Erol KARA

BAŞSAVCI VİDİN KALESİ GİBİ

Erol KARA

Omurgasız konuları yazmam. O yüksek manevra kabiliyetli kalemlerin olsun. Ben kendi bildiğimi söyler, kendi bildiğimi yazarım.

Benim davamda, Sevdam da bu vatan. Zaten benim kalemim vatan hainlerini ve hainlere destek veren sapkınları hiç sevmez.

Geçtiğimiz gün Elazığ Cumhuriyet Başsavcısı Habib Korkmaz ile bir röportaj yaptık. Yakın tarihin en keyifli röportajını yaptım desem inanmazsınız.

Ne konuştuk eminim okumuşsunuzdur.

Tam da Umudum tükendi. “Güvendiğim dağlara kar yağdı” çünkü. Hakkı yazdığımda bile batıl algılanıyor ve öyle muamele görüyorum dediğim anda sayın Habib Korkmaz ile yaptığım röportaj beni bayağı bi rahatlattı...

Evet bu vatan için kimi arazide, kimi de şehirde aslanlar gibi mücadele verirken,  “at izi it izine karışmış”ken, “Haymana öküzü” gibi bende yerimde duramıyorum. Hakkaniyet yerlerde sürünürken, “dilimi zaptetmek, kalemimi zaptetmek” hiçbir zaman bana yakışmıyor ve, Devletti temsil eden bir Başsavcının söylediklerini duyunca bizim kalemimizin az yazdığına daha çok inanıyorum.

1974 yılında Tokat’ın Zile İlçesi Derebaşı köyünde belki de çok zor şartlar altında okuyup aziz vatana sahip çıkanların safında bende varım diyerek Devlet idaresinde en kutsal görevi alan Elazığ Cumhuriyet Başsavcısı Habip Korkmaz ın ağızından çıkanları bide benden dinleyin.

Analar ne yiğitler doğurmuş bi duyun...

FETÖ ile mücadelede en aktif isimlerden biri olan Başsavcı korkusuzca “Bu Bir Milli meseledir” diyor ve ekliyor…

Hallen aktive edilmemiş sadece örgütten talimat bekleyen unsurlar var,  kişiler var. Biz bunları deşifre edip gereğini yapmazsak yarın başka bir tehlike yaratmayacaklarını nasıl garanti edebiliriz. Elazığ da da hallen hücreler var şeklinde konuşuyor.

Hay yaşa ya…

Yahuu. 15 Temmuzun üzerinden 1 Yıldan fazla zaman geçti. Bu şehirde Allahın kulu çıkıp da bu bir Milli meseledir, vatandaşlarımız sabırlı olsun, hallen uyuyan hücreler var. Güvenlik kuvvetleri çalışıyor. Doğru İhbarlarını korkmadan yapın demedi demediiii.

Bakınız, Başsavcı devam ediyor ve aynen şöyle diyor…

“Yılanın başını küçükken ezmek lazım. Büyüyünce ezemezsiniz. 15 Temmuz bizim Millet ve Devlet olarak komaya girdiğimiz gündü. Birkaç ay geçince komadan çıktık Allah'a şükür servise alındık. Şu an servisten de çıktık. Bir yıllın sonunda devletimizde, bütün unsurlarıyla fonksiyonu icra ediyor devlet olma gereğini yapıyor.  Bu noktada sabırlı olmak lazım.” Diyor Başsavcı.

Aslında duymak istediklerimizi söylüyor Başsavcı, Adeta hislerimize tercüman oluyor.

Hani bu şehrin Milletvekili vardı, valisi vardı, STK ları vardı ( ! )

Sayın Cumhurbaşkanını herkesten çok sevenler vardı. Bunlar işin tekniğinden ziyade 15 Temmuz’da halkın destan yazdığını, 15 Temmuz ruhunu bile anlatamadılar.

Çünkü korkuyorlar. Eğer konjonktür ya tersine dönerse diye.

Ama Başsavcı adeta, Kimseye karşı “nobran” olacak değilim diyerek,  “Vidin” kalesi gibi dik duruyor ve safını belirtiyor.

İşin teknik kısmından çıkarak röportaj da cesurca, ”Devlettin güvenliği noktasında meseleyi hafif görenler var. Oysaki, biz FETÖ nün ne kadar tehlikeli bir örgüt olduğunu 15 Temmuz da gördük. Bu milli bir mesele. Türkiye nin bekası ile ilgili bir mesele. Herkeste bunu biliyor ki, terör örgütü kendi nam ve hesabına iş yapan bir örgüt değil. Dış güçlerin tamamıyla taşeronluğunu yapan bir örgüt.  Dolayısıyla ihbar edilen insan kendi insanımız değil. Hakkında delilleri zikir ettiğiniz insan sadece görüntüsü şekli buraya ait. Ruh ve kalbi FETÖ ye ait. FETÖ de sahibi olduğu ağasına bağlı, patronuna bağlı” diyor başsavcı

Ohh ağzına sağlık be adam…

Şimdiye kadar hiçbir Başsavcı bu söylemlerde bulundu mu? Hayır.

Öyle ise Sayın Cumhurbaşkanımız da duysun, analar ne yiğitler doğurmuş bir görsün.

Bu sözler Anadolu da görev yapan bir Başsavcının ağzından çıkıyor. Hani bazen diyoruz ya, Cumhurbaşkanımız FETÖ konusunda tek kaldı.

Yok, yok Devletini Milletini seven Cumhurbaşkanına bağlı yüreğini ortaya koyan Devlettin Devlet gibi savcıları varmış.

FETÖ ile mücadelede “Hüsn-ü zan” nım da, sabrım da kalmamıştı.. “Züğürt tesellileri” beni kesmiyordu. Bu Röportaj bana iyi geldi.

Elazığ Cumhuriyet Başsavcısı Habip Korkmaz’ın açıklamaları korku ile umut arasında gidip gelen siyasilere de, savcılara da kapak olsun…

FETÖ nün arkasına sığınan suret-i haktan görünen ezoterik din algısı yapanlara ve Şecaat söylemleri olanlara kapak olsun.

İyi ki varsın Habib Korkmaz.

Helal olsun seni doğuran anaya.

Selam ve Dua ile.

 

Yazarın Diğer Yazıları