Tepki ve destek bir arada
Resmi Gazete'de yayımlanan özelleştirme kararıyla, aralarında 100 yıllık Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nin de bulunduğu eski hastane alanlarının satışa çıkarılması Elazığ'da kamuoyunu ikiye böldü. Vatandaşların bir kısmı satışa karşı çıkarken, bazıları ise elde edilecek gelirin yeni yatırımlara dönüşmesi halinde olumlu olabileceğini savundu.
Elazığ’da hâlihazırda hizmet veren 100 yıllık Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi de olmak üzere eski hastane alanlarının özelleştirme ihalesince satışa çıkarılması ve bunun Resmi Gazetede yayınlanması kamuoyunda tepkilere neden oldu.
Konu ile ilgili Elazığlı Vatandaşlar,Hakimiyet Haber mikrofonlarına görüşlerini dile getirdiler.
İşte vatandaşların görüşleri:
Vatandaş:Doğru değil tabii. Hastaneyi yeniliyorlar şimdi. Ben de hastaydım, daha yeni çıktım oradan. Her yeri yeniliyorlar, yani komple yeniden yapıyorlar.Hastaneye kaldırıldım. Vallahi benim açımdan doğru değil. Yattım orada, şizofrenim. Yenilediler, bayağı iyi olmuş. Ben ilk yirmi sene önce gitmiştim; kaşıklar tahtadan, hastalar personelin yemeğini yiyor gibiydi. Şimdi her şey düzelmiş, epey iyi hale gelmiş. Çok değil ama iyi.”dedi.
İhtiyaç yoksa satıyorlar. Devletin malı sonuçta; devlet isterse satar, isterse bırakır diyen vatandaş ise yaptığı açıklamada,“İhtiyaç yoksa satıyorlar. Devletin malı sonuçta; devlet isterse satar, isterse bırakır. İhtiyaç olmadığından satıyorlardır. Arsayı satar, başka yerde devlete başka bir şey yapar, daha güzel bir şey yapar. İhtiyaç yok, gereksiz.Emekliyim. Şeker fabrikasının da bir sürü boş arsası vardı, satıldı. Özel fabrikalar yapıldı, daha güzel oldu.”dedi.
Bir vatandaş ise,“Devletin malı kalmalı, satılmamalı. Eğer bunlar parayı cebe atıp yiyorlarsa Allah hesabını sorar. Ben bunu derim, başka bir şey demem.”dedi.
Diğer vatandaşların ise görüşleri şöyle:
-Vallahi bence satılmaması lazım. Devlet kurumu satılmaz. Ama Elazığ’da ne yazık ki her şeyimiz satılıyor. Hastaneler, yakında okullar satılacak, yakında patates bile satılacak. Hepsi satılacak. Elazığ’da işsizlik had safhada.
-Ruh sağlığı hastanesi benim gözümde Türkiye’de en iyi hastanelerden biri. Yüz yıla yakın geçmişi var. Burada hastaları tedavi edip gönderiyorlar. Bence satılmamalı.
-Burada iş sahaları, fabrikalar olması lazım. Eski devlet hastaneleri, mesela SSK hastanesi boşuna kapatıldı, şehir hastanesine taşındı. Bunların burada aktif olması lazımdı.
-Ama büyüklerimiz ilgilenmedi, Elazığ hep geri kaldı. Hiç ilerlemedi, ilerlemez de. İnşallah daha kötüsü olmaz. İnşallah Rabbim iyilik verir, Elazığ daha güzel olur ama bu gidişle gelişmesi çok zor.
-Eğer elde edilen para yararlı bir yere gidecekse satılsın, niye satılmasın ki? Boş durup çürüyeceğine para eder. Ama şu an aktif kullanılıyorsa ona da bir şey diyemem. O zaman satılmasın.
-Uygun görüyorlarsa satılsın. Bilmiyorum, haberim yok.
-Ne bileyim, icap ederse satarlar; icap etmeden satmazlar. Yine de hastanemiz güzel. Büyük bir hastane yaptılar. Ben iki kere aşı oldum orada. Beş yıldızlı otel gibi. Bunu inkâr etmek olmaz. Ama bazı yönlerini de bilmiyoruz.
-Doğru değil. Ben sadece şunu derim: doğru değil. Satılacağına aynı yerde hastane yapılsın derim. Sayın Cumhurbaşkanıma da buradan söylüyorum; hastane yapılacaksa bir yerde toplansın. Biri dağda, biri Malatya yolunda olmasın. Şehir içinde olsa şehir daha düzenli olur. Ben bunu söylüyorum, başka bir şey söylemiyorum.
-Elazığ’a bir yatırım olsa buna bir şey demem. Ama satıp başka yere götürmek hiç iyi değildir, o kadar da değil. Zaten şimdiye kadar da birçok yer satıldı. Satılsa bile Elazığ’a yatırım yapılması lazım. Elazığ’a yatırım yapılmadan, başka yere götürülürse olmaz. Orayı satıp başka bir yerde hastane yapılırsa olur, o zaman bir şey denemez.
-Hani devlet eğer ki satıyorsa sanmıyorum satar satsa da hani memleketi, millete faydası olacak kişidir yani. Çünkü devlet demek bir evin Reisinin nasıl ailesinin geçim derdinde, düşüncesindeyse, gayesindeyse devlete inanıyorum ki kendi milletinin, vatandaşının yararına ne gerekirse onu yapıyordur yani. Yani ben devleti zan altında bırakmak istemiyorum. Zaten zan altında kalacak bir tarafı yok yani. Hem ben devletçiyim hem de ülkemi seviyorum. Devletimi seviyorum.

