Hesaba Bak!

Halkın da tepkisini çeken birtakım olaylara karşı Ak Partili bazı yetkililerden gelen açıklamalar hem partiye zarar veriyor hem de tepkinin şiddetini ve sayısal oranını artırmakta öteye geçemiyor.

Hesaba Bak!

Bu konuya sıklıkla dikkat çeken Ak Parti MKYK üyesi Şamil Tayyar da benzer açıklamalara; “Halkın aklıyla alay etmeyin” diyerek tepkisini ortaya koymuş ve konuşmalara dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çekmişti.

Yaşanan ekonomik krizler ve kur operasyonlarına karşı bugüne kadar dinlediğimiz ve halkın hiçbir itirazının olmayacağı tek açıklama Numan Kurtulmuştan geldi.

Kurtulmuş, sebebi ne olursa olsun ortada bir ekonomik kriz olduğunu ve bunu, tüm dünyayla birlikte Türkiye’nin de yaşadığına dikkat çekerek bu konuda atılan adımları sıraladı.

Yaşanılanı kabul etmemek ya da suçu dış güçlere bağlamak kolaycılığına yönünde açıklamalar, halkta çok karşılık bulmadığı gibi ters de tepebiliyor.
Halkın yaşadığı sorunlar ve her gün daha da kötüye giden hayat şartlarına rağmen liderlerin sosyal medya takipçilerinin sayısı üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a farklı bir paye biçmeye yönelik gayretler de ne yazık ki Erdoğan’a iyilik değil tepkileri körükleyecek nitelikte.
Bakalım şu paylaşıma:

“Devlet başkanları ve temsil ettikleri makamların Twitter hesaplarının toplam takipçi sayıları (milyon takipçi);

Narenda Modi (Hindistan): 117 milyon 

Pope Francis (Vatikan): 52 milyon 

Joe Biden(ABD): 47 milyon 

 R.Tayyip Erdoğan: 29 milyon 

Joko Widodo (Endonezya): 16 milyon 

Imran Khan: (Pakistan): 14 milyon

(Facebook ve Twitter hesaplarının toplam takipçi sayılarıdır) Bu arada Hindistan'ın 1.370 milyon.  Papaya bağlı katolik nüfus 1.200 milyon. Amerika'nın 350 milyon. Endonezya'nın 270 milyon. Türkiye’nin 83 milyon. Pakistan’ın 223 milyon nüfusu var.”

Paylaşım bu kadar. Konunun özeti ve mesajı şu: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı 83 milyon nüfuslu Türkiye’de 29 milyon kişi takip ediyor. Yani takipçisi çok ve dolayısıyla dünyada en çok izlenen ve beğenilen lider.

Tabi bu paylaşımı yapanların yorumu. Bu paylaşımdan sonra kendime baktım ve çevremdeki insanlara sordum. Hepimiz, Kılıçdaroğlu, Akşener, Davutoğlu, Babacan, Karamollaoğlu, Fatih Erbakan, İmamoğlu, Mansur Yavaş, Fatma Şahin’i takip ediyoruz. Ve hatta çoğunluğu çok aykırı görüşleri olan  gazetecileri ve siyasileri de takip ediyor.

Hadi bizimkisi gazeteci merakı ve hangi çevre neyi konuşuyor arayışı… Ama tüm mesleklere mensup insanlarda da “karşı mahallenin gündemini” merak duygusu takip alışkanlığı var.

Dememiz o ki Erdoğan’ın takipçilerinin hepsi partili değil. Zira o bir siyasi lider olmakla birlikte 83 milyonluk Türkiye’nin, dolayısıyla her bir vatandaşımızın da cumhurbaşkanı. Takip edilmesi kadar doğal bir şey olmadığı gibi buradan bir taraftar kitlesi çıkarmak da zorlama bir yorum kadar abesle iştigal olur.

Erdoğan’ın, takipçi sayılarının fazlalığına ihtiyacı yok, bununla övünecek kadar da küçük bir düşünceye sahip değil.  Onun en büyük sorunu;   kendisini böylesine bir örnekle savunma potansiyeli olan ufuksuz, çapsız ve biraz da izansız insanlara hala mahkûm olması.