Özel Boşanma Sebepleri

Başak MERAL GÜNDÜZ/Daha öncesinde seri haline getireceğimizden bahsettiğimiz boşanma davaları yazımızın ilkinde genel boşanma sebepleri ile çekişmeli ve anlaşmalı boşanma davasındaki sürecin nasıl ilerlediğinden bahsetmiştik.

Özel Boşanma Sebepleri

Bu yazımızda da Avukat Fadile SAKA özel boşanma sebeplerinden bizlere bahsetti.
 
İlk olarak en çok karşımıza çıkan Zina sebebiyle boşanma davalarıdır. 
 
Av.Fadile Saka,“Daha doğru bir tabirle  tarafların diğer tarafı zina yapmak ile sorumlu tuttuğu boşanma davalarıdır. Zina sebebiyle açılan boşanma davalarında zina yapmak ile suçlanan tarafın zina yaptığı ispatlanırsa hükmedilecek maddi-manevi tazminat ve mal rejiminin tasfiyesi sırasında zina yapan taraf açısından ağır sonuçlar doğuracaktır. 
 
Öncelikle zina fiilini açmak gerekir. Zina, evli bir kişinin eşi dışında bir kimseyle cinsel ilişkiye girmesi olarak nitelendirilmekte olup eşler arasındaki sadakat yükümlülüğünün ihlali sonucunu doğuran, kusura dayalı, mutlak ve özel bir boşanma sebebidir. 

Yakın zaman kadar eşcinsel birliktelikler zina olarak değerlendirilmezken son çıkan Yargıtay içtihatları gereği eşcinsel birliktelikler ( geyle cinsel ilişki,lezbiyenle cinsel ilişki,travestiyle cinsel ilişki vb.) de zina olarak değerlendirilmektedir.

En çok dikkat edilmesi gereken konulardan bir diğeri ise sadakat yükümlülüğünün boşanma davası sırasında da devam ettiğidir. Hangi sebeple açılırsa açılsın ne kadar süredir devam ederse etsin boşanma kararı verilerek bu karar kesinleşmedikçe eşlerin sadakat yükümlülüğü devam etmektedir.

Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur. Yani eşinin zina yaptığını öğrenmesinden itibaren 6 ay içerisinde  dava açmayan veya bu durumu kabullenerek evliliğine devam eden yahut eşini affederek evliliğine devam eden kişi artık zina sebebiyle dava açma hakkını kaybetmiş sayılmaktadır”dedi.
 
BİR DİĞER BOŞANMA SEBEBİ HAYATA KAST
 
Av.Fadile Saka,“Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir.

Eşini öldürmeye çalışma, eşini intihar etmeye teşvik etme, eşini acımasızca dövme, eşine insanlık onuruna yakışmayacak davranışta bulunma vb. davranışlar örnek olarak verilebilir.

Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.
 
BİR DİĞER SEBEP İSE SUÇ İŞLEME VE HAYSİYETSİZ HAYAT SÜRME SEBEBİYLE BOŞANMA DAVASIDIR

Saka,“Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.

Eşlerden biri soykırım,insan ticreti, göçmen kaçakçılığı,cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar,vücutdokunulmazlığına karşı suçlar,anayasal düzene karşı suçlar vb. suçlar işlemesi halinde suç işleme sebebiyle boşanma davası açabilir.
 
Eşlerden biri randevu evi işletmek, uyuşturucu bağılısı olmak, ayyaşlık, kumarbazlık vb. özelliklerden birine bile sahipse haysiyetsiz hayat sürmekten dolayı dava açılabilecektir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus haysiyetsiz hayat sürme bir devamlılık göstermeli yani yaşama biçimi haline getirilmiş olmalıdır.
 
BİR DİĞER ÖZEL BOŞANMA SEBEBİ İSE TERK SEBEBİYLE BOŞANMA DAVASIDIR
 
Saka,“Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. 
 
Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.

Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim veya noter, aracılığı ile terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında ihtar çekilir

Ancak, boşanma davası açmak için terk tarihinden itibaren dördüncü ay bitmedikçe ihtar çekilemez ve ihtardan çekildikten ve karşı tarafa ulaştıktan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.

Bu boşanma sebebinden çekilecek ihtarın içeriğine, süresine ,ihtar öncesi hazırlıklara dikkat edilmelidir. Bu nedenle mutlaka bir avukat aracılığı ile işlemler takip edilmelidir.
 
AKIL HASTALIĞI SEBEBİYLE BOŞANMA DAVASI
 
Saka,“Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir. Burada dikkat edilmesi gereken durum ise her rahatsızlığın akıl hastalığı olmadığı ve her akıl hastalığının boşanma sebebi olmadığıdır.
  
Unutulmaması gereken bir husus vardır ki;bu da boşanma sebepleri, delillerin ispat gücü ve hukuka uygunluğu konusu her olay için farklılık gösterebilmektedir. Boşanma sürecinde herhangi bir hak kaybına uğramamak için alanında uzman bir boşanma Avukatı ile çalışılması gerekmektedir”dedi.