Alparslan Kılınç

Akıllılar Dünyasında Deli Olmak Kolay Mı?

Alparslan Kılınç

    Bu haftaki yazıma başlık atarken iki seçenek arasında kaldım. Biri şu anki başlık diğeri ise; “Delilerin dünyasında akıllı olmak, akıllı kalmak zor.” başlığıydı. Aslında ikisi de birbiriyle iç içe girmiş ifadeler. Daha doğrusu şöyle söyleyeyim birisine, “Akıllılar dünyasında deli olmak kolay mı?” diye bir soru yöneltseniz size karşılık olarak “Delilerin dünyasında akıllı olmak, akıllı kalmak kolay mı?” diye bir soru ile karşılaşırsınız diye düşünüyorum. Ben nedendir bilmiyorum ilkini tercih ettim ve bu başlığı attım. Belki de “deli” ifadesinin bence masumiyet, saflık olduğunu düşünmemdendir. Günümüzde herkesin kendini akıllı gördüğü bir zamanda bakalım bu konu nerelere gidecek. Çünkü bu haftaki yazıyı öyle akışına bırakmaya karar verdim.
    Her geçen gün yaşamak, ruhumuzun kaldıramayacağı bir yük olup biniyor omuzlarımıza. Bu yükün altında ezilmemek için kendi çapımızda var gücümüz ile hayatla bir mücadeleye giriyoruz. Dünya dertleri ile uğraşmaya, kendi yağımızla kavrulmaya çalışıyoruz. Kimseden bir şey istemeden, kimseye yük olmadan. Biz böyle ince düşünüp, hassas davranırken yine de birileri çomağını sokuyor işimize. Gölge eden öyle insan müsveddeleri ile karşılaşıyoruz ki. Öyle ki insanlığımızdan utanıyoruz.
    Yanlış dahi olsa genel geçer şeyi kabul etmiyor, karşı çıkıyorsanız vay ki halinize. Adınız deliye çıkar, ağzınızı açmaya fırsat bile vermezler. Bir kere deliye çıkmıştır adınız ne yapsanız boşuna. Aslına bakarsanız gerçek delilik tahtını akıllılar işgal etmiş. Bu yüzden dünya böyle yaşanmaz hale gelmiş. Bu zatlara söylenecek daha doğrusu yüzlerine haykırılacak en güzel söz şairin dediği; “Affedin, bir yanlış zamanda ömür biçilmiş bana!” demek çok yerinde olacak diye düşünüyorum.
    Maalesef çivisi çıkmış bir dünyada yaşıyoruz. Daha doğrusu yaşamaya çalışıyoruz. Herkesin her şeyi bildiği fakat nedense haddini bilmediği, kendini akıllı, haklı gördüğü, kimsenin yoğurdum ekşi demediği bir dünyada yaşıyoruz. Böyle olunca da sapla samanın birbirine karışması kadar normal olan bir şey yok. İşte o yüzden kimin akıllı, kimin deli olduğunu da kestirmek daha da zor. Dediğim gibi delilik tahtını akıllar işgal etmişte sesimizi çıkaramıyoruz. İşin acı tarafı birilerine deli ismini takanların gerçek anlamda deli olması. Güler misin, ağlar mısın?
    Alman araştırmacı ve bilim adamı Alexander Von Humboldt bir psikiyatrist dostundan onu gerçek bir deli ile tanıştırmasını ister. Psikiyatrist bunun üzerine bir yemek düzenleyerek hem deliyi, hem de Balzac’ı konuk olarak çağı¬rır. Humboldt’un ilk kez gördüğü Balzac, her zamanki gibi dağınık ve üstü başı kirlidir. Üstelik yemek boyunca da durmadan konuşur. Humboldt yemekten sonra psikiyatrist dostu¬na memnunlukla onu böyle ilginç bir deli ile tanıştırdığı için teşekkür eder. Mahcup olan psikiyatrist, Humboldt’a şöyle der: “Deli o değil ki, senin gösterdiğin Honore de Balzac.’’ Her şeyin yer değiştirdiği, değerlerin, aklın, önem¬linin, önemsizin ters yüz edildiği bir dünyada, akıllıyla delinin seçilememesi yadırganacak bir durum değil.
    Toplumda deli diye isimlendirilen kişiler yerine göre Pehlül’dürler yerine göre de Veli’dirler. Farklı bir hal dünyasından, farklı bir âlemde ve âlemle hayata katılmışlardır. Onlar bu hayata renk katarlar. Bu zamanda deli diye isimlendirilenlerden değil de akıllı olanlardan daha doğrusu akıllı geçinen gerçek delilerden korkunuz ve böyle insanlardan da uzak durmanız dileğiyle sağlıcakla kalın.
    
    
    
 

Yorumlar 5
Vedat 19 Haziran 2024 08:31

Bu bayram gününde bayram tadında güzel bir yazı olmuş,yüreğine sağlık kıymetli kardeşim.

Tuğberk 18 Haziran 2024 10:08

Bunun tek sebebi insanların hoşgörüsüz ve bencil olması.. Bu dünya bu şekil ne zaman daha ayakta duracak bakalım. Kaleminize sağlık, var olasınız

Fatma Göktürk 17 Haziran 2024 20:18

Evet günümde herkes kendini akıllı zannediyor. Dediğiniz gibi akıllar tahtını deliller işgal etmiş. Allah sonumuzu iyi etsin.

Kemal 17 Haziran 2024 19:08

Bu dünyada akıllı kalmak zor yazılarınızı ilgiyle okuyoruz.

MELEK 17 Haziran 2024 17:53

Tam olarak ben de böyle düşünmekteyim. Kaleminize sağlık.

Yazarın Diğer Yazıları