Yavuz Ağıralioğlu Elazığ'dan Seslendi: '2002'ye benzer bir fırtına geliyor'
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Elazığ ziyaretinde gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Ekonomiden tarıma, hukuktan siyasete ve yaklaşan seçimlere kadar birçok konuda değerlendirmeler yapan Ağıralioğlu, Türkiye'de yönetim sorunları yaşandığını savunarak, 'Şartların 2002'ye benzediğini düşünüyorum. Büyük bir fırtına geliyor.' dedi.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, bir dizi program kapsamında Elazığ’a geldi. Ziyareti sırasında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Ağıralioğlu, partisinin saha çalışmalarını, Türkiye’nin ekonomik ve siyasi gündemini değerlendirdi.
Türkiye’nin dört bir yanında vatandaşlarla buluştuklarını belirten Ağıralioğlu, siyaset anlayışlarının merkezinde milletin sorunlarının bulunduğunu ifade etti. Ağıralioğlu, ziyaretlerde hem hükümetin eksikliklerine dikkat çektiklerini hem de Türkiye için hazırladıkları gelecek vizyonunu anlattıklarını söyledi.
“MİLLETİN SORUNLARINI KONUŞMAK İÇİN SAHADAYIZ”
Anahtar Parti olarak siyasi sorumluluk bilinciyle hareket ettiklerini belirten Ağıralioğlu, seçim sürecine yaklaşılırken vatandaşın sorunlarının daha fazla gündeme taşınması gerektiğini dile getirdi.
Ağıralioğlu, “Gece gündüz yollardayız. Memleketin sorunlarını konuşmak, çözümlerini konuşmak, iktidara sorunları olan milletin dertlerini gösterebilmek için ziyaretler gerçekleştiriyoruz. Hem memlekete ayna tutuyoruz hem de ufka bakıyoruz. Daha iyi, daha zengin, daha demokratik ve daha kalkınmış bir Türkiye'nin mümkün olduğunu anlatıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Elazığ’da gün boyunca çeşitli ziyaretler gerçekleştireceklerini belirten Ağıralioğlu, esnafla ve vatandaşlarla bir araya gelerek şehrin sorunlarını dinleyeceklerini kaydetti.
“BU KADAR ZENGİN BİR ÜLKEDE BU KADAR FAKİRLİK İZAH EDİLEMEZ”
Türkiye’nin ekonomik durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ağıralioğlu, bütçe ve enflasyon hedeflerinin mevcut ekonomik tabloyu ortaya koyduğunu savundu.
Ekonomik programdaki hedeflerin tutturulamayacağını öne süren Ağıralioğlu, kamu harcamaları ve enflasyon arasındaki ilişkiye dikkat çekti.
Vatandaşın alım gücünün düştüğünü, faizlerin ve borç yükünün arttığını ifade eden Ağıralioğlu, üreticilerin de ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti.
“Bu kadar büyük, bu kadar varlığı ve zenginliği üretebilme potansiyeli olan bir memlekette bu kadar fakirliği kimse izah edemez. Bunu kader diye düşünemezsiniz, dış mihraklara bağlayamazsınız. Bu, kötü yönetimin sonucudur.” dedi.
“ÇİFTÇİ BOLLUK İÇİNDE BATTI”
Tarım sektöründe yaşanan sorunlara da değinen Ağıralioğlu, bu yıl ürün bolluğu yaşanmasına rağmen üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını söyledi.
Üretimde planlama eksikliği bulunduğunu, alım politikalarının yeterince etkili yürütülemediğini savunan Ağıralioğlu, Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) yönetimine yönelik eleştirilerde bulundu.
Ağıralioğlu, “Bu sene çok ürün oldu, çok mahsul oldu. Bolluk içinde battı millet. Bolluk içinde batan çiftçiler dönemine girdik. Üreticilerimiz var ama kazançsız. Sanayicilerimiz var, üreterek batıyorlar. Bu sene mahsul çok oldu ama planlama yapılamadı, alım yapılamadı, TMO yönetilemedi.” diye konuştu.
“MEMLEKET İYİ YÖNETİLEMİYOR”
Türkiye’de yaşanan sorunların temelinde yönetim anlayışının bulunduğunu ileri süren Ağıralioğlu, çiftçiden emekliye, asgari ücretliden esnafa kadar toplumun farklı kesimlerinin benzer sıkıntılar yaşadığını ifade etti.
Ağıralioğlu, “Çiftçiyi konuşursanız da emekliyi konuşursanız da asgari ücretliyi konuşursanız da hukuku, cezaevlerini, hastaneleri konuşursanız da ortaya şöyle bir şey çıkıyor: Memleket yönetilemiyor. Memleket iyi yönetilemediği için bu kadar sorunumuz var.” ifadelerini kullandı.
“FON REZALETİ DENETİM MEKANİZMALARININ ÇALIŞMADIĞINI GÖSTERDİ”
Konuşmasında gündemdeki fon skandalına da değinen Ağıralioğlu, meselenin yalnızca kimin ne kadar para aldığıyla sınırlı olmadığını söyledi.
Asıl sorunun, yaşanan usulsüzlüklerin önceden tespit edilememesi ve denetim mekanizmalarının çalışmaması olduğunu savunan Ağıralioğlu, kamu yönetiminde liyakat ve denetimin önemine dikkat çekti.
Ağıralioğlu, “Mesele sadece kim çaldı, ne kadar çaldı değildir. Mesele, bu kadar çalınanın önceden fark edilememesi, milyonlarca insanın mağdur olmasına sebep olan bu büyük yıkımda hükümetin haberdar olmaması yahut haber ve denetim mekanizmalarının çalışamamasıdır.” dedi.
“2002'YE BENZER BİR FIRTINA GELİYOR”
Türkiye'nin siyasi atmosferine ilişkin değerlendirmelerinde 2002 seçimlerine atıfta bulunan Ağıralioğlu, seçmende iktidara yönelik ciddi bir memnuniyetsizlik bulunduğunu ileri sürdü.
Kararsız olarak nitelendirilen seçmen kitlesinin aslında sessiz bir tepki içerisinde olduğunu savunan Ağıralioğlu, önümüzdeki seçimlerde bu tepkinin sandığa yansıyacağını iddia etti.
Ağıralioğlu, şöyle konuştu:
“Şartların 2002'ye döndüğünü düşünüyorum. 2002 gibi bir fırtına geliyor. Sahada görüyorum. Daha önceki krizlerde AK Parti'ye kızan ama Tayyip Bey'i ayrı tutan seçmenin bu sefer Tayyip Bey'i de ayırmadan kızdığını gördüm. Bu fon rezaleti, seçmende ciddi bir kırgınlığa sebep oldu. Büyük bir tsunami geliyor.”
Kararsız olarak ifade edilen seçmenlerin önemli bölümünün aslında sessiz olduğunu düşündüğünü belirten Ağıralioğlu, “Yüzde 37-38 bandında kararsız diye tarif edilen ama benim kararsız olmadıklarını, çok kararlı olduklarını düşündüğüm bir seçmen kitlesi var. Belki sessiz demek daha doğru. Seçmen, partisine kızdığını göstermiyor ama sandıkta büyük bir patlama gösterecek.” ifadelerini kullandı.
“ANAHTAR PARTİ BU DEĞİŞİMİN ÖNÜNDE GÜÇLÜ BİR ÇINAR OLACAK”
Anahtar Parti'nin önümüzdeki döneme hazırlandığını belirten Ağıralioğlu, partisinin Türkiye'de değişim isteyen vatandaşlar için güçlü bir alternatif olmayı hedeflediğini söyledi.
Türkiye'nin potansiyelini ortaya çıkaracak yeni bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyduğunu ifade eden Ağıralioğlu, devletin ve milletin büyüklüğüne uygun bir siyaset yürütülmesi gerektiğini kaydetti.
Ağıralioğlu, “Anahtar Parti bu fırtınanın önünde milletin tutunabileceği kuvvetli bir çınar, milletin yükünü çekebilecek büyük bir lokomotif olabilmek hazırlığındadır. Türkiye'yi ayağa kaldıracağız. Türkiye'nin olağanüstü büyük liderliğe ihtiyacı yok. Devletinizin, milletinizin büyüklüğüne uygun davranın yeter.” diye konuştu.
ELAZIĞ'IN SORUNLARI İÇİN SAHA ARAŞTIRMASI YAPILACAK
Basın mensuplarının Elazığ'a yönelik araştırma ve çalışmalar hakkındaki sorusunu da yanıtlayan Ağıralioğlu, Anahtar Parti olarak şehirlerin beklentilerini ve sorunlarını belirlemek amacıyla saha araştırmaları gerçekleştireceklerini açıkladı.
Şehirlerin siyasi beklentilerinin, vatandaşların hangi sorunların çözülmesini istediğinin ve mevcut siyasete yönelik memnuniyet düzeyinin araştırılacağını belirten Ağıralioğlu, anket çalışmalarının da bu kapsamda yürütüleceğini ifade etti.
Ağıralioğlu, Elazığ'ın beklentilerini ve çözüm bekleyen sorunlarını tespit ederek bunları parti politikalarına yansıtmayı hedeflediklerini belirtti.