Gürsel Erol: 'Bu kanun teröristle değil, terörizmle mücadeledir'

CHP Elâzığ Milletvekili Gürsel Erol, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen kanuna ilişkin yaptığı konuşmada, terörle mücadelenin yalnızca güvenlik politikalarıyla yürütülemeyeceğini belirterek, sürecin bir 'devlet politikası' ve 'millî mesele' olarak ele alınması gerektiğini söyledi.

TAKİP ET Google News ile Takip Et

Haberin Özeti

  • CHP Milletvekili Gürsel Erol, TBMM'deki konuşmasında, terörle mücadelenin güvenlikten öte, "terörizmle mücadele" olarak ele alınıp devlet politikası olmasını vurguladı.
  • Erol, geçmişteki OHAL ve güvenlik tedbirlerinin terör gerekçelerini yok etmediğini, güvenlik politikasının

CHP Elâzığ Milletvekili Gürsel Erol, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen kanuna ilişkin yaptığı konuşmada, terörle mücadelenin yalnızca güvenlik politikalarıyla yürütülemeyeceğini belirterek, sürecin “devlet politikası” ve “millî mesele” olarak ele alınması gerektiğini söyledi.

Geçmişte terör örgütlerinin hedefi olduğunu ve devlet koruması altında bulunduğunu anlatan Erol, buna rağmen değerlendirmelerini kişisel yaşanmışlıkları üzerinden yapmadığını vurguladı.

“TERÖRLE MÜCADELE GÜVENLİK GÜÇLERİNİN, TERÖRİZMLE MÜCADELE MECLİSİN GÖREVİDİR”

Türkiye’nin geçmişte farklı hükümetler döneminde OHAL, askerî ve polisiye tedbirler, koruculuk sistemi, köy boşaltmaları ve çeşitli güvenlik uygulamalarını hayata geçirdiğini hatırlatan Erol, bunların terörün gerekçelerini ortadan kaldırmaya yetmediğini savundu.

“Güvenlik güçleriyle yaptığınız, aldığınız önlemler terörle mücadeledir ama siz terörün gerekçelerini yok etmediğiniz sürece terörizmle mücadele edemezsiniz.”

Mecliste görüşülen düzenlemeyi bu çerçevede değerlendiren Erol, “Bugün Mecliste görüşülen bu kanun terörizmle mücadeledir, teröristle değildir” dedi.

“GÜVENLİK POLİTİKAMIZ PARTİ POLİTİKASI DEĞİL, DEVLET POLİTİKASI OLMALI”

Türkiye’nin terör ve güvenlik meselesinde hükümetlerden bağımsız, uzun vadeli bir devlet politikası oluşturması gerektiğini belirten Erol, geçmişte farklı siyasi partilerin iktidara geldiğini ancak kalıcı bir sonuç alınamadığını ifade etti.

Erol, çevre ülkelerdeki savaşlar ve bölgesel gelişmelere de dikkat çekerek Türkiye’nin güvenlik politikasının uzun vadeli riskler dikkate alınarak oluşturulması gerektiğini söyledi.

“Bir siyasetçinin görevi”nin yalnızca seçim bölgesindeki taleplere göre hareket etmek olmadığını belirten Erol, siyasetçinin gerektiğinde seçmeni ülkenin gerçekleri konusunda ikna edebilmesi gerektiğini dile getirdi.

“ÖNCELİĞİM DEVLET”

Elâzığ’ın siyasi yapısına da değinen Erol, kendi siyasi geleceğini değil, devlet adına doğru yerde durmayı önemsediğini söyledi.

“Mesele, benim oradaki siyasi varlığımı kalıcı hâle getirmek değil ki; mesele, devlet adına doğru bir yerde, doğru görev alabilmek.”

Erol, siyasetçilerin ve hükümetlerin geçici, devletin ise kalıcı olduğunu vurgulayarak, “Benim birinci önceliğim, önce devletin varlığı” dedi.

KIBRIS ÖRNEĞİNİ VERDİ

Toplumsal ve siyasi uzlaşmanın Türkiye’nin güvenliği açısından önemine dikkat çeken Erol, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nı örnek gösterdi. CHP-MSP koalisyonunun farklı siyasi görüşleri bir araya getirmesinin harekâtın gerçekleştirilmesinde önemli olduğunu savunan Erol, millî meselelerde siyasi rekabetin önüne ortak devlet iradesinin geçmesi gerektiğini ifade etti.

“HEPİMİZİN ORTAK KİMLİĞİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ YURTTAŞI OLMAKTIR”

Konuşmasının sonunda farklı etnik ve inanç kimliklerinin Türkiye toplumunun bir parçası olduğunu belirten Erol, Türk, Kürt, Alevi, Sünni, Zaza, Çerkes, Laz ve Gürcü gibi farklı kimliklerin üzerinde ortak vatandaşlık bağının bulunduğunu söyledi.

Erol, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ne mutlu Türk’üm diyene!” sözünü anarak, bu kanun sonrasında herkesin bu sözü söyleyebilmesi gerektiğini ifade etti.

“EVET OYU KULLANACAĞIM”

Gürsel Erol, konuşmasının sonunda söz konusu kanuna “devlet bekası ve devlet meselesi” olarak baktığını belirterek “evet” oyu kullanacağını açıkladı.

Konuşması CHP ve AK Parti sıralarından alkışlarla karşılanan Erol, ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye de teşekkür etti. Bahçeli’nin söz konusu süreci başlatmaya cesaret eden isim olduğunu belirten Erol, “Sizin dışınızda kimse bu süreci başlatamazdı, kimse cesaret edemezdi, gündeme getiremezdi” ifadelerini kullandı.