Tuncer SÖNMEZ

Fakirin ölümü

Tuncer SÖNMEZ

Sırtüstü yata yata gözü kaldı tavanda
Perişan ve çaresiz yatağa düştü kaldı 
Soğuk sert rüzgarların estiği bir zamanda 
Garibim yatağında titredi çok daraldı

İşte böyle ölümü karşılarken bir adam
Sessiz çığlığı onun pencerede kırık cam
Bakın ezan bir başka okunuyor bu akşam 
Yine bir garibimin kapısı acı çaldı

Fakirlik yoksulluğun acımasız kırbacı 
Sıcak oda sıcak el olacaktı ilacı 
Sahipsiz kimsesizlik bakımsızlık çok acı 
Acıların içinde sonsuz uykuya daldı

Şu zemheri ayında durmak bilmez fırtına 
Isınmak için canım çek toprağı sırtına 
Açlık sınırı yazmış felek senin kartına
Acıların içinde sonsuz uykuya daldı

Kısmeti tutsak kalmış işverenin elinde 
Sen garip gurabaydın siyasetin dilinde 
Süründün sürüklendin şu hayatın selinde 
Terlerin aktı gitti elde nasırlar kaldı

Güzelim ömrümüzü çoğumuz böyle yaktık 
Her gün sığındığımız hayalleri bıraktık 
Kimsenin vicdanına seslenmiyorum artık 
Kim bilir ömürlerde acep ne sırlar kaldı 

Yazarın Diğer Yazıları