Son depremler 1500 yıllık uyuyan fayı uyandırdı

6 Şubat depremlerine ilişkin yayımlanan bilimsel çalışmada, depremin Karasu Vadisi'ni izlediği belirlenirken kırılmayan Amanos hattında büyük bir enerji birikimi olduğu ve 7 büyüklüğünden büyük deprem riski bulunduğu vurgulandı.

TAKİP ET Google News ile Takip Et

6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş Depremleri ile ilgili dikkat çeken bir bilimsel araştırma yayımlandı. Geophysical Journal International’ın Mart 2026 sayısında yer alan çalışmada, depremin kırılma yönüne dair önemli bulgular paylaşıldı.

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Erhan Altunel, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Cengiz Yıldırım ve ABD Pasifik Gaz ve Elektrik Şirketi’nden Doç. Dr. Özgür Kozacı’nın imzasını taşıyan araştırmada, depremin Türkoğlu bölgesine ulaştığında iki farklı rota ile karşı karşıya kaldığı belirtildi.

Bu rotalardan birinin Amanos Dağları üzerinden İskenderun yönüne, diğerinin ise Karasu Vadisi boyunca Hatay-Amik Ovası hattına uzandığı ifade edildi. Yapılan incelemelerde, depremin daha zayıf ve kırılmaya uygun olan Karasu Vadisi hattını izlediği tespit edildi.

Araştırmada, bu tercihin temel nedeninin yer kabuğu yapısındaki farklılıklar olduğu vurgulandı. Amanos Dağları’nın kalın ve sağlam kaya yapısı nedeniyle yüksek direnç gösterdiği, buna karşılık Karasu Vadisi’nin daha ince, çatlaklı ve zayıf bir yapıya sahip olduğu belirtildi. Bu nedenle deprem enerjisinin, kırılması daha kolay olan hat boyunca ilerlediği ifade edildi.

Çalışmanın en çarpıcı bulgularından biri ise kırılmayan Amanos hattına ilişkin oldu. Türkoğlu ile Osmaniye arasındaki bu fay segmentinde yaklaşık 1500 yıldır büyük bir deprem yaşanmadığı ve bu süreçte ciddi miktarda enerji biriktiği kaydedildi. Araştırmada, bölgede yaklaşık 7 metrelik bir gerilim birikimi oluştuğu ve 2023 depremlerinin de bu hatta ek stres yüklediği belirtildi.

Uzmanlar, söz konusu enerji birikiminin 7 büyüklüğünden daha büyük bir deprem riskine işaret ettiğini vurgulayarak özellikle İskenderun Körfezi, Adana ve çevresindeki yerleşim alanları için dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.

Araştırmada ayrıca depremlerin yalnızca fay hatlarının konumuna göre değil, yer kabuğunun yapısal özelliklerine bağlı olarak da yön değiştirebildiği belirtilirken, bölge için acil hazırlık ve önlem çağrısı yapıldı.