Kılıçdaroğlu'nun CHP'yi 'arınma' mücadelesi

CHP'nin mutlak butlan sonrası oluşan parti içi gerginliklerle imtihanı devam ediyor.

TAKİP ET Google News ile Takip Et

"Mutlak butlan" kararıyla CHP Genel Başkanlığı koltuğuna dönen Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Mahkeme kararı uygulansın" çağrısı ve Ankara Valiliği'nin Emniyet'e verdiği tahliye talimatı sonrası polisler genel merkezin boşaltılması için harekete geçti. 
Ekipler tebligatı vermek için 2 kez bina önüne gitti ancak kapalı olduğu için içeri giremediler. Polis ekiplerinin binaya girmesi beklenirken, CHP'li Emir ise İçişleri Bakanından randevu aldıklarını ve polis ekipleriyle iletişim halinde olduklarını dile getirdi.

CHP’de mutlak butlan tartışmaları sonrası iki cenah arasındaki kriz de her saat derinleşiyor.  Kemal Kılıçdaroğlu’nun, kurultayın yapılabilmesi için CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ile Ankara Milletvekili Umut Akdoğan’ın partiden uzaklaştırılmasını ya da istifa ettirilmesini istediği öne sürüldü. 

Özgür Özel’in ise bu talebe hiç düşünmeden “hayır” yanıtı verdiği ifade ediliyor.

Aslında Kılıçdaroğlu’nun bu talebi, kendisinin yaptığı “arınma” çağrısı ile doğru orantılı. Özgür Özel her ve kadar bu talebi, kameralara çok konuşan ve kendisini savunan ve bağlılıklarını  her fırsatta dile getiren bu isimlere siper olup feda etmemek olarak algılasa da bu isimler etrafında oluşan gayriahlaki ve CHP’li belediyelerle rant ilişkilerini görmezden geliyor, yok sayıyor. Ya da kendisinin de içinde bulunduğu bir sarmalın ifşa edilmesinden korkuyor.

Özgür Özel, Kılıçdaroğlu’nun bu dört ismi partiden uzaklaştırma teklifini kendi elini kolunu budamak olarak görmek yerine arınmanın ve temiz bir sayfa açmanın ilk adımı olarak görmeli ve adım atmalı. 

Özgür Özel her ne kadar “bu isimleri yedirmem” modunda olsa da bu isimlerin partinin itibarını yerle bir ettiğinden ya haberi yok ya da bu isimlerde kendisinin önemli bir açığı ve defosu var.

Özetle söylediğimiz şudur ki Kılıçdaroğlu da partide uzun süreli kalamayacağını, kurultay yapılsa bile bu delege yapısı ile seçimi kaybedeceğini biliyor. Ama Kılıçdaroğlu, CHP adına ve Türk siyaseti adına el kaldırarak “durun kalabalıklar bu cadde çıkmaz sokak” vurgusunu haykırıyor.

Sadece CHP’ye değil Ak Parti ve diğer tüm partilere bir karşı bir Koçi Bey Risalesi’nde yer alan aşınma ve yönetimsel erozyon hatırlatmasıyla çıplak uyarıcı misyonunu ifa ediyor. 

Özgür Özel bu çığlık ve talepleri kendine bir darbe olarak görme yerine arınmanın ve yolsuzluklar ile ahlaksızlıklardan uzaklaşmanın, temiz isimlerle yol almanın bir fırsatı bilmeli ve bu yönde adım atmalı.