Estetik faciası: Güzelleşmek isterken dudağını kaybetti
Antalya'da 2019 yılında özel bir estetik merkezinde yaptırdığı işlem sonrası dudağında doku kaybı yaşayan 3 çocuk annesi Songül Uzunoğlu'nun hukuk mücadelesi 7 yıldır sürüyor. Ceza davasında doktorlar beraat ederken, Tüketici Mahkemesi Uzunoğlu lehine 994 bin TL tazminata hükmetti. Ancak kararın istinaf incelemesi henüz tamamlanmadı.
Antalya'da aşçılık yapan 3 çocuk annesi Songül Uzunoğlu, 2019 yılı Şubat ayında arkadaş tavsiyesiyle Muratpaşa ilçesi Lara bölgesindeki bir güzellik ve estetik merkezine başvurdu. Göz altı torbaları için yapılacak işlemde göbek bölgesinden alınacak yağ dokusunun yüz bölgesinde dolgu olarak kullanılacağı, operasyonun kalıcı, ekonomik ve 2 yıl garantili olduğu söylendi.
Mart ayında yapılan ilk işlemin ardından kalıcı olacağı belirtilen dolgunun kısa sürede kaybolduğunu belirten Uzunoğlu, merkeze yeniden başvurdu. 2019 yılı içerisinde farklı tarihlerde toplam 4 kez işlem yapıldı. Her seferinde göbek bölgesinden alınan yağ dokusu yüzüne uygulanırken, son işlemde dudağına da dolgu yapıldı. Uzunoğlu, yapılan işlemler için toplam 7 bin 500 TL ödedi.
"DUDAĞIMI BESLEYEN ANA DAMAR TIKANDI"
Son işlemden sonra şiddetli ağrı yaşadığını, dudağında morarma ve doku kaybı oluştuğunu ileri süren Uzunoğlu, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
"Dördüncü işlemde dudağıma da dolgu yapıldı. Bu işlem sırasında dudağımı besleyen ana damarın tıkandığını ve dudak dokumu tamamen kaybettiğimi öğrendim. 2019 yılından beri sağlık sorunları, tedaviler ve hukuk mücadelesiyle yaşıyorum. Gördüğünüz dudağım, yanak içlerimden alınan dokularla oluşturulmaya çalışıldı. Bu süreçte defalarca operasyon geçirdim. Ağzımın içi hâlâ dikişli gibi. Hâlâ düzelmedi ve düzelmesi için ciddi operasyonlara, ciddi bir paraya ihtiyacım var."
CEZA DAVASINDA BERAAT, TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NDE TAZMİNAT
Olayla ilgili Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada doktorlar, "taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan yargılandı. Mahkeme, Adli Tıp Kurumu raporunda zamanında tedavi uygulanmış olsa dahi dudakta nekroz tablosu gelişebileceğinin belirtildiğini kaydederek, sanıkların eylemleri ile taksirle yaralama suçu arasında kesin illiyet bağı kurulamadığı gerekçesiyle beraat kararı verdi.
Ancak Antalya 1. Tüketici Mahkemesi'nde görülen maddi ve manevi tazminat davasında farklı bir değerlendirme yapıldı. Mahkeme, dosya kapsamı ve raporlar doğrultusunda uygulamaların tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığı kanaatine vardı. Mahkeme, 8 bin 250 TL tedavi masrafı ve 236 bin 81 TL iş gücü kaybı olmak üzere 244 bin 331 TL maddi tazminata, ayrıca 750 bin TL manevi tazminata hükmetti ve Uzunoğlu lehine faiz hariç toplam 994 bin 331 TL tazminat kararı verildi.
DOSYA BÖLGE ADLİYE SÜRECİNDE
Tüketici Mahkemesi'nin 21 Mart 2025 tarihli kararının ardından taraflar istinaf yoluna başvurdu. Bölge Adliye Mahkemesi, 18 Mart 2026 tarihli kararında dosyayı esastan incelemeden önce harç ve tebligat eksiklikleri bulunduğunu belirledi. Daire, bu eksikliklerin tamamlanması için dosyayı ilk kararı veren mahkemeye gönderdi. Bu sebeple tazminat dosyasında istinaf incelemesi henüz tamamlanmadı.
"BENİM HAKKIMI KİM ARAYACAK?"
Tazminat davasının 2025 yılında karara bağlandığını ancak ödeme yapılmadığını öne süren Uzunoğlu, sürecin uzadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Doktor ceza davasından ceza almadı. Tüketici Mahkemesi'ndeki tazminat davam 2025 yılında sonuçlandı fakat o tarihten beri ödeme yapılmadığı gibi dosyanın uzatılmaya çalışıldığını düşünüyorum. 2019 Kasım ayından beri bu sürecin içindeyim, 2026 Temmuz ayındayız. Son olarak tebligat ve evrak eksiklikleri nedeniyle dosya yeniden ilk mahkemeye gönderildi. Mahkeme ilerlemiyor. Kimse benim hakkımı aramıyor."
Hâlâ tedaviye ve yeni operasyonlara ihtiyaç duyduğunu söyleyen Uzunoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
"Ben bu haldeyim. Gülüşüm yok, yemek yemek problem. Ben artık adaletin yerine gelmesini istiyorum. Ben bir insanım, ben bir kadınım. Beni bu hale getirdiler. Yaptıkları hatanın arkasında durmadılar, destek olmadılar. Bir insanın hayatını, yaşamını hiçe saydılar. Benim hakkımı kim arayacak?"