Yılmaz: 'Palu, bölgenin cazibe merkezi olabilir'

Elazığ'ın köklü ilçelerinden Palu, milattan önceye uzanan tarihi, Murat Nehri kıyısındaki stratejik konumu ve zengin kültürel mirasıyla dikkat çekiyor. Araştırmacı yazar Sami Yılmaz'ın değerlendirmeleri, Palu'nun geçmişten günümüze uzanan tarihini ve turizm açısından taşıdığı büyük potansiyeli gözler önüne seriyor.

Elazığ’ın tarihi ilçelerinden Palu, binlerce yıllık geçmişi, tarihi yapıları ve doğal güzellikleriyle Doğu Anadolu’nun önemli kültür merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Ancak sahip olduğu zengin mirasa rağmen ilçenin turizm açısından hak ettiği tanıtımı yeterince alamadığı ifade ediliyor. Araştırmacı yazar Sami Yılmaz’ın değerlendirmeleri, Palu’nun kadim geçmişini ve turizm potansiyelini yeniden gündeme taşıdı.

Yılmaz: 'Palu, bölgenin cazibe merkezi olabilir'

TARİHİ MİLATTAN ÖNCEYE DAYANIYOR

Sami Yılmaz yaptığı açıklamada,“Tarihi milattan önceye uzanan Palu’da bilinen en eski uygarlıklar Hurriler, Hititler ve Urartular olarak biliniyor. Eski kaynaklarda ilçenin adının “Şebeterira” veya “Sebeterius” olarak geçtiği belirtilirken, Zazaca’da “Pali”, Ermenice’de ise “Balu” ya da “Balo” olarak anıldığı ifade ediliyor.Urartu dönemine ait en önemli eserlerden biri olan Palu Kalesi’ndeki çivi yazılı kitabe, Urartu Kralı Menua’nın bölgedeki fetihlerini anlatıyor. M.Ö. 804 yılında Murat Nehri’ni geçen Menua’nın Palu’yu fethettiği ve burada Haldi adına bir tapınak yaptırdığı kitabelerde açıkça yer alıyor.”dedi.

Yılmaz: 'Palu, bölgenin cazibe merkezi olabilir'

1 BELDE, 36 KÖY VE 10 MAHALLE BULUNMAKTADIR

Yılmaz sözlerine şöyle devam etti:“1 belde, 36 köy ve 10 mahalle bulunmaktadır. Beyhan Beldesi'nde 4 mahalle mevcuttur. 2020 yılı sonu itibarıyla toplam nüfusu 18.754, merkez nüfus ise 9.509'dur. Güneyde Arıcak ve Alacakaya, kuzeyde Kovancılar ilçesi, doğuda Bingöl ili, güneydoğuda Bingöl Genç ilçesi ve batıda Elazığ Merkez ile komşudur. İlçenin yüzölçümü 730 km²’dir.Palu ilçe merkezinin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 869 metredir.”dedi.

STRATEJİK KONUMUYLA ÖNE ÇIKTI

Yılmaz,“Palu, tarih boyunca coğrafi konumu nedeniyle önemli bir jeopolitik merkez oldu. Özellikle Murat Nehri üzerinde kurulan köprü sayesinde kuzey–güney ticaret yollarının önemli geçiş noktalarından biri haline geldi.Eski kaynaklarda Palu’daki köprünün İstanbul ile Bağdat arasındaki ticaret yolunun önemli bir bağlantı noktası olduğu belirtiliyor. Bu durum ilçenin ticari ve stratejik önemini artırırken, Palu’yu aynı zamanda üretim ve ticaret merkezi haline getirdi.”dedi.

PALU BEYLİĞİ’NİN KURULUŞU

Palu Beyliği’nin kuruluş hakkında da açıklamalarda bulunan Yılmaz,“Palu’nun siyasi tarihinde önemli bir yere sahip olan Palu Beyliği, Kara Cemşid Bey tarafından kuruldu. Eğil Beyleri soyundan gelen Cemşid Bey’in 15. yüzyılın sonlarında Palu’yu fethederek yönetim merkezini buraya taşıdığı biliniyor.Çaldıran Seferi’ne katılarak Osmanlı’ya bağlılığını bildiren Cemşid Bey’in, uzun yıllar Palu’yu yönettiği ve bölgenin imarında önemli çalışmalar yaptığı ifade ediliyor. Karacimşid Hanedanı’nın yönetimi Cumhuriyet dönemine kadar devam etti.”diye konuştu. 

TARİHİ YAPILARIYLA DİKKAT ÇEKİYOR

Ünlü seyyah Evliya Çelebi’nin “göğe baş uzatmış bir kale” sözleriyle tanımladığı Palu Kalesi’nin  ilçenin en önemli tarihi yapılarından biri olarak kabul edildiğini ifade eden Yılmaz,“Kale içerisinde Urartu dönemine ait kaya mezarları, su sarnıçları, tüneller ve tapınak kalıntıları bulunuyor.Murat Nehri üzerinde bulunan ve Roma dönemine kadar uzanan Palu Köprüsü de ilçenin simge yapıları arasında yer alıyor. 156 metre uzunluğunda ve 9 kemerli olan köprü, Bizans, Artuklu ve Osmanlı dönemlerinde çeşitli onarımlar gördü.İlçede ayrıca Ulu Camii (Kırklar Camii), Cemşid Bey Külliyesi, Alacalı Mescit, Merkez Camii, Küçük Camii, Surp Lusavoriç Kilisesi ve Çarşıbaşı Hamamı gibi birçok tarihi yapı bulunuyor.”dedi. 

Yılmaz: 'Palu, bölgenin cazibe merkezi olabilir'

TURİZMDE BÜYÜK POTANSİYEL

Sami Yılmaz,“ Palu her ne kadar devrin ve devranın değişmesi ile eski stratejik ve ticari önemini kaybetse de 1820’li yılların sonunda Palu'ya gelen Şeyh Ali Septi  hazretleri ile birlikte bir inanç merkezi haline gelmiştir.  Palu, sahip olduğu tarihi yapıları, Türk, Kürt, Zaza, Ermeni kültürü, başta yakın zamanda coğrafi işaret tescili alan Palu Tava olmak üzere gastronomisi, içinden nehir akan şehir vasfı, coğrafi güzelliği ve inanç merkezi olma durumu ve türbeleri, dağcılık, trekking, su sporları ve rafting turları, piknik ve mesire alanları ile büyük bir tarih, kültür ve inanç turizmi potansiyeline sahiptir. Kamu ve özel sermaye yatırımları doğru yönlendirilebilirse yeniden bölgenin en büyük cazibe merkezlerinden biri olabilir.”dedi.

Yılmaz: 'Palu, bölgenin cazibe merkezi olabilir'

PALU’NUN ESKİ TİCARET YOLLARINDAKİ YERİ NEYDİ?

Palu eski yıllardaki ticareti hakkında da bilgiler veren Yılmaz,“Ülkemiz içinde Ağrı'dan başlayıp Şanlıurfa’ya kadar bir hat çizen Murat/Fırat nehri, ticaret yolu üzerinde büyük bir engel olarak görülse de Palu’daki köprü bu engelin aşılması noktasında büyük önem arz etmektedir. Zamanında güney-kuzey bağlantısını sağlayan tek ulaşım ve geçiş yeriydi. Tarihi kaynaklarda İstanbul’u Bağdat’a bağlayan köprü olarak geçmiştir. Palu’nun gelişmesi ve ticari bir merkez oluşumunda da bu köprünün büyük önemi vardır. Köprü ile birlikte Palu'nun Jeopolitik ve Jeostratejik önemi ticareti de büyük ölçüde etkileyerek Palu'yu, üretim, tarım, hayvancılık ve ticaretin merkezi haline getirmiştir.”dedi. 

İLÇEDEKİ TARİHİ CAMİ VE KÖPRÜLERİN YAPIM SÜRECİ HAKKINDA NE BİLİYORUZ?

Evliya Çelebi’nin “göğe baş uzatmış bir kale” diye nitelediği Palu Kalesi’nin önemli bir tarihi yer olduğunu ifade eden Yılmaz,“Kale; Artuklu, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde savunma amaçlı olarak kullanılmış. Modern yerleşim merkezinin 1 kilometre kadar doğusunda sarp bir kayalık üzerinde yer alan kale bir tünel ile nehir yatağı ile bağlantılıymış ve bu tünel kaleye su taşımak ya da kaleden gizlice kaçmak gibi amaçlarla kullanılırmış. Urartu Dönemi’nde Palu ”Sebeteria” ismi ile bir sınır kenti olduğu için kalede çivi yazısı ile hazırlanmış bir de kitabe var. Kayaya oyulmuş 3,40 metreye 1,50 metre boyutlarındaki bir nişin içerisinde Asur Çivi Yazısı ile kaleme alınmış metin Urartu Kralı Menua tarafından diktirilmiş.Bu yazıttan başka kalenin içerisinde Urartu yöneticileri için hazırlanmış ve ev boyutunda 3 kaya mezarı, tahıl ambarları, su sarnıcı, kaya merdivenleri, tapınma nişleri ve cephanelik gibi bölümler de bulunuyor. Artuklu Hükümdarı Belek Gazi’nin karısı Ayşe Hatun ile olan düğünlerini bu kalede yaptıkları biliniyor.”dedi.

MURAT NEHRİ’NİN BÖLGE TARİHİNDEKİ ÖNEMİ 

Yılmaz son olarak,“Nehirler her ne kadar ekosistem içerisinde bir avantaj olarak kabul edilse de tekniğin ve teknolojinin olmadığı eski dönemler için bir dezavantaj durumuna dönüşebiliyor. Ticaret ve savaş yolları için büyük engel olan nehirler,üzerine yapılan köprüler ile şehri cazibe merkezi yapabiliyor. Palu da tarih boyunca Murat nehrinden hem ticari olarak faydalanmış (balıkçılık, tarım vb.) hem taşımacılıkta kullanmış (arşivlerde murat nehri üzerinden sallar ile Keban'da ki maden ocağı için odun taşımacılığı yapıldığı yazılıdır) hem de üzerine köprü yaparak şehri cazibe merkezi haline getirmiştir.”dedi.