Kendileri Bilir…

AK Parti, 2023 seçimleri için yaz dönemini yoğun bir çalışma temposu içinde geçirirken, sandık bazlı çalışmalarla da her bir seçmen tek tek analiz ediliyormuş.

Kendileri Bilir…

Bu kapsamda AK Parti yönetimi, 81 ildeki 200 bine yakın sandıkta kayıtlı seçmenleri markaja almış. 300-350 seçmenin kayıtlı olduğu her bir sandık için âdeta seferberlik ilan eden AK Parti, sahada yapılan seçmen bazlı çalışmalarla hangi seçmen kitlesinde tıkanıklık var, hangi seçmen partiden uzaklaşma eğiliminde veya hangi seçmenin desteğinin devam ettiğine yönelik geniş çaplı bir analiz yapıyor. 

Parti yönetiminin belirlediği sokak ve apartman sorumluları da bu çalışmalara katılıyor. Sahadaki tüm bu gözlemlerin hem pozitif tarafları hem de negatif tarafları analiz edilip rapor hâline getirilerek, Cumhurbaşkanı’na sunuluyor. Bu raporlar doğrultusunda atılacak adımlar belirleniyormuş.

Bu görüş ve düşüncenin yansımasını, Ak Parti İl teşkilatında da görüyoruz. İl ve Merkez İlçe tüm hatlarıyla sahada. Canan Şavlı’nın istifası üzerinden üç ay geçmesine rağmen Kadın Kolları Başkanlığına atama yapılmadığı için bu alanda bir boşluk kendini hissettiriyor. Ak Parti,  geçmişten bugüne en büyük desteğini kadınlardan alıyor, seçimin kaderini kadınlar belirliyordu.

Gençlik kolları, daha çok İl Başkanı Şerafettin Yıldırım ve milletvekillerinin programlarına eklenti bir profil çizip asıl hedef kitlesine ulaşma noktasında oldukça geriden gelse de zaman zaman gençlere yönelik faaliyetler de yapmıyor değil.

Teşkilatların bu gayretlerine ve çok kritik bir seçim olarak görülen ve kaybedilme ihtimali de bulunan 2023 seçimlerine yönelik yazın sıcağında sahada olma fedakârlıklarına rağmen seçilmişlerin duyarsızlıkları ve sorumsuzlukları pes dedirtecek türden.

Geçmişten bugüne Ak Parti’ye karşılıksız destek olan, bu günlerde çevresindeki birçok eski partili arkadaşların değişik sebeplerle Ak Parti’ye karşı olma ve oy vermeme eğilimine karşı partisini  aslanlar gibi savunan ve “Sonuna kadar Ak Parti” diyen bir dostumuzu dinleyelim.

“Çocuğumun düğünü olacaktı. Kendisiyle birebir tanıştığımız oyumuzu verdiğimiz ve sevdiğimiz bir seçilmişin makamına düğün davetiyemizi ulaştırdım. Bununla da kalmayıp WhatsApp’tan davetiyenin resmini gönderdim. Aramızdaki hukuka güvenerek ve biraz da yanlış anlaşılmaması temennisiyle nezaketen telefonla bir arayayım de bizzat davet edeyim dedim. Aradım ancak cevap vermedi. Normaldir toplantıda ya da müsait değildir diye düşündüm. Ancak kendisiyle özel dostluğum da bulunan kişi, aradan 15 gün geçmesine rağmen ne telefonuma döndü ne de WhatsApp’tan attığım düğün davetiyeme yorum yaptı.”

Samimi bir Ak Partili olan dostumuzun biraz da kendi partililerinden gördüğü bu muamele ve ilgisizlikten hem mahzun hem de mahcup şekilde bizlere anlattığı ve yaşadıklarına bakınca, bazı Ak Partililerin Genel Merkezin sahaya yansıtmak istedikleri duygu ve heyecanla hiç alakası yok.

Hele telefonuna dönmediniz, WhatsApp mesajına “hayırlı olsun” diye yazmak çok mu ağır ve zor geldi?

Sanki oya muhtaç kendileri değilmiş gibi, sanki bizler kendilerine muhtaçmışız gibi üstenci, kibirli ve kaprisli bir tavır takınmaları, başta kendi tabanı olmak üzere birçok insanı farklı partilere ya da sandığa gitmeme protestosuna yönlendiriyor. 

Halkıyla arasına mesafe koyan siyasetçiye günü ve zamanı geldiğinde de vatandaş ambargosunu koyar. Zarar eden halk değil, tepeden bakanlar olur. Ve belki de gazi caddesine dahi çıkacak yüzleri olmaz. Kendileri bilir.