÜCADELE EDİYOR”
Gazze’de yaşayan insanların yaşadıkları ağır soykırıma rağmen vatanlarını terk etmediğini ve günümüzde de yeni bir sınavla karşı karşıya olduklarını vurgulayan Kayaoğlu, “Yaklaşık otuz sekiz hastaneden 25’i hizmet dışı kaldı, 13’ü ise kısıtlı imkânlarla hizmet vermeye çalışıyor. Elektrik ve oksijen santrallerinin yok olduğu bir yerden söz ediyoruz. Yetersiz beslenme nedeniyle 5 yaş altındaki 50 bin çocuk şu anda perişan hâlde. Bu kadar büyük bir yıkımın ve soykırımın yaşandığı, insanların yerlerinden ve yurtlarından edilmek istendiği bir durum söz konusu. Ancak oradaki insanlar, kendi vatanlarına sahip çıkmak adına, ölme pahasına hayatlarını sürdürmeye ve mücadele etmeye devam ediyor. “Ölürsek şehit oluruz, kalırsak vatanımızı kurtarırız” anlayışıyla mücadele ediyorlar. Sadece savaşla değil; açlıkla, yoklukla ve ağır hava şartlarıyla da mücadele ediyorlar.” dedi.
“GAZZE İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ”
Başkan Kayaoğlu, Elazığ’da kamu kurumlarıyla birlikte koordineli bir şekilde Gazze için mücadele ettiklerini belirterek, şunları söyledi:“Bütün bunlara rağmen orada hayat devam ediyor. İsrail’in gerçekleştirdiği bu büyük yıkım karşısında Allah’ın lütfuyla ve ümmetin fertlerinin destekleriyle ayakta kalmaya çalışıyorlar. İnanıyoruz ki müminler bir bedenin uzuvları gibidir. Bir yerimiz ağrıdığında diğer uzuvlarımız da o acıyı hisseder. Kolum kırıldığında başım “Niye benim kolum kırıldı, bana ne?” demez. Vücudun bir yerinde sıkıntı olduğunda diğer kısımlar da bundan etkilenir. Gazze’de yapılan zulüm, haksızlık ve zalimliklere karşı bizler de bir mümin olarak; devletimiz ve İslam ülkelerinin kısmen destekleriyle, ülkemizde ve özelde Elazığ’ımızda çalışmalar yürütüyoruz. Burada devlet bir bütün hâlinde; valiliğimiz, belediyemiz, özellikle Elazığ Belediyemiz ve sivil toplum kuruluşlarımız bu konuda ciddi adımlar attı. Bu çalışmaları takip ediyor ve somut sonuçlar alıyoruz.”
“EL AKSA PLATFORMU ÖNEMLİ ÇALIŞMALARA İMZA ATTI”
Gazze için kurulan El Aksa Platformu hakkında da bilgiler veren Kayaoğlu, “Elazığ’da bu savaş başladığından bugüne kadar sivil toplum kuruluşları olarak neler yapabileceğimizi düşündük. El Aksa adı altında 15 derneğin bir araya gelmesiyle bir platform oluşturduk. Bu platformun kuruluş amacı, savaşa karşı direnen kardeşlerimize nasıl destek olabileceğimizi ve onlara nasıl yardım edebileceğimizi gündeme taşımaktı. Şehrimizde mitingler düzenledik. Halkın bu konuda bilinçlenmesini sağlamaya çalıştık. Okullarımızda millî birlik ve beraberliğimizi anlattık. İsrail’in zulmünü ve “arz-ı mevud” olarak adlandırdıkları bölgenin kendi sınırlarımız içinde olduğunu, bu bölge üzerinde hak iddia ettiklerini ifade ederek; buna karşı millî birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek amacıyla bilinçli çalışmalar yürüttük.” ifadelerini kullandı.
“ELAZIĞ HAN YUNUS İÇİN TEK YÜREK”
Gazze’nin yeniden ayağa kalkması adına Elazığ’ın tek yürek olduğunu hatırlatan Kayaoğlu, şu bilgileri verdi: “Elazığ olarak Han Yunus’ta savaş sonrası ateşkes sağlandıktan sonra, özellikle Han Yunus denilen ve yıkım ile enkazın çok fazla olduğu bir bölgede, Han Yunus Belediyesi ile Elazığ Belediyemizin kardeş şehir olmasını sağlamaya çalıştık. Buradan Elazığ Belediye Başkanı’na, özellikle belediye başkanımıza ve meclis üyelerine çok teşekkür etmek istiyorum. Meclis üyelerimiz oy birliğiyle, oradaki bir mahallenin enkazının kaldırılması için karar aldı. Şu anda resmî prosedürler devam ediyor. İnşallah o mahallenin enkazı kaldırılacak. Zaten büyük ölçüde kaldırıldı ancak prosedürler devam ediyor. Oradaki enkaz kaldırıldıktan sonra Elazığ’daki sivil toplum kuruluşları olarak bölgede bir mescit, bir sağlık kabini ve bir de okul inşa etmeyi planlıyoruz. Yapacağımız çalışmaların hiçbiri betonarme yapılardan oluşmayacak; tamamı konteynerlerden yapılacak. Bu çalışmaların hazırlıklarını hızlı bir şekilde sürdürüyoruz. Umuyorum kısa zamanda bu yerler hizmete girecek.”
“KARDEŞ ŞEHRİMİZ HAN YUNUS İÇİN DUYARSIZ KALMALAYALIM”
Yapılan çalışmalarla ilgili bilgiler de aktaran Kayaoğlu, Ramazan ayında bu yardımların çok daha büyük bir önem taşıdığını vurgulayarak, “Ayrıca malumunuz Ramazan ayındayız. Kardeş şehir olmamız dolayısıyla bütün çalışmalarımızı Han Yunus bölgesine kaydırdık. Şu anda faaliyetlerimizi Han Yunus’ta yürütüyoruz.”
“BELEDİYE BAŞKANIMIZ ŞAHİN ŞERİFOĞULLARI GAZZE’YE ÖNEMLİ BİR HASSASİYET VE CİDDİ BİR YARDIM DESTEĞİ SAĞLIYOR”
Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, belediye çalışanlarıyla birlikte Han Yunus’ta günlük bin kişilik iftar organizasyonlarını bizzat takip ettiğini ifade eden Kayaoğlu; “Bu çalışma tamamen belediye çalışanları ve belediyemizin koordinasyonunda ciddi şekilde devam ediyor. Günlük bin kişilik iftar soframız da bugün itibarıyla kurulmaya başlandı. Bu çalışmaların öncülüğünü Elazığ Belediye Başkanımız Şahin Şerifoğulları nezdinde Elazığ yürütüyor. Biz de sivil toplum kuruluşları olarak bölgede iftar sofraları kurmaya çalışıyor, ayrıca oradaki vatandaşlara maddi destekte bulunuyoruz. Ateşkesten sonra günlük iki yüz elli tırın bölgeye girmesi yönünde anlaşma yapılmış olmasına rağmen, maalesef günde yalnızca otuz kırk tır giriş yapabiliyor. Bölgede yaklaşık iki milyon insan yaşıyor. Bu nedenle olaylara duyarsız kalmadan çalışmalarımızı sürdürmemiz gerekiyor.” şeklinde konuştu.
“İSRAİL ANLAŞMALARA UYMUYOR”
Gazze’de katil İsrail’in anlaşmalara uymayarak sorun çıkarmaya devam ettiğini belirten Kayaoğlu, “İsrail’in anlaşmalara uymadığını biliyoruz. Onların amacı yıkmak; bizim amacımız ise yıkıma engel olmak, yıkılan yerleri onarmak ve halkın yeniden normal bir yaşama kavuşmasını sağlamak. Bu noktada sabrediyoruz. Sabrın sonu selamettir. Yapılanların bir gün karşılık bulacağına inanıyoruz. Dünyada da bu gelişmelerin çeşitli yansımaları görülmeye başlandı. Epstein dosyalarının ortaya çıkmasıyla birlikte Amerika Birleşik Devletleri yöneticileri ciddi sıkıntılar yaşıyor. Bu sıkıntıların büyüyeceğini umut ediyorum. Bu nedenle ABD Başkanı Trump’ın farklı yönlere sert söylemler geliştirdiğini görüyoruz. Ancak onların bir hesabı varsa Allah’ın da bir hesabı var. Allah’ın gücünün her şeyin üzerinde olduğuna inanıyoruz. Rabb’imiz bize okumayı, çalışmayı ve teknolojiden faydalanmayı emrediyor. Bu alanda en iyi noktaya ulaşmak için devletimiz ve milletimiz el birliğiyle çalışıyor. İnşallah o günleri göreceğiz. Çünkü teknolojiden faydalanmadan bu süreçlerin yürütülmesi mümkün değil.” dedi.
“GÜÇLÜ OLMAK ZORUNDAYIZ”
Başkan Kayaoğlu, “Gençlerimizin bu bilinçle yetişmesi gerekiyor ki çağın teknolojisine ayak uydurup en güzel gelişmeleri sağlayabilsinler. İsrail ve siyonist anlayışın güçten anladığını düşünüyoruz. Bu nedenle vatanımızı korumak adına güçlü olmak zorundayız. Topraklarımızın çok kıymetli olduğunu biliyoruz. Ayrıca İslam dünyasında liderlik sorumluluğu üstleneceğimize inanıyoruz. Ülkemiz ve bizler, çalışmalarımızı bu doğrultuda düzenlemeye gayret ediyoruz. Mücadelemiz bu yönde. İnşallah hedeflerimize ulaşırız. Niyet hayır olursa akıbet de hayır olur. Amacımız, orada çaresizlik içinde olan insanlara Allah’ın izniyle bir çözüm olabilmek. Bunun mücadelesini veriyoruz. Bu mücadeleyi sürdürürken Allah’ın rızasını kazanmayı temenni ediyorum.” ifadeleriyle açıklamasını sonlandırdı.