Sanat, Sanat İçin mi?

Türkiye'de sanatçıların, sanatı dışında bazı açıklama ve beyanatlarda bulunması zaman zaman tepkilere sebep oluyor. En son şarkıcı Gülşen, İmam Hatip mezunlarına yönelik açıklamalarıyla gündem gelmiş ve yasal kovuşturmalara muhatap olmuştu.

Sanat, Sanat İçin mi?

Sağlık sorunlarıyla boğuşan şarkıcı Hakan Taşıyan’da bir TV kanalında konuşmuş ve sanatçının durması gereken yeri kendince tarif etmiş.

Herkesin ülkesine sahip çıkması gerektiğini dile getiren Taşıyan, özellikle yurt dışı hayaliyle yanıp tutuşanları sert bir dille eleştirmiş.

Sanatçının işini yapması gerektiğini aktaran Taşıyan, “Herkes haddini bilecek. Sanatçı şarkısını söyleyecek. İHA/SİHA ile gurur duyması lazım. Sağa sola dilini uzatmayacak. Öyle bir şey yok. İşini yap sen, şarkı söyle, başka bir iş yapma. Söylüyorsan şarkı söyle, söylemiyorsan şurada dur. Kimse senden bir şey istemiyor. Hadsizlik yapma, haddini bil. Dinleyen dinler seni ve gurur duy.” demiş.

Hakan Taşıyan’ın bu cümleleri meşhur; “sanat, sanat için mi yoksa toplum için mi? tartışmasını akıllara getirdi. Sanatçı elbette yaşadığı topluma karşı da görevleri olan sorumluluk sahibi olma hassasiyetini göstermeli. Sadece şarkı söyleyip çiçek-böcek şiirleri ve aşk romanları yazan birisi belki sanatçıdır ama yaşadığı toplumdan uzak ve ilgisiz  bir kişidir.

Sanatçı içinden çıktığı halkının sorunlarına da duyarlı olmalı, ülkesinde yaşanan önemli gelişmelerden de heyecan duymalı. Hele hele ülke düşmanlarını sevindirecek ve onları cesaretlendirecek hiçbir aykırı beyanı olmadığı gibi bir sınır ve kesimi zan altında bulunduran beyanlardan da kaçınmalı.

Özetle sanatçı, sanatını icra ettiği gibi toplumsal meselelerde de görüş ortaya koyabilmeli ve fakat bu görüş yıkıcı ve kamplaştırıcı değil, birleştirici ve milli olmalı.