Karamollaoğlu'na Zor Görev

Türk siyasi geleneğinde her seçim sonrası toplanan ilk meclis en yaşlı üye tarafından açılır, yemin töreni yaptırılır ve sonrasında ilgili kurullar seçilerek çalışmalar başlardı.

Karamollaoğlu'na Zor Görev

Aynı gelenek  6’lı masa tarafından da uygulanacak. 6'lı Masa'nın Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı halen belirsizliğini korurken kulislere düşen son iddiaya göre ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın karşısına çıkacak adayı şubat ayı ortalarında gerçekleşecek toplantının ardından masadaki en yaşlı lider olan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu açıklayacak.

Bilindiği gibi 6’lı masa ilk toplantısını yapmadan önce masanın başında kim oturacak tartışması çıkmış, bu kriz, yuvarlak masa formülüyle aşılmıştı.

Adayın açıklanması toplantısında da olası bir kriz yaşanmaması adına en yaşlı lider formülü imdada yetişmiş ve Karamollaoğlu’na böylesi tarihi bir görev verilmiş.

Adayı Temel Karamollaoğlu açıklayacak ve bu açıklama kayıtlara ve tarihe geçecek. Ancak bu aday her kim olacaksa ki Kılıçdaroğlu’nun olacağı kesin, yapılan yanlışlıklar, Kılıçdaroğlu’nun hata ve sorunlu icraatları her gündeme geldiğinde Karamollaoğlu’nun bu açıklama görüntüsü eşliğinde  televizyonlarda ve haber sitelerinde verilecek.

6’lı masanın ülkeye ne getirip ne götüreceği çok belli olmayan ve şimdiden başlayan yetki ve ortak imza tartışmalarıyla kaos vadeden bu sürecin başlangıcı olan Temel Karamollaoğlu’nun bu açıklaması televizyonlarda dönecek ve sanki tüm yaşananların müsebbibi Karamollaoğlu gibi bir algı oluşacak ve zihinlere kazınacak.

Sivas olaylarında bırakın tahrik etmeyi, olayların yatıştırılması için Belediye Başkanı olarak canını ortaya koyan Karamollaoğlu, nasıl yıllarca ve haksız olarak Sivas katliamcısı gibi anıldıysa korkarız ki kaos sürecinin de asıl mimarı olarak anılacak ve tarihe öyle geçecek.
Bizce adayı herhangi bir siyasi parti lideri değil, seçim sürecinde de kurumsal açıklama ve bilgilendirme yapacak bağımsız ve görevlendirecek yeni bir isim açıklamalı.

6’lı masa ofisi adına görevlendirilecek bir basın sözcüsü, hem adayı açıklamalı hem de seçime kadar bu sürecin sözcüsü olmalı. Bu yapılmazsa Karamollaoğlu’nu kara propagandalı günler bekliyor demektir.