SIM kartlarda kritik güvenlik riski

Birmingham Üniversitesi ve Fuzzware araştırmacılarının çalışması, SIM kart ile cihaz modemi arasındaki iletişimde ciddi güvenlik riskleri bulunduğunu ortaya koydu. 26 cihaz üzerinde yapılan testlerde internet bağlantısının kesilmesinden 4G bağlantısının 2G'ye düşürülmesine kadar çeşitli saldırı senaryoları tespit edildi.

Mobil iletişimde SIM kartların rolüne ilişkin dikkat çekici bir güvenlik araştırması gerçekleştirildi. Birmingham Üniversitesi ile siber güvenlik şirketi Fuzzware tarafından yürütülen çalışmada, SIM kartların cihazlarla kurduğu iletişimin bazı ürünlerde yeterince güvenli biçimde sınırlandırılmadığı belirlendi.

Araştırmacılar, özellikle “Proactive SIM” teknolojisinin oluşturabileceği risklere odaklandı. Bu teknoloji sayesinde SIM kart, belirli koşullarda cihazın modemine komut gönderebiliyor. Normal kullanımda operatör hizmetlerinin çalışmasına yardımcı olan bu mekanizma, gerekli güvenlik kontrolleri bulunmadığında kötüye kullanılabilecek bir saldırı yüzeyi oluşturuyor.

Çalışmada toplam 26 cihaz mercek altına alındı. Bunların 18'i akıllı telefonlardan, 8'i ise elektrikli araç şarj cihazları ile bağlantılı otomobillerde kullanılan IoT modüllerinden oluştu.

KÖTÜ NİYETLİ SİM KART CİHAZA MÜDAHALE EDEBİLİYOR

Araştırmanın en önemli bulgularından biri, ele geçirilmiş veya özel olarak hazırlanmış bir SIM kartın, kullanıcıdan herhangi bir işlem beklemeden cihaza belirli komutlar gönderebilmesi oldu.

Araştırmacılar bu riskleri incelemek için CATana adlı bir analiz aracı geliştirdi. Testlerde bazı cihazların SIM üzerinden gelen komutları yeterli doğrulama ve güvenlik kontrolünden geçirmeden işlediği görüldü.

Ortaya çıkan senaryolarda bazı cihazların internet bağlantısının kesilebildiği, belirli bilgilerin elde edilebildiği ve bazı Android telefonlarda kullanıcının müdahalesi olmadan internet adreslerinin açılabildiği belirlendi.

Bu bulgular, SIM kartların yalnızca abone kimliğini doğrulayan pasif bir bileşen olarak değerlendirilmemesi gerektiğini gösterdi. SIM ile modem arasındaki iletişim de cihazın siber güvenliği açısından başlı başına korunması gereken bir alan olarak öne çıktı.

4G'DEN 2G'YE DÜŞÜRME RİSKİ ORTAYA ÇIKTI

Testlerin en dikkat çekici sonuçlarından biri ise bazı cihazlarda mobil bağlantının 4G'den daha eski 2G teknolojisine yönlendirilebilmesi oldu.

Güvenlik açısından daha zayıf kabul edilen eski nesil 2G bağlantısına geçiş, saldırganların cihazın iletişim güvenliğini düşürmesine yönelik bir fırsat oluşturabiliyor. Araştırmacılar, bu bulgunun SIM kart ile modem arasındaki komut trafiğinin neden daha sıkı biçimde denetlenmesi gerektiğini ortaya koyduğunu belirtti.

Üstelik risk akıllı telefonlarla sınırlı değil. SIM üzerinden mobil iletişim sağlayan elektrikli araç şarj istasyonları, bağlantılı otomobiller ve çeşitli IoT sistemleri de benzer tehditlerle karşı karşıya kalabiliyor.

Araştırmacılar, üreticilerin SIM'den gönderilebilecek komutları sınırlandırması, bu komutların doğrulanmasını zorunlu hale getirmesi ve modem yazılımlarında ilave güvenlik katmanları oluşturması gerektiğine dikkat çekti.

Araştırmanın sonuçları, 2026 USENIX WOOT Konferansı'nda kamuoyuyla paylaşılırken, mobil bağlantı kullanan cihazların hızla çeşitlendiği bir dönemde SIM-modem iletişiminin güvenliğinin daha fazla önem kazandığını ortaya koydu.