Motivasyon kültürümüz yok

Son dönemlerde Elazığ'da yapılan açılışlara, hayata geçirilen projelere, elde edilen başarılara ya da şehrimizi ilgilendiren herhangi bir güzel gelişmeye şöyle bir göz atın.

TAKİP ET Google News ile Takip Et

Haberin Özeti

  • Elazığ'da açılış, proje ve başarılara yönelik eleştirel sosyal medya yorumları, şehrin motivasyon kültüründen uzaklaştığını gösteriyor.
  • Sürekli eleştiri ve değersizleştirme, vali, yatırımcı ve gençlerin şehre katkı sağlama isteğini kırarak Elazığ'a zarar veriyor.
  • Şehirlerin yalnızca eleştiriyle değil, takdir ve motivasyonla büyüdüğü vurgulanarak, Elazığ'ın yeni bir motivasyon kültürüne ihtiyacı olduğu belirtiliyor.

Ardından sosyal medyadaki yorumlara bakın.

Daha haberin ilk dakikalarında başlayan eleştiriler…

"Ne var bunda?"
"Geç kalındı."
"Zaten olması gerekendi."
“Şunu da yapsalardı.”

Elbette her yapılan iş eksiksiz değildir. Elbette yanlışlar yazılacak, eksikler dile getirilecek, hesap sorulacak. Bunlar güçlü şehirlerin vazgeçemeyeceği reflekslerdir. Ancak son yıllarda farkında olmadan eleştiri ile motivasyonu birbirinden ayıramayan bir anlayışın içerisine sürüklendiğimizi de görmek gerekiyor.
Dikkat edin…

Bir başarı haberinin altında en az başarı kadar o başarının neden önemli olmadığını anlatmaya çalışan yorumlar yer alıyor.Bir yatırım konuşulurken yatırımın şehre sağlayacağı katkıdan çok, neden yapılmaması gerektiği tartışılıyor.Bir genç önemli bir başarı elde ettiğinde onu örnek göstermek yerine mutlaka eksik tarafı aranıyor.

Oysa şehirler yalnızca eleştiriyle büyümez.Takdir etmeyi bilen, birbirini motive eden ve yapılan her doğru işi daha iyisine vesile gören şehirler büyür.Belki de bu yüzden Elazığ'da artık en fazla ihtiyaç duyduğumuz şey yeni bir yatırım değil, yeni bir motivasyon kültürüdür.

Çünkü bir şehirde insanlar yaptıkları hiçbir işin karşılık bulmayacağını düşünmeye başladığı anda üretme isteği de yavaş yavaş kaybolur.Yarın bu şehre yeni atanan bir vali, "Nasıl olsa ne yapsak beğenilmeyecek." diye düşünürse...
Bir yatırımcı, "Bu şehirde yapılanın kıymeti bilinmiyor." kanaatine varırsa...Siyasete girmeyi düşünen bir genç, daha yola çıkmadan önüne konulan önyargılar nedeniyle vazgeçerse…

Kaybeden yalnızca o insanlar olmayacaktır.Kaybeden Elazığ olacaktır.Kimse yanlış anlamasın.Bu şehir yıllarca birçok konuda hak ettiği yerde olmadı. Geciken yatırımları da oldu, kaçırdığı fırsatlar da... Bunları görmezden gelmek mümkün değildir.

Ama aynı Elazığ bugün düne göre daha fazla yatırım konuşuyor, kültürüne daha fazla sahip çıkıyor, turizmden savunma sanayiine kadar her alanda iddiasını artıran bir Türkiye'nin parçası olarak geleceğe daha net bakıyor.

Bunu görmeden sadece eksiklere odaklanmak, şehre kazandırmaz.
Eleştirelim...Yanlışın karşısında duralım...Eksikleri yazalım...Ancak bunu yaparken yapılan her doğru işi değersizleştirmeyi alışkanlık hâline getirmeyelim.

Çünkü motivasyon yalnızca insanları değil, şehirleri de ayakta tutar. Belki de Elazığ'ın bugün en büyük ihtiyacı; birbirini aşağı çeken değil, birbirini daha yukarı taşıyan bir şehir olmayı yeniden hatırlamaktır.