Tüm Elazığ bu dertten muzdarip
Diz ağrısının yaygın nedenleri arasında yer alan menisküs sorunları, her yaş grubunda görülebiliyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Kazez, menisküs yırtıklarının nedenlerinden tedavi yöntemlerine kadar merak edilen konular hakkında bilgi vererek her menisküs yırtığının ameliyat gerektirmediğini vurguladı.
MENİSKÜSÜ KORUMAK ÖNEM TAŞIYOR
Menisküs ameliyatlarının genellikle artroskopi adı verilen kapalı yöntemle gerçekleştirildiğini belirten Kazez, geçmişte hasarlı menisküs dokusunun çıkarılmasının daha sık uygulandığını, ancak uzun dönemli çalışmaların menisküs dokusunun çıkarıldığı dizlerde ilerleyen yıllarda kıkırdak aşınması ve kireçlenme riskinin artabildiğini gösterdiğini ifade etti.
Günümüzde temel hedefin menisküsü mümkün olduğunca korumak olduğunu vurgulayan Kazez, uygun yırtıkların dikişle onarılmaya çalışıldığını, onarımın mümkün olmadığı durumlarda ise yalnızca gerekli hasarlı kısmın çıkarıldığını kaydetti.
Ameliyat sonrası iyileşme süresinin yapılan işleme göre değiştiğini belirten Kazez, menisküsün hasarlı kısmının çıkarıldığı hastaların günlük yaşama daha erken dönebildiğini, dikilerek onarılan menisküslerde ise dokunun iyileşmesini korumak amacıyla yaklaşık 1-1,5 aylık daha dikkatli bir rehabilitasyon süreci gerektiğini bildirdi. Tam iyileşme ve spora dönüşün birkaç ayı bulabildiğini aktardı.
DİZ AĞRISINI ZORLAYARAK SPORA DEVAM ETMEYİN
Menisküs sağlığının korunması için düzenli egzersiz yapılması, ideal kilonun korunması, diz çevresindeki kasların güçlendirilmesi ve spor öncesinde yeterince ısınmanın önem taşıdığını belirten Kazez, diz ağrısına rağmen zorlayarak spora devam edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Özellikle yaralanma sonrasında dizin açılamaması, üzerine basılamaması veya belirgin şişlik gelişmesi durumunda gecikmeden ortopedi uzmanına başvurulması gerektiğini ifade eden Kazez, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bizim için önemli olan MR raporunu değil, hastayı tedavi etmektir. Her diz ağrısı menisküs yırtığı değildir ve her menisküs yırtığı ameliyat gerektirmez. Doğru tanı ve kişiye özel tedaviyle hem mevcut şikâyetleri azaltmak hem de diz sağlığını uzun yıllar korumak mümkündür.”