Harput türküsünün aslı ve öyküsü:
1940'lı yıllarda Harputlu bir genç askere, ilk defa gurbete gider. Arkadaşlarının mektupları gelir okurlar. Harputlu gencin mektubu gelmez. Çok üzülür. Bir kış günü mektubuna şöyle yazmış özlem içinde;
Kar mı yağmış şu Harput'un başına
Gurban olam toprağına taşına
Vadem gelir gurbet elde ölürsem
Dertli yazın mezarımın taşına
Bir ah çeksem karşıki dağlar yıkılır
Bugün posta günü canım sıkılır
Ellerin mektubu gelmiş okunur
Benim yüreğime hançer sokulur
O yıllarda böyle söylenirdi. Yaşım icabı bilirim. Şiir sanatı olarak da doğrusu budur.
Ankara Elazığ kültür derneğinin büyük emek ve çalışmayla meydana getirdiği Harput senfonisinde Harput türküsünü aslına uygun olarak okunmasını sağladım.